Gevşeme nedir, Gevşeme ne demek

  • Gevşemek işi, relaks.
  • Kalbin atmasında kasılmadan sonra gelen dinlenme ve içine kan dolma dönemi, diyastol
  • Para piyasasında değer yitimi.
  • Gerilmiş vücut bölümlerinin, direnci olmadan kendi ağırlıklarıyla, bazı hareketlerle yeniden kendi durumuna gelmesi, gerilme karşıtı.
  • Öfke, kaygı, korku vb. coşkularla artan ruhsal gerilimin ve gerilen kasların normal duruma gelmesi.
  • İsteğin, çabanın, ciddiyetin azalması.

"Gevşeme" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Uluslararası piyasalarda doların gevşemesi iç piyasalara yansıdı."
  • "Vicdan hürriyetine değil, ahlak gevşemesine şahit oluyoruz." - H. C. Yalçın

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Stanislàvski dizgesinde bir oyuncunun dikkati toplayabilmesi için gerekli olan ruhsal ve kassal rahatlama.

Bilimsel terim anlamı:

1-Gerilmenin karşıtı; 2-Gerilmiş vücut bölümlerinin, hiç bir kas direnci olmadan, kendi ağırlıklarıyla, sarkaç ve silkme türünden devinimlerle yeniden kendi durumuna gelmesi.

Ses çıkarken ergenlerin bulundukları durumdan ayrılarak dingin bir hal almaları (BİTİM. GEVŞEMESİ, Absatz /Alm./) veya başka bir ses çıkarmak üzere hazırlanmaları (GEVŞEME KAYMASI, Abglitt /Alm./).

Gerilen kasların ya da öfke, kaygı, korku gibi coşkularla artan ruhsal gerilimin düzgülü duruma gelmesi.

 

Bir soruşturu ya da görüşmede kendisine soru yöneltilen kişinin başlangıçta gösterdiği kuşku, tedirginlik ve gerilimden kurtularak yumuşama durumu.

İngilizce'de Gevşeme ne demek? Gevşeme ingilizcesi nedir?:

relaxation, relaxing

Fransızca'da Gevşeme ne demek?:

détente

Osmanlıca Gevşeme ne demek? Gevşeme Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

istirha

Gevşeme kısaca anlamı, tanımı:

Gevşemek : Sertlik ve gerginliği bozulmak. Para piyasasında değer yitirmek. Yumuşamak, yatışmak, sakinleşmek. Sevmek, hoşlanmak. Çözülmek.

Vidaları gevşemek : Kendini tutamayıp çok gülmek.

Çaba : Herhangi bir işi yapmak için ortaya konan güç, zorlu, sürekli çalışma, gayret, ceht, efor.

Ciddiyet : Ağırbaşlılık.

Azalma : Azalmak işi, eksilme, tenakus.

Kasılma : Kasılmak işi, takallüs.

Dinlenme : Dinlenmek (II) işi. Dinlenmek (I) işi, istirahat.

Dolma : Dolmak işi. Tavuk, kuzu gibi hayvanların veya biber, domates vb. sebzelerin içine pirinç ve başka şeyler doldurularak pişirilen yemek. Yalan, hile, dalavere. Üç sigara kâğıdına bolca sarılmış esrar. Doldurularak yapılan.

Dönem : Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre. Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot. Yarıyıl.

Para : Kuruşun kırkta biri. Kazanç. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.

Değer : Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

 

Gevşeme alıştırmaları : Kaslarda aşırı gerilme çalışmasının oluşturacağı zararı gidermek için bu tür çalışmayı hemen izlemesi gereken dinlendirici nitelikteki alıştırmalar.

Gevşeme kusuru : Düz kas ipliklerinin sinirsel uyarımının yetersizliği sonucu tam olarak gevşeyememesi veya gevşemesi gerekirken kasılı durumunu korumasıyla belirgin bozukluk, akalazya. Özellikle sindirim kanalının birbirine geçiş bölgelerindeki büzgenlerde görülür ve ilgili organların genişlemesine neden olur.

Gevşeme olayları : Uyarık durudaki devinimlerin, bir süre sonra dengeye doğru gitmeleri olayları.

Gevşeme süresi : Bir doğabilimsel yapının ya da dizgenin bir özelliğinde dış etki ile değişim oluşturulursa, etki kalktıktan sonra tepkinin de kalkmasında gözlenen gecikmenin ölçüsü.

Gevşeme ile ilgili Cümleler

  • Biraz gevşemelisin ve eğlenmelisin.
  • Gevşemeliyim.
  • Bana gevşememi söyleme.
  • Ali gevşemeli.
  • Gevşemelisin.
  • Biraz gevşemelisiniz.
  • Sadece kumsalda oturup bir hafta boyunca gevşemek istiyorum.
  • Koşmadan önce gevşemek için birkaç egzersiz yapmayı severim.
  • Biraz gevşemelisin.

Diğer dillerde Gevşeme anlamı nedir?

İngilizce'de Gevşeme ne demek? : n. loosening, slackening, relaxation, let up

Fransızca'da Gevşeme : relâchement [le], relaxation [la], diastole [la], amollissement [le], détente [la], résolution [la]

Almanca'da Gevşeme : n. Entspannung, Ermattung, Erschlaffung, Lockerung

Rusça'da Gevşeme : n. ослабление (N), диастола (F), отступ (M), рекурсия (F), вытягивание (N)