Softening türkçesi Softening nedir

  • Yumuşama.
  • Sertliğini giderme.
  • Beyin sulanması.
  • Aşırı olgunlaşma.
  • Sudan kalsiyum ve magnezyum gibi metal iyonlarının çıkarılması.
  • Beyin zarının yumuşaması.
  • Yumuşatma.
  • Yumuşatan.
  • Gevşeme.
  • Yumuşatıcı.

Softening ingilizcede ne demek, Softening nerede nasıl kullanılır?

Softening agent : Yumuşatma maddesi.

Softening laxatives : Yumuşatıcı laksatifler. İshal oluşturmaksızın yalnızca dışkıyı yumuşatmak amacıyla kullanılan sıvı vazelin türü ilaç.

Softening of the brain : Beyin sulanması. Beyin zarının yumuşaması.

Softening treatment : Yumuşatma işlemi. Yumuşama işlemi.

Retardation of softening : Yumuşama gecikmesi.

Softeners : Yumuşaklığı arttırmak amacıyla yıkama sırasında kirli çamaşırlara eklenen sıvı madde. Yumuşatıcı. Yumuşak hale getiren şey.

Fabric softener : Yumuşatıcı. Kumaş yumuşatıcı. Kumaş veya çamaşır yumuşatıcısı.

Hair softener : Saç yumuşatıcısı. Saç yumuşatma ve kondisyon saç ürünü.

Soften : Gevşemek. Tatlılaştırmak. Zayıflatmak. Yatıştırmak. Tatlılaşmak. Sindirmek. Yumuşatmak. Kısmak. Gönlünü almak. Yumuşamak.

Softens : Yumuşamak. Gevşetmek. Tatlılaşmak. Tatlılaştırmak. Sindirmek. Zayıflatmak. Yatıştırmak. Yumuşatmak. Gönlünü almak. Gevşemek.

İngilizce Softening Türkçe anlamı, Softening eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Softening ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Emollition : Rahatlatma.

Soft : Deli. Uysal. Yıkamaya elverişli. Sevecen. Nazik. Ilıman. Cıvık. Fazla hoşgörülü. Rahatsız etmeyen. Hafif.

Mollification : Dindirme. Teskin. Yatıştırma.

Detumescence : Detumesans. Şişkinlik inmesi.

Moderation : İşletme koşullarını daha kolay denetleyebilmek için tepkime hızını azaltma. ışınetkin özdeklerin parçalanmasıyla ortama dağılan nötronların yavaşlatılmaması. Ilım. Ölçülülük. İnsaf. Azalma. Ilımlılık. Yeğinliği azaltma, aşırılığı olağan bir ölçüye indirme. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Tepkileşimlikte ılıncıkların çekirdeklerle çarpışmaları sonucu hızlarını yitirmeleri.

Smoothing : Düzlemek. Düzletme. Süt liman olmak. Düzleştirmek. Tesviye. Düzleme. Pürüzlerini giderme. Sakinleşmek. Düzgünleştirme.

Demulcent : Demulsent. Teskin edici. Koruyucu. Yatıştırıcı. Müsekkin.

Activity : İş. Çocukların, kendi amaç ve gereksinmelerine uygun geldiği için isteyerek katıldıkları herhangi bir öğrenme durumu. Hareket. İşleklik. Hareket halinde olma. Eyleyim. Etkiniik. Etkinlik. İşlem. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Softening synonyms : natural process, natural action, relaxion, softing of the brain, laxation, lenitive, voicing, emasculation, slackening, mitigation, attemperation, maceration, softener, laxative, senescence, plasticizer, loosening, emolient, softeners, easing, salving, damping, softening of the brain, emollients, temperer, action, flux oil, relaxations, malacia, sonorisation, final glide, detentes, fabric softener.

Softening zıt anlamlı kelimeler, Softening kelime anlamı

Hard : Zahmetli. Çetin. Kalpsiz. Kireçli. Sağlam. Sert. Acı (su). Nasırlı. Dayanıklı. Katı.