Yumuşatıcı nedir, Yumuşatıcı ne demek

  • Yumuşamayı sağlayan kimyasal madde
  • Teskin edici.

"Yumuşatıcı" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Birçok hastalıkların tam ilacı değilse bile iyi kötü bir yumuşatıcısı vardır." - R. N. Güntekin

Bilimsel terim anlamı:

Sertlik veren toprak alkali metalleri tutularak suyu yumuşatmaya yarayan özdek.

Suyu yumuşatma işleminin yapıldığı aygıt.

İngilizce'de Yumuşatıcı ne demek? Yumuşatıcı ingilizcesi nedir?:

water softener

Yumuşatıcı tanımı, anlamı:

Yumuşatıcılık : Yumuşatıcı olma durumu.

Yumuşama : Sert ünsüzlerin yumuşak ünsüz veya sızıcı ünsüz oluşu, ötümlüleşme. Yumuşamak işi. Dünyada soğuk savaş döneminden sonra stratejik silahların geliştirilmesiyle başlayan siyasal gerginliğin ortadan kaldırılması siyaseti, detant.

Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.

Madde : Bir cismi oluşturan öge, öz. Molekül. Para, mal vb. ile ilgili şey. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Duyularla algılanabilen nesne.

Teskin : Acı, öfke, heyecan vb. duyguları yatıştırma, dindirmeye çalışma.

 

Yumuşatıcı laksatifler : İshal oluşturmaksızın yalnızca dışkıyı yumuşatmak amacıyla kullanılan sıvı vazelin türü ilaç.

Yumuşatıcı ile ilgili Cümleler

  • Onun yumuşatıcısı zaman.
  • Yumuşatıcı konulmadığını nerden biliyorsun?
  • Ali durulamada yumuşatıcı eklemeyi hatırladı mı?
  • Yumuşatıcı koysaydın bari.

Diğer dillerde Yumuşatıcı anlamı nedir?

İngilizce'de Yumuşatıcı ne demek? : adj. balsamic, laxative, relaxing

n. plasticizer, fabric softener

Fransızca'da Yumuşatıcı : adoucissant/e, amollissant/e, lénitif/ive, émollient/e

Almanca'da Yumuşatıcı : n. Weichmacher, Weichspüler

adj. besänftigend

Rusça'da Yumuşatıcı : n. разрыхлитель (M)

adj. смягчающий, облегчающий