Biber nedir, Biber ne demek

Biber; bir bitki bilimi terimidir. kökeni rumca dilinden gelmektedir.

  • Patlıcangillerden, yurdumuzda çok yetişen ve çeşitli türleri bulunan bir bitki (Capsicum annuum)
  • Bu bitkinin tazeyken sebze olarak yenilen ürünü.
  • Bu bitkinin kurutulup baharat olarak yararlanılan ürünü.

"Biber" ile ilgili cümleler

Biber hakkında bilgiler

Biber (Capsicum), patlıcangiller (Solanaceae) familyasından Capsicum cinsini oluşturan, Türkiye'de bol yetişen, aynı adla anılıp tazeyken yeşil ve çoğu zaman acı meyveleri olan bitki türlerine verilen ad.

Sivri biber, sulak yerde yetiştiği zaman tatlı olsa da genellikle acıdır. Taze iken yeşildir. Fazla olgunlaşırsa veya güneşte kurutulursa kızarır. Çarliston biber, sivri biberden daha kalın, daha etli ve genellikle tatlıdır. Domates biberi, domatese benzer, yayvan yapılıdır. Rengi kırmızıdır,acı değildir fakat farklı bölgelerde ona benzeyen acı kırmızı biber de vardır. Dolmalık biberin yeşil ve sarı cinsleri vardır. Dolmalık biber de fazla olgunlaşınca veya güneşte kurutulunca kızarır. Türkiye'de, Avrupa'da Paprika diye anılan cins biber ise taze iken bile kırmızıdır ve genellikle çok acıdır. Macarların ünlü [gulaş] ve benzeri yemeklerinde kullandıkları biber budur. Bütün biberler kurutulup kırmızı bir renk aldıktan sonra toz durumuna getirilir, buna "kırmızı biber" adı verilir ve "çok acı", "acı", "az acı" ve "tatlı" olarak ayrı ayrı satılır. Kırmızı renkli domates biberinden "biber salçası" yapılır. Biber salçası Anadolu'da çok kullanılmaktadır. Bazı bölgelerde güneşte kızarmış tatlı biberlerden de biber salçası yapılmaktadır.

 

Biberlerin acılık miktarını ölçmek için Scoville ölçeği kullanılır.

Kafasına sepet geçirmiş köpek figürü Aztek tapınaklarının bir çoğunda rastlanan ve kabul görmüş genel bir kanıya göre bir yarı tanrıyı temsil eden bir figürdür. Eski Aztek dilinde "beiberaxql" olarak geçmektedir ve aslen "yüzünü gizleyen tanrı" anlamındadır. Aztek hiyerogliflerinin yeni yeni çözülmeye başlandığı yıllarda yanlışlıkla "biber" olarak okunmuş ve günümuze de bu adla kalmıştır. Efsaneye göre, tanrı Quetzalcouatl ile kraliçe Axayacati'nin birleşmesinden doğmuştur. Görevi, o meşhur insan kurban etme törenlerinde, kurbanın ruhunu ölüler ülkesi Tenochtitlan'a götürmek ve orada, onu olümden sonra bekleyen yazgıyı açıklamaktı. Fransız arkeolog ve Aztek tarihçisi Matilde Lacroix, "Dieux et deesses a l'epoque des Azteques" adlı kitabında bu konuya değinmiş, ve biberin başındaki sepetin simgesel işlevini açıklamıştır. Buna göre, tanrılara adak sunma törenlerinde genellikle kullanılan bir eşya olarak sepet bolluk ve bereketi simgelemekte, böylelikle de yolculuk sırasinda kurbanın ruhunun rahat etmesini sağlamaktadir. Bir başka iddiaya gore ise, ölüler ülkesinin kapısı Teotihuacan'da biber başındaki sepeti çıkaracak ve ruh kendi yazgısıyla yüzleşecektir.

 

Biber ile ilgili Cümleler

  • Onlar kırmızı biberi seviyor.
  • Biber beyaz.
  • Biberonda biraz süt var.
  • Biber kullanırken ölçülü ol.
  • O, kırmızı biberi seviyor.
  • Ali kırmızı biberi seviyor.
  • Biberonu bıraktıralım.
  • Biz kırmızı biberi seviyoruz.
  • Jale kırmızı biberi seviyor.
  • Biber yapıyorum.
  • Hiç yeşil biber yemem.
  • Dolmalık biber yer misin?
  • Biberonla bebeğimi besliyorum.
  • Biberli pizzayı çok sevmem.

Biber kısaca anlamı, tanımı:

Patlıcangiller : İki çeneklilerden, örnek bitkisi patlıcan olan, içine domates, biber, patates, tütün vb. bitkileri alan familya.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Taze : Yeni, zamanı geçmemiş. Dinç, yıpranmamış, yorulmamış. Kuru olmayan, körpe, kuru karşıtı. Bozulmamış, bayatlamamış olan. Genç kadın.

