Tavuk nedir, Tavuk ne demek

Tavuk; bir hayvan bilimi terimidir.

Yerel Türkçe anlamı:

Kırılmış nohut ve bulgur karışımından yapılmış olan bir çeşit yemek.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: evcil tavuk]

Diğer sözlük anlamları:

Horuz.

Fransızca'da Tavuk ne demek?:

poule

Tavuk anlamı, tanımı:

Tavuk ayağı yemek : Gevezelik etmek, dedikodu yapmak.

Tavuk gibi : Erken yatıp uyuyan.

Tavuk kaza bakmış da kıçını yırtmış : "başkalarından geri kalmamak için gücünü aşan işlere girişenler büyük zararlara uğrarlar" anlamında kullanılan bir söz.

Tavukayağı : Bir tür maymuncuk.

Tavuk balığı : Mezgit.

Tavuk biti : Kümes hayvanlarında bulunan ve kümesleri saran bir tür bit.

Tavuk eti : Tavuğun kesilip parçalanmış eti. Tavuğun beyaz ve yumuşak eti gibi olan.

Tavukgöğsü : Lifleri yumuşayıncaya kadar haşlanmış, didiklenmiş tavuk göğüs etinin pirinç ve süt ile koyulaşıncaya kadar pişirilmesiyle yapılmış olan muhallebiye şeker ve tavuk suyu katılarak hazırlanan bir tatlı türü.

Tavukgötü : Siğil.

Tavukkarası : Gece körlüğü.

Tavuk köftesi : Haşlanıp ince kıyılmış tavuk etine ekmek içi, soğan, maydanoz, yumurta ve baharat eklenmesinden sonra hazırlanan karışımın yoğrulup galeta ununa bulanarak yağda kızartılmasıyla yapılmış olan bir köfte türü.

 

Tavuk kümesi : Tavukların korunması ve bakımı için yapılmış özel kümes.

Tavukpençesi : Tropikal bölgelerin karakteristik çim bitkisi.

Tavuk sarması : Haşlanmış havuç, kabak ve tavuk göğsüyle hazırlanan, üzerine salça ve yoğurtlu sos dökülerek servisi yapılmış olan bir yemek.

Tavuk suyu : Tavuk etinin haşlanmasıyla elde edilen su.

Tavuk yahnisi : Domates, patates, soğan karışımına tavuğun katılması ve kısık ateşte pişirilmesiyle yapılmış olan bir yemek türü.

Tavukyelpazesi : Tavuk bifteğinin pişirilmesinden sonra domates, biber ve sarımsağın beşamel sosla karıştırılarak tavuğun üzerine dökülmesiyle hazırlanan bir yemek.

Tavuk yemi : Kümes hayvanlarını beslemek için kullanılan besin.

Karatavuk : Karatavukgillerden, tüyleri kara, meyve ve böceklerle beslenen ötücü kuş (Turdus merula).

Seme tavuk : Ahmak kimse.

Tepeli tavuk : Tepeli tavukgillerden, Güney Amerika'da yaşayan, ağaçlara tırmanan bir tür tavuk (Opisthocomus hoazin).

Beç tavuğu : Tavukgillerden, başı küçük ve çıplak, tüyü mavimtırak kül renginde, tavuk büyüklüğünde, evcil bir hayvan (Numida meleagris).

Bozkır tavuğu : Bağırtlak.

Çayır tavuğu : Orman tavuğugillerden, sırtı beyaz çizgili siyah ve esmer, karnı siyah bir kuş (Tympanuchus cupido).

Çerkeztavuğu : Tavuk, hindi vb. kümes hayvanlarının etinden yapılmış olan ve salçasına dövülmüş ceviz, biber katılarak hazırlanan bir yemek.

Çöl tavuğu : Çöl tavuğugillerden, çöllerde yaşayan, uzun gövdeli, çarpık bacaklı, kanatları ve kuyrukları sivri, iyi uçan bir tür kuş.

 

Dağ tavuğu : Çil.

Et tavuğu : Eti için beslenen tavuk.

Funda tavuğu : Avustralya'da yaşayan tavuksulardan bir tür kuş (Cathetfurus lathami).

Gerze tavuğu : Karadeniz bölgesinin genellikle siyah renkli ibikleri boynuz biçiminde çatallı, yerli bir tavuk ırkı.

Hint tavuğu : Brahma ırkından gelen bir tür tavuk.

Meyhane tavuğu : Katı yağ ile kavrulmuş soğan, domates, pirinç karışımının haşlanmış tavuk budunun üzerine dökülüp fırında pişirilmesiyle hazırlanan bir yemek türü.

Mısırtavuğu : Hindi.

Orman tavuğu : Orman tavuğugillerden, kuşların özellikle Avrupa ve Asya'da yaşayan siyah tüylü türlerinin ortak adı.

Saz tavuğu : Genellikle bataklıklarda yaşayan, kuyruğunun altı beyaz, bacakları sarı, yüzü kırmızı renkte olan, ot ve sudaki küçük canlılarla beslenen bir tür tavuk (Gallinula chloropus).

Sudan tavuğu : Bir tür Beç tavuğu.

Su tavuğu : Su tavuğugillerden, gri, kızıl karışımı tonda, benekli veya çizgili tüyleri olan bir kuş, kalinis (Fulica atra).

Tavukçu : Kesilmiş tavuk satıcısı. Tavuk besleyicisi. Tavuk satan kimse.

Tavukçuluk : Tavukçunun işi veya mesleği.

Tavukgiller : Sülüngiller.

Tavuklar : Tavuksular takımının bir alt takımı.

