Relaxation türkçesi Relaxation nedir

  • Yumuşatma.
  • Hafifletme (ceza).
  • Gevşetme.
  • Dinlenme.
  • Gevşeme.
  • Gevşeklik.
  • Hafifletme.
  • Eğlence.
  • Stanislàvski dizgesinde bir oyuncunun dikkati toplayabilmesi için gerekli olan ruhsal ve kassal rahatlama.
  • İstirahat.
  • Rahatlama.
  • Hafifleme.
  • Jimnastik alanında kullanılır.
  • Yumuşama.
  • Relaksasyon.
  • Etkin alıştırmalarda, bir kası hiçbir gerginlik ya da kasılma bırakmadan dinlenmeye salma (gevşetme).

Relaxation ile ilgili cümleler

English: What do you do for relaxation?
Turkish: Dinlenmek için ne yapıyorsun?

English: Listening to music is my favourite relaxation.
Turkish: Müzik dinlemek benim favori istirahatimdir.

Relaxation ingilizcede ne demek, Relaxation nerede nasıl kullanılır?

Relaxation exercices : Gevşeme alıştırmaları. Kaslarda aşırı gerilme çalışmasının oluşturacağı zararı gidermek için bu tür çalışmayı hemen izlemesi gereken dinlendirici nitelikteki alıştırmalar.

Relaxation labelling : Gevşetmek etiketlendirme. Kısıt gevşetmeli etiketlendirme. Gevşetmeli etiketlendirme.

Relaxation of muscles : Kasların gevşemesi.

Relaxation oscillation : Gevşeme salınımı.

Relaxation phenomena : Uyarık durudaki devinimlerin, bir süre sonra dengeye doğru gitmeleri olayları. Gevşeme olayları. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Uterorelaxant : Döl yatağı kaslarının gevşetici, tokolitik ilaçlar. Uterorelaksan.

 

Relaxations : İstirahat. Dinlenme. Relaksasyon. Gevşetme. Rahatlama. Gevşeme. Yumuşatma. Hafifletme (ceza). Yumuşama. Eğlence.

Relaxant : Kas gevşetici. Gevşetici ilaç. Rahatlatıcı (ilaç).

Vasorelaxation : Vazorölaksasyon. Vazorelaksasyon. Damar basıncının azalması.

Epithelium dependent relaxant factor : Epitele bağımlı gevşetici faktör. Soluk borusu epitelinden salıverilen ve havayolu düz kaslarında gevşeme yapan bir madde.

İngilizce Relaxation Türkçe anlamı, Relaxation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Relaxation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dimming : Karartma. Bulandırmak. Donuklaştırmak. Sönükleşmek. Karartmak. Bulanmak. Kararmak. Kısma.

Liberalization : Serbestleşme. Liberalleşme. Piyasa mekanizmasına işlerlik kazandırılması. Liberal hale gelme eylemi veya süreci (ayrıca liberalisation). Liberal olma eylemi veya süreci. Gereksiz kısıtlama ve engellerin kaldırılarak ekonominin dışa açılması. Liberalizasyon. Liberal kılma. Serbestleştirme.

Interlude : Ara. Büyük bir oyunun sahneleri arasına konulan, gösterilen oyundaki gelişmeyi anlamlandıran kesim. rönesans dönemi'nde iki oyun ya da gösteri arasında oynanan müzikli mitologya konulu oyun. Rönesansta iki oyun ya da gösteri arasında oynanan müzikli ve mitolojik oyun. bir büyük oyunda yapıtla ilgili kısa bölüm. Ara ünsüz kümesi. Arada olan olay. Konser ara. Teneffüs. Antrakt.

 

Relaxing : Huzur veren. Dinlendiren. Bir soruşturu ya da görüşmede kendisine soru yöneltilen kişinin başlangıçta gösterdiği kuşku, tedirginlik ve gerilimden kurtularak yumuşama durumu. Dinlendirici. Gerginlik giderici. Relaksan. Rahatlatıcı. Gevşetici. Yumuşatıcı.

Agility exercises : Çeviklik ve beceri alıştırmaları. Kas ve sinirlerin işbirliğiyle başarılan ve yerde takladan havada taklaya değin gelişen güç alıştırmalar. Beceri alıştırmaları.

Basher : Parti. Festival. Cümbüş. Ezici patlama (argo terim). Büyük vuruş. Büyük darbe. Ezici patlama.

Softening : Yumuşatıcı. Aşırı olgunlaşma. Beyin zarının yumuşaması. Sudan kalsiyum ve magnezyum gibi metal iyonlarının çıkarılması. Yumuşatan. Sertliğini giderme. Beyin sulanması.

Attemperation : Yatıştırma. Bir maddenin sıcaklığını düzenleme. Teskin etme. Dindirme.

Relief : Destek. Nöbeti devralan kimse. Takviye kuvvetleri. Sıkıntıdan kurtulma. İç rahatlığı. Yardım. Derman. Nöbet değiştirme. Dublör.

Alleviation : Yatışma. Teselli.

Relaxation synonyms : relaxation method, moderation, appeasements, subsidence, final glide, emollition, arms held forward downward, loosening, mellowing, arms held backward, extenuation, extenuations, dormancy, smoothing, recovery, remission, liberalisation, turnaround, break, flocculation, attenuation, atonicity, commutation, abatement, detumescence, relaxations, blowout, dormancies, impreciseness, recumbency, settling down, amusement, commutations.

Relaxation zıt anlamlı kelimeler, Relaxation kelime anlamı

Decrement : Azalım. Eksiklik. Azalma. Bir tarihten diğerine geçen sürede değerdeki azalma. Eksilme. Azaltma miktarı. Kayıp. Azaltma. Zayiat. Azaltım.

Decrease : Azaltmak. Düşüş göstermek. Düşmek. İnişe geçmek. Küçülmek. Eksiltmek. Azalmak. İnmek. Düşüş. Eksilmek.

Activity : Etki. Yapılan işler. İşlem. Bir ışımetkin çekirdeğin içinde oluşan çekirdeksel bozunumların birim zamana düşen sayısı, bk. ışımetkinlik. Fiil. Eyleyim. Kimyasal gerilimi logaritmik olarak veren nicelik. Eylem. Kuvvet. Etkiniik.

Relaxation ingilizce tanımı, definition of Relaxation

Relaxation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or process of relaxing, or the state of being relaxed. Relaxation of a law. As, relaxation of the muscles.