Kurut nedir, Kurut ne demek

"Kurut" ile ilgili cümle

  • "Yoğurt kurutu. Kaymak kurutu."

Yerel Türkçe anlamı:

Meyve kurusu.

Parça parça kurutulmuş süzme yoğurt, tarhana.

Kurutulmuş süzme yoğurt.

Çökelek.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Genellikle yoğurdun tülbent içerisinde süzülüp topaklar biçiminde güneşte kurutulmasıyla elde edilen süt ürünü.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

[Bakınız: gurut]

Diğer sözlük anlamları:

Kaynatılıp suyu alınan ayran kurusu, yoğurt kurusu, keş

Fransızca'da Kurut ne demek?:

croûte

Kurut kısaca anlamı, tanımı:

Kurutaç : Kurutma kabı.

Kurutma : Kurutmak işi.

Kurutma kabı : İçinde nemçeker bir kimyasal madde bulunan ve bazı maddeleri kurutmak veya nemlenmelerini önlemek için kullanılan kapaklı cam kap, kurutaç, desikatör.

Kurutma kağıdı : Yazıda mürekkebin ıslaklığını gidermek için kullanılan nem emici bir kâğıt türü.

Kurutma makinesi : Yıkanmış ve sıkılmış çamaşırları sıcak hava içinde döndürerek kurutan araç.

Kurutmaç : Mürekkebi kurutmak için kullanılan kurutma kâğıdı ve bunun takılı bulunduğu araç.

Kurutmak : Uğursuzluk getirmek, yok etmek. Bazı sebze ve meyvelerin buharlaştırılmasıyla kuru bir durum almasını sağlamak. Suyunu ve ıslaklığını giderip kuru duruma getirmek. Yiyecek ve içecekleri yiyip bitirmek. Cılız duruma getirmek, zayıflatmak. Bitki canlılığını yitirmek.

 

Kurutmalı : Kurutma sistemi olan.

Kurutmalık : Kurutmaya yarar, kurutmak için ayrılmış.

Kurutucu : Nemi, ısı veya hava akımıyla uzaklaştırıp içine konulan maddeleri kurutan alet. Boya ve parlatıcıların çabuk kurumalarını sağlamak amacıyla içlerine katılan madde.

Kurutulma : Kurutulmak işi.

Kurutulmak : Kurutma işi yapılmak veya kurutma işine konu olmak.

Kurutuş : Kurutma işi.

Ambarda kurutma : Kapalı bir yerde, güçlü bir vantilatör kullanılarak sağlanan hava akımı ile yeşil ve sulu yemlerin kurutulması.

Buhar kurutucusu : Buhar içerisindeki su damlacıklarını ayıran ve kuru buhar elde edilmesini sağlayan araç.

Kanını kurutmak : Canından bezdirmek.

Kemiğini kurutmak : İliğini kurutmak.

Ürün : Bir tutum veya davranışın ortaya çıkardığı şey. Eser. Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey. Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul.

Süt : Eskiden bazı bitkilerden, bugün sodyum klorürden elde edilen sodyum karbonatın ticaretteki adı.

Kurutabilme : Kurutabilmek işi.

Kurutabilmek : Kurutma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Kurutakırdak : Ceviz.

Kurutan : Gaz ortamdaki nemi çekerek gazı kurutan, P2O5, H2SO4 gibi kimyasal özdek. adlı kıkırdağın büyümesi, kemik dokuya metaplazisi ve bu nedenlerle burun deliğinin tıkanması sonucu ortaya çıkan rahatsızlık.

Kurutarım : (coğrafya, tarım)

Kurutelek : Erzincan şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Kurutepe : Şanlıurfa şehri, Mürşitpınar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

 

Kurutğan : Kendim beğenen, büyüklenen

Kurutkan :

Kurutlutepe : Ankara şehri, Şereflikoçhisar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Kurut ile ilgili Cümleler

  • Şiddetin kökü kurutulmalı.
  • Kurutulmuş balık benim damak tadıma uygun değil.
  • Lütfen kes, yıka ve kurut.
  • Saç kurutma makinesini ödünç alabilir miyim?
  • Ali havluyu sıktı ve kurutmak için onu astı.
  • Kurutulmuş tuzlanmış sığır etin var mı?
  • Kurutma kağıdı mürekkebi emer.
  • Güneş parlarken ot kurut.
  • Kışa kadar muhafaza etmek istediğimiz balıkları tuzlamalı ya da kurutmalıyız.
  • Kurutucuyu çalıştırmadan önce lif filtresini temizlediğinden emin ol. Aksi takdirde bir yangını başlatabilirsin.
  • Kışa saklamak istediğimiz balıkları tuzlamalı ya da kurutmalıyız.

Diğer dillerde Kurut anlamı nedir?

İngilizce'de Kurut ne demek? : [kurutmak] v. dry up, dry, dehydrate, air, bake, cure, deplete, desiccate, drain, exhaust, parch, scorch, sear, season, shrivel, torrefy, weather, wither