Unstable türkçesi Unstable nedir

  • Gelgeç.
  • Güvenilmez.
  • Kararsız.
  • İstikrarsız.
  • Yeltek.
  • Tutarsız.
  • Sabit olmayan.
  • Değişen.
  • Değişken.
  • Delibozuk.
  • Oynak.
  • Sağlam olmayan.
  • Kolayca öğelerine bozunan. denge durumunu küçük bir yerdeğişim ile yitiren.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Dengesiz.
  • Dayanıksız.

Unstable ile ilgili cümleler

English: Ali told me Mary was emotionally unstable.
Turkish: Ali bana Mary'nin duygusal yönden kararsız olduğunu söyledi.

English: The weather in April is unstable.
Turkish: Nisan ayında hava dengesiz.

English: It's too unstable.
Turkish: Bu çok dengesiz.

English: Tom is mentally unstable.
Turkish: Tom'un akli dengesi bozuktur.

English: Ali's unstable.
Turkish: Ali kararsız.

Unstable ingilizcede ne demek, Unstable nerede nasıl kullanılır?

Unstable angina : Unstabil anjina. Kararsız angina.

Unstable compound : Fiziksel ya da kimyasal özelliklerini çok kısa sürede değiştiren özdek. Kalımsız bileşik. Dengesiz bileşik. Dayanıksız bileşik.

Unstable equilibrium : Uzay, iktisat alanlarında kullanılır. Bir sistemin dengesinin kaybolduğu ve bozulan dengeyi tekrar kazanamayacağı muhtemel olan durum. İktisadi değişkenler arasındaki dengenin herhangi bir nedenle bozulması durumunda dengenin yeniden oluşamaması. İstikrarsız denge. En ufak bir kuvvetin etkisiyle devinmeye geçen cisimlerin durgunluğu; bir küre üzerinde duran başka bir kürenin hali. Kararsız denge. Oynak denge. Kararsız denge durumu.

 

Unstable state : Kalımsız durum. Kararsız hal. Oynak durum. Dengesiz durum. Özdeğin kendi kendine ya da dış etkilerle çeşitli fiziksel ya da kimyasal özelliklerini kısa sürede değiştirdiği durum. Kararsız durum.

Unstable steady state : Tutunmaz duru. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. En küçük bir tedirgi ile sürerliğini yitirebilen duru.

Unstable weather : Kararsız hava.

Mentally unstable : Akli dengesi bozuk.

Unstable system : Kararsız sistem. Dengesiz dizge. Dengesiz sistem. Kararsız dizge.

Unstack : İstiften ayırmak. İstiften çıkarmak.

Unstableness : Tutarsızlık. İstikrarsızlık.

İngilizce Unstable Türkçe anlamı, Unstable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unstable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Incremental : Artağan. Büyümü ile ilgili. Çoğalan. Marjinal. Artışlı. Artımlı. Artan. Kar ile ilgili. Bir artma veya ilave durumu ile ilgili.

Absolute magnitude : 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü. Saltık büyüklük. Mutlak büyüklük.

Explosive : Tehlikeli ve zehirli maddeler. Çileden çıkaran. Parlayıcı. Hakkında şiddetli tartışmalar yapılan (konu). Patlayıcı. Patlayıcı madde. Şiddetli tartışmalara yol açabilen (konu). Bozunması sırasında, çok hızla ve büyük niceliklerde ısı veren, tutuşturma, vurma ve başka etkilere karşı duyarlı bileşik. Patlamaya hazır. Patlamaya ait.

Dishonourable : Onursuz. Onur kırıcı. Şerifsiz. Yüz kızartıcı. Alçak. Dürüst olmayan. Haysiyetsiz. Rezil. Şerefsiz.

 

Coltish : Delişmen. Çaylak. Acemi. Enerji dolu. Sıpa gibi (genç at). Tay gibi.

Ambivalent : Zıt duygu taşıyan. Birbirine zıt hisleri olan. Karışık hisleri olan. İkircikli. Çelişik duygular taşıyan. Karışık duygular besleyen. Çelişik duygu taşıyan. Duyguları çelişen.

Fluctuational : Düzensiz. Titrşen. Stabil olmayan. Dalgalanan. Çekilen ve geri taşan. Sallanan. Bocalayan.

Chanqeable : Dönek.

Flexible : Eğilebilir. Esneklik. Bükülgen. Esnek. Yumuşak başlı. Hareket kabiliyeti yüksek. Bükülme esnekliği gösteren. Elastik.

Dillydallied : Ağır davranmak. Vakit öldürmek. Tereddüt etmiş. Zaman geçirmek. Sallanmak. Ertelemek. Ayak sürümek. Başka bir zamana bırakmak. Geciktirmek.

Unstable synonyms : coseismic, dubious, elfin, changing, lop sided, discriminating, fugacious, unsound, incoherent, articulatio, absorption band, off balance, alternating, flighty, absolute zero, immoderate, flimsiest, foxy, unsteady, choppy, temporary, changeful, instable, inconstant, wonky, floating, coquettish, mistrusted, nondurable, cranky, unsteadier, alternant, choppier.

Unstable zıt anlamlı kelimeler, Unstable kelime anlamı

Steady : Yeri, büyüklüğü ya da özelikleri değişmeyen. Uzatmalı sevgili. Titremesini durdurmak. Oynamaz. Sağlam. Sebatkar. Sabit kılmak. Daimi. Susun. Fizik, tiyatro alanlarında kullanılır.

Permanent : Devamlı. Perma. Yerleşik. Daimi. Kalıcı. Kalımlı. Temelli. Asil. Değişmez.

Constant : Değişmez. Durağan. Bilgisayar, ekonomi, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sabit, değişmez. Sürekli. Sebatkar. Durgan. Aralıksız. Sadık. Dursayı.

Unstable antonyms : stable, unreactive.

Unstable ingilizce tanımı, definition of Unstable

Unstable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not firm, fixed, or constant. Not stable. Subject to change or overthrow.