Steady türkçesi Steady nedir
- Mazbut.
- Bir oyun çalışması olurken yapılan ihtar.
- Sallanmaz.
- Değişmez.
- Sevgili.
- Durmadan.
- Doğru yolda tutmak.
- İstikrarlı.
- Dost.
- Teskin etmek.
- Akıllı uslu.
- Titrememek.
- Sallanmaz hale getirmek.
- Ciddi.
- Sürekli.
- Aklı başında.
- Sağlam.
- Oynamaz.
- Şaşmaz.
- Düzgün.
- Muntazam.
- Kalıcı arkadaş.
- Susun.
- Sabit kılmak.
- Kıpırdamamak.
- Sarsılmaz.
- Muntazaman.
- Dönmez.
- Düzenli.
- Kız arkadaş.
- Aşık.
- Sebatkar.
- Metin.
- Uzatmalı sevgili.
- Sabit durum.
- Sabit.
- İstikrar.
- Daimi.
- Yeri, büyüklüğü ya da özelikleri değişmeyen.
- Doğru yola getirmek.
- Fizik, tiyatro alanlarında kullanılır.
- Titremesini durdurmak.
- Yatıştırmak.
- Devamlı.
- Kararlı.
Steady ile ilgili cümleler
English: But for your steady support, my mission would have resulted in failure.
Turkish: Eğer senin düzenli desteğin olmasa, benim misyonum başarısızlıkla sonuçlanırdı.
English: Ali has been going steady with Mary for six months.
Turkish: Ali altı aydır sadece Mary ile flört ediyor.
English: Ali has made steady progress.
Turkish: Ali sürekli ilerleme kaydetti.
English: Ali is going steady with Mary.
Turkish: Ali Mary ile istikrarlı gidecek.
English: David has never had a steady job, but he's always managed to make ends meet.
Turkish: David'in hiç istikrarlı bir işi olmadı fakat her zaman geçimini sağlayabildi.
Steady ingilizcede ne demek, Steady nerede nasıl kullanılır?
Steady as a rock : Sapasağlam. Kaya gibi sert. Kaya gibi sağlam.
Steady customer : Sürekli müşteri. Devamlı müşteri.
Steady easy : Susun. Bir oyun çalışması olurken yapılan uyarı.
Steady flow : Permanan akım. Daimi akış. Bir akışkanın sürekli, kararlı, her noktasının hızının değişmez kaldığı devinimi. Düzenli akış. Sürekli akım. Değişmeyen akım. Kararlı akış. Yatışkın akış. Daimi akım.
Steady model : Sürer model.
Steady state acceleration error : Kalıcı ivme hatası.
Steady state position error : Kalıcı konum hatası.
Steady state growth : Durağan durum büyümesi. Bir ekonomide, makroiktisadi değişkenlerin sabit bir oranda arttığı durumdaki iktisadi büyüme. krş. dengeli büyüme.
Steady state distribution : Sürer durum dağılımı.
Steady state deviation : Kalıcı durum sapması.
İngilizce Steady Türkçe anlamı, Steady eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Steady ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Eterne : Sık sık vuku bulan. Ölümsüz. Baki. Öncesiz. Ebedi ve ezeli. Ebedi varlık. Başı ve sonu olmayan.
Allayed : Gidermek. Bastırmak. Sakinleştirmek. Dindirmek. Azaltmak. Hafifletmek.
Level : Dengeli. Ölçülü. Akılcı. Amaç olarak seçmek. Sıradüzensel bir düzenlemede, bir öğenin astlık derecesi. Mantıklı. Bir aygıtın ya da cismin yatay olup olmadığını gösteren araç. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Seviyeli. Eşit düzeye getirmek.
Steadying : Hareket etmemek. Sabit kalmak.
Persevering : Gayretli. Azmetme. Azimli. Azmeden. Dirayetli. Direşken. Sebat eden. Sebatlı.
Sober minded : Ölçülü. Makul. Ağırbaşlı.
Businesslike : İşten anlayan. Pratik. Başarılı. Sağduyulu. Sistemli. Jüyeli.
Alleviates : Hafiflemek. Dindirmek. Azaltmak. Hafifletmek. Kısmen gidermek. Bastırmak. Azalmak. İçine su serpmek.
Stronger : Kıvrak. Yetenekli. Keskin. Daha kuvvetli. Sert. Alkollü. Koyu. İradeli. Şiddetli.
Cast iron : Sert. Dayanıklı. Döküm demir. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Yüksek fırında kömür ve kireçtaşıyla indirgenmiş demir cevherinden ayrılan, % 2,5-4,5 karbon ve daha az kükürt, fosfor ve silisyumlu, kırılgan demir-karbon alaşımı. Dökme demir. Font. Pik demir. Pik. Şiddetli.
Steady synonyms : unagitated, rock steady, steady going, steadier, abate, equable, lastings, consistently, calmed, sturdy, regulars, footsure, night and day, just so, demurer, koshers, enduring, air tight, never failing, old lady, continuous, cuddliest, neats, permanently, attached, tenacious, perdurable, stabilisation, achillean, damosel, even, continually, bedmate.
Steady zıt anlamlı kelimeler, Steady kelime anlamı
Unstable : Gelgeç. Sağlam olmayan. Dengesiz. Oynak. Değişen. Kararsız. Tutarsız. Dayanıksız. Kolayca öğelerine bozunan. denge durumunu küçük bir yerdeğişim ile yitiren.
Uneven : Düzgün olmayan. Eğri büğrü. Değişken. Pürüzlü. İnişli çıkışlı. Arızalı. Eşitsiz. Kararsız. Engebeli. Düzensiz.
Unsteady : Değişken. Güvenilmez. Sabit olmayan. İstikrarsız. Çalkantılı. Kararsız. Titrek. Sallanan. Sallanan (sağlam olmadığı için). Düzensiz.
Steady antonyms : agitated, destabilise, destabilize.
Steady ingilizce tanımı, definition of Steady
Steady kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Firm. To move steadily. To regain a steady position or state. To make steady. To make or keep firm. To become steady. To hold or keep from shaking, reeling, or falling. Not tottering or shaking. To make constant, regular, or resolute. To support. Fixed. Firm in standing or position.

Bu kısımda Steady kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Steady ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Steady anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Steady ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.