Tutar nedir, Tutar ne demek
Yerel Türkçe anlamı:
Arapça sözcüklerde harfin okunmayacağını belirten im, cezim (yazı dizicileri kullanır) : Şuradan bir tutar ver.
Sara hastalığı.
Dayanak : Tutarsız, umutsuz kaldım.
Parasal değerin tümü, toplamı.
Bir fizik terimi olarak tanımı:
[Bakınız: nicelik]
Hukuki terim anlamı:
meblağ, miktar.
Diğer sözlük anlamları:
[Bakınız: dutarık]
Bilimsel terim anlamı:
Genel olarak para.
Bir ölçü birimiyle ölçülmüş ya da sayıyla dile getirilmiş toplu nicelik.
İngilizce'de Tutar ne demek? Tutar ingilizcesi nedir?:
amount, sum
Tutar tanımı, anlamı:
Asgari tutar : Kredi kartıyla yapılmış olan toplam harcamanın bir ay içinde en az ödenmesi gereken bölümü.
Tutarağı tutmak : Huysuzluğu depreşmek, aşırı istekte bulunmak.
Tutarak : Sara.
Tutarga : Sara.
Tutarık : Sara.
Tutarıklı : Saralı.
Tutarlı : Aralarında çelişki bulunmayan, her bakımdan uyumlu, insicamlı.
Tutarlık : Anlatımın konuyla bağdaşması, insicam. Uygunluk, insicam.
Tutarlılık : Tutarlı olma durumu, insicamlılık.
Tutarsız : Tutarlı olmayan, aralarında çelişki bulunan, insicamsız.
Tutarsızlık : Tutarsız olma durumu, insicamsızlık.
Ağzına bir zeytin verir altına tulum tutar : "yaptığı küçük iyiliklere karşılık büyük çıkar bekler" anlamında kullanılan bir söz.
Bizim gelin bizden kaçar tutar ellere başını açar : "bize yabancı duran yakınımız, dostumuz, akrabamız başkalarına rahatça, içtenlikle yardım eder" anlamında kullanılan bir söz.
İler tutar yeri olmamak : Çok dağınık, kötü, bozuk veya berbat bir duruma gelmek.
İt ağzını kemik tutar : "aşağılık bir kimsenin ağzını kapamak için ona bir çıkar sağlamak yeter" anlamında kullanılan bir söz.
Nicelik : Bir şeyin eşit parçalara bölünebilen ve ölçülebilir olan yanları. Genellikle sayılabilen, toplamı doğrudan sayı olarak belirtilebilen genel özellik. Bir şeyin sayılabilen, ölçülebilen veya azalıp çoğalabilen durumu, kemiyet, miktar, kantite.
Bakım : Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi. Bakma işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek.
Para : Kazanç. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kuruşun kırkta biri.
Miktar : Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik. Ölçü.
Meblağ : Para miktarı, tutar.
Bakımından : Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından. -e göre.
Bir : Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Ancak, yalnız. Sadece. Aynı, benzer. Sayıların ilki. Bu sayı kadar olan. Beraber. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Eş, aynı, bir boyda. Tek.
Tutarca : Karın ağrısı.
Tutarı : Sara hastalığı.
Tutarlı denklemler dizgesi : Çözüm kümesi boş olmayan denklemler dizgesi.
Tutarlı formül : Mantıkta, en az bir yorum altında doğru olan formül.
Tutarlı ilksavlı kuram : Her önermesi kanıtlanamayan ilksavlı kuram. || Temel mantıklı tutarlı ilksavlı bir kuramın kanıtsavlar kümesinin doğrulayıcı yorumu vardır.
Tutarlı kestirici : (Kuramsal istatistik) ( )
Tutarlı önerme : En az bir doğrulamı olan önerme. || Anl. yorumsal tutarlı önerme. Krş.. dizimsel tutarlı önerme.
Tutarlı önerme kümesi : Birlikte doğru olabilen ya da başka bir deyişle bağdaşabilen önermeler kümesi; Doğrulayıcı yorumu (doğrulamı) olan önerme kümesi; düpedüz tutarlı bir yorumlayanı olan önerme kümesi. ||Anl. yorumsal tutarlı önerme kümesi. Krş.. dizimsel tutarlı önerme kümesi.
Tutarlı sınama : (İstatistiksel sınamalar) Örneklem büyüklüğü sonsuza gittiğinde gücü 1'e yaklaşan sınama.
Tutarlı tamdeyim : Tümel kapanışı tutarlı bir önerme olan tamdeyim. || Anl. yorumsal tutarlı tamdeyim.
Tutar ile ilgili Cümleler
- Ali arabasının torpido gözünde bir dürbün tutar.
- Tutar 20,000 yenin üzerine çıktı.
- Biz sözümüzü tutarız.
- O her zaman kendini ön planda tutar.
- O, Slav mitolojisinde Yunan veya Roma mitolojilerindeki gibi böyle tutarlı bir düzen olmadığını söyledi.
- Ali sözünü tutar.
- Fransızca bir günlük tutardım.
- Sanırım hikayenin tutar tarafı yok.
Diğer dillerde Tutar anlamı nedir?
İngilizce'de Tutar ne demek? : n. sum, total, amount, quantum, quanta, volume, aggregate
v. hold, hold up, get hold of, seize, catch, keep, take, favor, favour [Brit.], support, stick to, affect, abide by, add up to, bespeak, bind, book, charter, check, choke, choke back, choke down, choke off, claw hold of, clench, clutch, cog, cohere
Fransızca'da Tutar : somme [la], total [le]
Almanca'da Tutar : n. Belauf, Betrag, Fazit, Summe
Rusça'da Tutar : n. сумма (F), эпилепсия (F)


Bu kısımda Tutar nedir? Tutar ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tutar tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tutar hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.