Tavuksu : Tavuğu andıran, tavuğa benzeyen, tavuk gibi.

Tavuksular : Tavukları ve tepeli tavukları içine alan bir takım.

Aç tavuk kendini arpa ambarında sanır : "insanlar, yokluğunu, yoksulluğunu çektikleri şeyler için olmayacak hayaller, düşler kurar" anlamında kullanılan bir söz.

Altın yumurtlayan tavuk : Turist. mesleği, sanatı, parası olan, gelirli kimse.

Bodur tavuk her gün piliç : "kısa boylular olduklarından daha genç görünürler" anlamında kullanılan bir söz.

Bugünkü tavuk yarınki kazdan iyidir : "sağlanmış bir kazanç beklenen, umulan daha büyük bir kazanca feda edilemez" anlamında kullanılan bir söz.

Çok gezen tavuk ayağında pislik getirir : "gezip dolaştığı yerlerde kötü şeyler de bulunan kimse, kötü alışkanlıklar ve zararlı bilgiler elde ederek yerine döner" anlamında kullanılan bir söz.

Hatır için çiğ tavuk yemek : Bir kişiyi gücendirmemek için yapılması güç olan şeyleri bile yapmak.

Horoz evlenir tavuk tellenir : Gereği yokken başkasının sevincine katılanlar için söylenen bir söz.

Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez : "büyük çıkarlar beklenen durumlarda küçük fedakârlıklar yapılmalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Tepeli tavukgiller : Tavuksular takımının bir familyası.

Sülüngiller : Omurgalı hayvanlardan kuşlar sınıfının, tavuksular ve tavuklar alt takımına giren geniş bir familyası, tavukgiller.

Yumurta : Tavuk yumurtası. Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Er bezi.

Kümes : Ufak ev. Tavuk, hindi vb. evcil hayvanların barınmasına yarayan kapalı yer.

Hayvan : Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Civciv : Kümes hayvanlarının yumurtadan yeni çıkmış yavrusu.

Tavuk akarı : Kanatlı akarı.

Tavuk bağırsak solucanı : 12 cm. yi bulan uzunluğuyla tavuk ince bağırsaklarının en büyük asalaklarından sayılan ve sırasında bağırsakları tıklım tıklım doldurabilen ipsi kurt.

Tavuk bağırsak unu : Mezbahada kanatlıların karaciğer, kalp ve böbrek vb. iç organlarının toplanarak basınç altında pişirilmesiyle elde edilen ve yemlere protein kaynağı olarak katılan ürün.

Tavuk çiçeği : Başta tavuklar ve hindiler olmak üzere güvercin, kanarya, serçe, bıldırcın ve diğer kanatlıların çiçek virüsünden ileri gelen, sakal, ibik, yüz, ağız ve göz kenarlarında, derinin tüysüz bölgelerinde, tüy foliküllerinde küçük lezyonlar ve siğil benzeri kabarcıklar, ağız, dil, yutak, gırtlak, yemek borusu ve soluk borusunun üst kısımlarında küçük veya büyük difterik zarlar oluşturan bulaşıcı ve bazen öldürücü, genellikle yavaş seyreden viral hastalığı.

Tavuk dışkısı : Geviş getiren hayvanlarda sindirim sisteminin fizyolojik özellikleri nedeniyle protein gereksiniminin ekonomik bir biçimde karşılanması için kullanılan, ayrıca silaj katkısı olarak da değerlendirilen, yapısında sindirilmeyen yağ, karbonhidrat, proteinle mineral maddelerin yanında, tüy, talaş, döküntü yemler, kırık yumurta, 500 mg/ kg B12 vitamini içeren tavuk gübresi.

Tavuk gövde unu : Yumurta verimi düşmüş veya ölmüş tavukların olduğu gibi mezbaha rendering ünitesinde basınç altında pişirilmesi, kurutulup öğütülmesiyle elde edilen ve yemlere protein kaynağı olarak katılan ürün.

Tavuk kolerası : tarafından evcil ve yabani kanatlılarda meydana getirilen, akut, septisemik, kronik olarak yüksek hastalandırma ve ölüm oranıyla seyreden bulaşıcı ve öldürücü hastalık.

Tavuk körbağırsak solucanı : 5-16 mm. boyunda olup, evcil ve yabanıl kanatlıların körbağırsaklarına yerleşen minik, kılsı kurt. (Yurdumuz tavuklarında çok yaygındır.)

Tavuk nezlesi : Kanatlı nezlesi.

Tavuk nörolenfamatozisi : Marek hastalığı.

Tavuk ile ilgili Cümleler

  • Tavuk az pişmiş.
  • Tavuk biraz kuruydu.
  • Sığır eti, tavuktan daha pahalıdır.
  • Bu tavuk çok pişmiş.
  • Tavuk beş yumurta yumurtladı.
  • Kimse tavuk çorbasını annem gibi yapamaz.
  • Tavuk biraz çok kuruydu.
  • Tavuk civcivlerini çıkarana kadar yumurtalarının üstünde oturur.
  • Sana biraz tavuk çorbası yapayım.
  • Tavuk bu sabah bir yumurta yumurtladı.
  • Bunun tavuk gibi tadı var.
  • O, tavukları darıyla besledi.
  • Tavuk bir yumurta yumurtladı.
  • Bu tavuk iyi görünüyor.

Diğer dillerde Tavuk anlamı nedir?

İngilizce'de Tavuk ne demek? : n. chicken, hen

Fransızca'da Tavuk : poule [la]

Almanca'da Tavuk : n. Henne, Huhn - yaban tavuğu

Rusça'da Tavuk : n. курица (F), курочка (F)