Dolma nedir, Dolma ne demek

"Dolma" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Oturalım şuraya da dolmamızı içelim, belki bir şeyler buluruz." - M. Uyguner
  • "Çok geçmeden odaya çevredeki komşular dolmaya başladı." - İ. O. Anar
  • "Perihan nine evde kalacak, baklava açacak, dolma yapacaktı." - H. E. Adıvar
  • "Dolma arazi."

Yerel Türkçe anlamı:

Toprağı sonradan doldurulmuş yer,

Rıhtım.

Bir yemek adı

Kerpiç, tuğla ile yapılmış olan ahşap duvar

1.bk. doldurma.

El ile doldurulan eski bir tüfek

Sulu köfte.

Zemini doldurularak yapılmış olan bina.

Coğrafya'daki terim anlamı:

Sığ bir göl ya da körfezin, dışgüçlerin taşıdığı özdeklerle dolup kara durumuna gelmesi.

İngilizce'de Dolma ne demek? Dolma ingilizcesi nedir?:

filling

Dolma hakkında bilgiler

Dolma, Türk mutfağında önemli yeri olan bir yemek çeşidi. Türk mutfağının, hemen her yörede yapılmış olan yemeklerinden biridir. Hemen her sebzeden dolma yapılır. (Biber, domates, soğan, patlıcan, kabak, gibi.)

Dolma yemeği, komşu ülkelerde de hemen hemen aynı Türkçe isimle yapılmaktadır.Azeirce"dolma", 'Yunanca'da "dolmadaki" (ντολμαδάκι), Gürcüce'de "t'olma" (ტოლმა), Ermenice'de "tolma" (տոլմա), Farsça'da "dolme" (دلمه), Arapça'da "dolme" (دولمة) denmektedir. Yaprak dolmasına ayrıca Bulgarca'da "sarmi" (Сарми), Makedonca'da "sarma" (Сарма), Macarca'da "sârma" (szárma) ve Rumence'de "sarma" denmektedir. Yaprak, sarma ve dolma kelimelerinin alıntılandığı daha birkaç ülke daha vardır (Örn. Karadağ: yapraci).

 

Dolmanın tarihi Orta Asya Türkleri'ne kadar uzanır.Azerbaycanda gürgen yaprağından yapılmış olan dolma Pip dolma adi ile mehşurdur. Hayvancılıkta zamanın teknolojisinin üst seviyesinde olan Türkler, tarım düzenine geçtikten sonra da yiyeceklerini kurutarak saklamışlardır. Yazın bol olan yiyecekler, kışın tüketilmek üzere kurutulmuşlardır.

Kurutulan yiyeceklerin bir türü de sebzelerdir. Bunlar, özellikle dolma ve sulu yemek yapmak için kurutulmuşlardır.

Dolma ile ilgili Cümleler

  • Kaç tane dolma kalem aldın?
  • Biraz daha param olsaydı o dolma kalemi alırdım.
  • Dolma kalemimi görüyor musun?
  • Dolma kalemim yenidir.
  • Dolma kalemimi aramalıyım.
  • Masanın üstünde kaç tane dolma kalem var?
  • Tom'un elinde bir dolma kalem var.
  • Dolma kalemim eski. Yeni bir tane istiyorum.
  • Ali dolma kaleminin nerede olduğunu bilmiyordu.
  • Dolma kalemimi aramak zorundayım.
  • Dolma kalemim kitabımın olduğu yerde.
  • Bu en iyi dolma kalem.
  • Bir dolma kalem bulmaya gideceğim.
  • Dolma kalemimi gördün mü?
 

Dolma anlamı, kısaca tanımı:

Domates : Bu bitkinin yenilen kırmızı veya yeşil ürünü. Patlıcangillerden, yaprakları tüylü, çiçekleri salkım durumunda, vitamince zengin bir bitki (Lycopersion esculentum).

Sebze : Genellikle pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri, göveri, göverti, sebzevat, zerzevat.

Yemek : Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Yasal yoldan cezalandırılmak. Kandırmak. Başkasının parasını harcamak. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Isırmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Yemek yeme, karın doyurma işi. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek.

Dolma yutmak : Kanıp aldanmak.

Dolma biber : Dolma yapmaya uygun bir tür büyük biber, dolmalık biber.

Dolma kalem : İçine mürekkep doldurularak kullanılan yazı kalemi.

Dolma otu : Dolma otugillerden, çiçekleri küçük, yeşil veya beyaz bir bitki (Paronychia serpilifolia).

Ağızdan dolma : Namlusu ağzından doldurulan (top veya tüfek).

Kulaktan dolma : Başkalarından işitilerek edinilen (bilgi).

Yalancı dolma : Biber, patlıcan, asma yaprağı gibi sebzelerle yapılan, kıymasız, zeytinyağlı dolma.

Zeytinyağlı dolma : Malzemesi zeytinyağı ile pişirilip hazırlanan dolma, yalancı dolma.

Bamya dolması : Bamyaların sapları açılıp içine pirinç konularak hazırlanan bir yemek türü.

Biber dolması : Dolma.

Domates dolması : Dolma.

