Stronger türkçesi Stronger nedir
- Güçlü.
- Koyu.
- Kıvrak.
- Ağır.
- Sağlam.
- Sert.
- İradeli.
- Alkollü.
- Şiddetli.
- Demir gibi.
- İstekli.
- Keskin.
- Daha kuvvetli.
- Gür.
- Kuvvetli.
- İstikrarlı.
- Yetenekli.
Stronger ile ilgili cümleler
English: Ali is much stronger today.
Turkish: Ali bugün çok daha güçlü.
English: Ali and Mary are much stronger than we are.
Turkish: Ali ve Mary bizden çok daha güçlüler.
English: Ali is stronger than he looks.
Turkish: Ali göründüğünden daha güçlü.
English: Ali is stronger than ever.
Turkish: Ali her zamankinden daha güçlü.
English: A lion is certainly much stronger than a sole hyena but there were three times as many hyenas there as lions.
Turkish: Bir aslan kesinlikle tek sırtlandan çok daha güçlüdür ancak orada aslanların üç katı kadar fazla sırtlan vardı.
Stronger ingilizcede ne demek, Stronger nerede nasıl kullanılır?
The stronger sex : Daha güçlü cinsiyet. Kadın ve erkek arasında daha güçlü olan.
Become stronger : Gücüne güç katmak. Şiddetlenmek. Kuvvetlenmek.
Make stronger : Güçlendirmek.
Strongest : Yetenekli. Koyu. Demir gibi. İstikrarlı. Kıvrak. Şiddetli. Kuvvetli. Gür. Güçlü. İradeli.
Strong acid : Etkin asit. Kuvvetli asit. Protonlarına ilgisi az, tamamen iyonlaşan veya protonlarını suya tamamen veren asit. Koyu asit.
Strong and healty : Domuz gibi. Güçlü kuvvetli.
Strong authentication : Güçlü yetkilendirme. Güçlü kimlik doğrulama.
Strong box : Banka kasası. Kasa. Kiralık kasa.
Strong arm : Zor kullanan. Şiddet kullanarak yapılan soygun. Zor kullanmak. Fiziksel saldırı.
Strong arm tactics : Güç kullanma.
İngilizce Stronger Türkçe anlamı, Stronger eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stronger ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abysmal : Sonsuz. Çok derin. Kesif. Hudutsuz. Dipsiz. Derin. Berbat. Çok. Çok kötü.
Agile : Hareketli. Levent. Becerikli. Çevik. Tetik. Atik. Faal.
Acute : Akut. İlerlemiş. Zeki. Açıkgöz. Sivri. Aşırı.
Clunky : Külfetli. Sakar. Kullanışsız. Elverişsiz. Aksi. Hantal.
Opulent : Süslü. Mebzul. Zengin. Gösterişli. Bol. Bereketli. Varlıklı.
Clever : Zarif. Zeki. Usta. Anlaklı. Kafalı. Esprili. Akıllı. Cin gibi. Cin fikirli.
Strong : Zorlu. Kesif.
Blacker : Kötü. Pis. Zenci. Morarmış. Uğursuz. Kara. Kızgın. Siyah. Kasvetli.
Burnings : Yakış. Mühim. Büyük. Yanma. Fırınlama. Yanan. Kızgın. Yakıcı. Yakma.
Unusual : Tip. Acayip. Alışılmadık. Olağan olmayan. Seyrek. Olağandışı. Görülmedik. Ender. Görülmemiş. Nadir.
Stronger synonyms : able, limbering, deepest, aspirational, asper, steadiest, outsider, burdensome, lissom, acrimonious, lithe, bittering, eery, astringents, fastened, iron, funny, odd, fluent, supple, consistent, adamants, applicant, boldfaces, beefy, exotic, beefiest, consolidated, lissome, steadied, doughtier, bold, singular.
Stronger zıt anlamlı kelimeler, Stronger kelime anlamı
Familiar : İçten. Yakın dost. Senlibenli. Tanıdık. Samimi arkadaş. Aşina. Hizmetçi. Bambılı. Büyülü hayvan (içine büyüyle ruh girmiş). Anlayan.
Acquaintance : Tanışma. Bilgi. Tanıma. Ahbaplık. Tanışık. Tanışıklık. Aşinalık. Eş dost. Haber. Bildik.

Bu kısımda Stronger kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stronger ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stronger anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stronger ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.