Kurut : Kurutulmuş süt ürünü.

Biber gibi : Çok acı.

Biber gibi yakmak : Deri, göz vb.ni çok acıtmak. çok üzmek, dertlendirmek.

Biber gibi yanmak : Deri, göz vb. çok acımak. çok üzülmek, dertlenmek.

Biber dolması : Dolma.

Biber gazı : Toplumsal olaylarda kalabalığı dağıtmak, bireysel savunmada saldırganı etkisiz hâle getirmek amacıyla kullanılan kimyasal madde.

Biber salçası : Kırmızıbiberden yapılmış salça.

Çarliston biber : Çarliston.

Dolma biber : Dolma yapmaya uygun bir tür büyük biber, dolmalık biber.

Dolmalık biber : Dolma biber.

Karabiber : Bu bitkinin baharat olarak kullanılan kuru ve siyah tanesi. Karabibergillerin örnek bitkisi olan, zeytinsi, meyvelerin taneleri yuvarlak, yaprakları kalp biçiminde, tırmanıcı bir bitki (Piper nigrum). Bu tanelerin kurutulup öğütülmesiyle yapılmış olan toz. Sevimli ve ufak tefek esmer güzeli.

Kırmızıbiber : Bu bitkinin olgunlaştığında kızarıp yakıcı bir acılık kazanan, kurutulup dövülerek yemeklerde baharat olarak kullanılan tozu, Türk biberi. Patlıcangillerden bir tür biber (Capsicum annuum).

Pul biber : Kurutulduktan sonra dövülmüş iri taneli kırmızıbiber.

Sivri biber : Uzunca ve ince yeşilbiber.

Yalancı biber : Akdeniz ülkelerinde süs ağacı olarak yetiştirilen, 5-10 metre yüksekliğinde, kışın yaprak dökmeyen bir ağaççık (Schimus mollis).

Yeşilbiber : Yeşil renkli, taze, sivri veya dolma biber.

Arnavut biberi : Acı kırmızıbiber.

Cennet biberi : Zencefilgillerden, karabiber tadında bir bitki.

Hint biberi : Kırmızıbiber.

Macar biberi : Hafif acı kırmızıbiber.

Türk biberi : Kırmızıbiber.

Biberimsi : Bibersi.

Biberiye : Ballıbabagillerden, Akdeniz çevresinde çok yetişen, güzel kokulu yapraklarını dökmeyen, çiçekleri soluk mavi renkli, çok yıllık bir bitki (Rosmarinus officinalis).

Biberleme : Biberlemek işi.

Biberlemek : Biber serpmek, biber katmak.

Biberli : İçine biber katılmış. Acı.

Biberlik : Biber yetiştirilen yer. Biber konulan küçük kap.

Biberon : Genellikle süt çocuklarına süt ve sulu yiyecekleri içirmekte kullanılan emzikli şişe.

Bibersiz : İçine biber katılmamış. Acısız.

Ağzına biber sürerim : Ayıp bir sözün söylenmemesi gerektiğini belirtmek için söylenen ihtar sözü.

Diline biber sürerim : Ağzına biber sürerim.

Kırlangıcın zararını biberciden sor : "kırlangıç, bibere çok düşkün olduğundan onun ne kadar zararlı bir yaratık olduğunu ancak biberci bilir" anlamında kullanılan bir söz.

Tuz biber ekmek : Üzüntüyü, kusuru artıracak durum yaratmak.

Üstüne tuz biber ekmek : Üzüntüyü, kusuru artıracak durum yaratmak.

Üzerine tuz biber ekmek : Üstüne tuz biber ekmek.

Yaraya tuz biber ekmek : Bir derdin acısını çoğaltmak.

Yurdu : İğnenin deliği.

Bitkin : Gücü tükenmiş olan, çok yorgun, argın, aygın, dermansız.

Sebze : Genellikle pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri, göveri, göverti, sebzevat, zerzevat.

Ürün : Eser. Bir tutum veya davranışın ortaya çıkardığı şey. Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey. Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul.

Baharat : Yiyecek ve içeceklere hoş koku ve tat vermek için kullanılan tarçın, karanfil, zencefil, karabiber vb. maddeler, bahar.

Yarar : Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Çıkar. Yarayan, elverişli, uygun.

Familya : Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Aile.

Diğer dillerde Biber anlamı nedir?

İngilizce'de Biber ne demek? : [Biber] n. beaver, large semiaquatic rodent, fur pelt from this animal; castor, beaver

n. pepper

Fransızca'da Biber : piment [le]

Almanca'da Biber : n. Pfeffer

Rusça'da Biber : n. перец (M), перчинка (F)