Ekmek dolması : Soğan, maydanoz ve baharat karışımının içi boşaltılmış somun ekmeğe doldurulup pişirilmesi yoluyla hazırlanan bir yemek türü.

Kabak dolması : Sakız kabağının içi oyularak kıyma veya çeşitli sebze doldurulmasıyla yapılmış olan bir yemek türü.

Salatalık dolması : Kabuğu soyulmuş ve içi oyulmuş salatalığın içine bulgur ve et konularak, genellikle üzerine yoğurt ve yağ gezdirilerek hazırlanan bir yemek türü.

Uskumru dolması : Bir tür uskumru yemeği.

Yaprak dolması : Sarma.

Dolma otugiller : İki çeneklilerden, örnek bitkisi dolma otu olan ve içine kasık otunu da alan karanfilgillerin alt familyası.

Dolmak : Dolu duruma gelmek. Süre, hesap tamamlanmak. Bir yerde pek çok eşya veya kimse toplanmak, kalabalık duruma gelmek. Bir yere iyice yayılmak, kaplamak. Sabrı tükenip öfkesi taşacak duruma gelmek. Bitkiler olgunlaşmak, erginleşmek.

Dolmalık : Dolma yapmaya yarar.

Dolmalık biber : Dolma biber.

Boşa koysan dolmaz doluya koysan almaz : İçinden çıkılamayan güç bir durum karşısında kalındığında söylenen bir söz.

Burnuna karıncalar dolmak : Ölmek.

Çilesi dolmak : Üzücü ve sıkıntılı bir durumdan kurtulmak. derviş ve tarikat ehli, sadece dua ve ibadetle geçirmeleri gereken süreyi tamamlayarak çileden çıkmak.

Dilencinin torbası dolmaz : "şundan bundan yardım dileyerek geçinmeye çalışanların istekleri bitmez" anlamında kullanılan bir söz.

Doluya koydum almadı boşa koydum dolmadı : İçinden çıkılmayan güç bir durum karşısında söylenen bir söz.

Gözleri dolmak : Ağlayacak kadar duygulanmak.

Günü dolmak : Hamilelikte çocuğun olması gereken süreyi tamamlamak, doldurmak. önceden belirlenmiş bir süreyi tamamlamak. ömrünü tamamlamak, eceli gelmek.

Kafası dolmak : Zihninde çeşitli konular birikmek.

Kaya uçmazsa dere dolmaz : "büyük gereksinimlerde çok fedakârlık yapmak gerekir" anlamında kullanılan bir söz.

Kulakları dolmak : Aynı şeyi dinlemekten usanmak.

Miadı dolmak : Bir şeyin kullanım süresi bitmek, eskimek.

Pabucuna kum dolmak : Pabucuna taş kaçmak.

Zamanı dolmak : Bir iş için ayrılan süre sona ermek.

Tavuk : Sülüngillerden, eti ve yumurtası için üretilen kümes hayvanı (Gallus).

Kuzu : Koyun yavrusu. Deneyimsiz, toy kimse. Bir meyve ve sebzeye bitişik olan küçük meyve veya sebze.

Hayvan : Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık.

Biber : Patlıcangillerden, yurdumuzda çok yetişen ve çeşitli türleri bulunan bir bitki (Capsicum annuum). Bu bitkinin tazeyken sebze olarak yenilen ürünü. Bu bitkinin kurutulup baharat olarak yararlanılan ürünü.

Pirinç : Bakıra çinko katılarak elde edilen sarı renkte bir alaşım. Bu alaşımdan yapılmış. Bu bitkinin besin olarak kullanılan taneleri. Buğdaygillerden, kökleri bol su içinde yetişen bir bitki (Oryza sativa).

Yalan : Doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz, kıtır. Uydurma. Yalancı kimse.

Hile : Birini aldatmak, yanıltmak için yapılmış olan düzen, dolap, oyun, ayak oyunu, alavere dalavere, desise, entrika. Çıkar sağlamak için bir şeye değersiz bir şey katma.

Türk : Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse.

Dalavere : Yalan dolanla gizlice görülen kötü iş, gizli oyun.

Dolma demiri : Patlıcan, kabak oymaya yarayan oyacak.

Dolma dodah : Ağzına kadar dolu, dopdolu.

Dolma oda : Evlerde yer odası.

Dolmacı : Dolma yapan veya satan kimse. İlgili cümle: "“Kızının bu hâlini gören başı çatkılı bir dolmacı bacı hemen oraya koştu.”" O. C. Kaygılı. sf. argo Hileci.

Dolmacılık : Dolmacının yaptığı iş.

Dolmaç : Yastık. Toplantı yeri. Dolmuş, doldurulmuş

Dolmadeğirmen : Manisa şehri, Akhisar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Dolman : Patatese benzeyen ve yenilebilen bir çeşit mantar Şaşı (kimse).

Diğer dillerde Dolma anlamı nedir?

İngilizce'de Dolma ne demek? : [Dolma] n. dolman, woman's cape

n. filling, stuffing

Fransızca'da Dolma : mets farci, farci/e

Almanca'da Dolma : n. Neuland

Rusça'da Dolma : n. заполнение (N), голубцы (PL), долма (F), насыпь (F), обман (M)