Tutarsız nedir, Tutarsız ne demek

Tutarsız; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Tutarlı olmayan, aralarında çelişki bulunan, insicamsız

"Tutarsız" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Tutarsız her olayı, her davranışı alaturkadır diyerek Doğu'ya yükledik." - N. Cumalı

Felsefi anlamı:

Düşünmede mantık eksikliği. 2-Davranışlarında kendi kendisiyle uyum kurmayan (insan).

İki önerme arasındaki bağlantıda ikinci birincinin sonucu gibi gösterilir, oysa gerçekte birinciden böyle bir sonuç çıkarılamaz.

Bilimsel terim anlamı:

Sözcük, tümce ya da düşüncenin mantıksal bir bağla birbirine bağlanmayışı.

İngilizce'de Tutarsız ne demek? Tutarsız ingilizcesi nedir?:

inconsistent, inconsequent

Fransızca'da Tutarsız ne demek?:

incohérent

Tutarsız hakkında bilgiler

Herhangi bir cümle kümesi, herhangi bir cümle (P) için, hem P'yi hem de P'nin mantıksal tersini ispatlayabiliyorsa tutarsızdır. Aynı şekilde herhangi bir kuram, herhangi bir cümle (P) için, hem P'yi hem de P'nin tersini içinde barındırıyorsa tutarsızdır.

Tutarsız ile ilgili Cümleler

  • Ali tutarsızdır.
  • Hareketleri ile sözleri tutarsız.
  • Hikayesi pek çok yerde tutarsız.
  • Sence ben tutarsız mıyım?
  • Beni tutarsız sanman senin hatan, değil mi?
  • Beni tutarlı kılmayan sizin tutarsız davranışlarınız.
  • Sen tutarsızsın.
 

Tutarsız kısaca anlamı, tanımı:

Tutar : Para miktarı, meblağ. Nicelik bakımından bir şeyin bütünü.

Tutarsızlık : Tutarsız olma durumu, insicamsızlık.

Çelişki : Söylenilen sözlerin, yapılmış olan davranışların birbirini tutmaması, tenakuz, paradoks.

İnsicamsız : Tutarsız.

Cümle : Herkes. Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce. Bütün, hep. Dizge, sistem.

Kümes : Ufak ev. Tavuk, hindi vb. evcil hayvanların barınmasına yarayan kapalı yer.

Mantıksal : Mantıklı.

Ters : Kesici bir aletin kesmeyen yanı. Bir şeyin aksi, karşıtı. Hayvan pisliği. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz. Gerekli olan duruma karşıt, zıt. Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert.

İspat : Tanıt ve kanıt göstererek bir şeyin gerçek yönünü ortaya çıkarma, kanıtlama, tanıtlama, tanıt.

Tutarsız denklemler dizgesi : Çözüm kümesi boş olan denklemler dizgesi.

Tutarsız formül : Mantıkta, her yorum altında yanlış olan formül, çelişki, mantıksal yanlış formül.

Tutarsız kestirici : (Kuramsal istatistik) Örneklem büyüklüğü arttıkça evrendeğere yakınsamayan kestirici.

Tutarsız önerme : Tutarlı olmayan önerme. || Anl. mantıkça yanlış önerme. Krş.. dizimsel tutarsız önerme Örn. (…)

Tutarsız önerme kümesi : Tutarlı olmayan önerme kümesi. || Krş.. dizimsel tutarsız önerme kümesi.

Tutarsızca : Tutarsız bir biçimde.

Tutarsızlaşma : Tutarsızlaşmak durumu.

Tutarsızlaşmak : Tutarsız duruma gelmek. İlgili cümle: "“Konuşması büsbütün dağıldı, tutarsızlaştı. Artık saçmalıyor.”" A. İlhan.

 

Diğer dillerde Tutarsız anlamı nedir?

İngilizce'de Tutarsız ne demek? : adj. incoherent, inconsistent, contradictious, inconsequent, inconsequential, double minded, abrupt, choppy, conflicting, contradictory, desultory, disconnected, discursive, disjointed, precarious, rambling, unconnected, as thin as a wafer, wafer thin

Fransızca'da Tutarsız : inconséquent/e, disparate, incohérent/e

Almanca'da Tutarsız : adj. folgewidrig, unausgeglichen, unlogisch, unzusammenhängend

Rusça'da Tutarsız : adj. непоследовательный, бессвязный, сбивчивый