Karabiber nedir, Karabiber ne demek

Karabiber; bir bitki bilimi terimidir.

  • Karabibergillerin örnek bitkisi olan, zeytinsi, meyvelerin taneleri yuvarlak, yaprakları kalp biçiminde, tırmanıcı bir bitki (Piper nigrum).
  • Sevimli ve ufak tefek esmer güzeli.
  • Bu bitkinin baharat olarak kullanılan kuru ve siyah tanesi
  • Bu tanelerin kurutulup öğütülmesiyle yapılmış olan toz.

Biyoloji'deki anlamı:

Karabibergiller (Piperaceae) familyasından, tırmanıcı, çiçekleri genellikle er dişi, tohumları olgunlaşmadan önce toplanıp ezilerek karabiber, olgunlaştıktan sonra toplanıp soyularak beyaz biber elde edilen, baharat olarak kullanılan, Güney Doğu Asya'da yayılış gösteren uzun, tırmanıcı bitkiler.

İngilizce'de Karabiber ne demek? Karabiber ingilizcesi nedir?:

pepper plant, black pepper

Fransızca'da Karabiber ne demek?:

poivrier noir

Karabiber hakkında bilgiler

Karabiber (Piper nigrum), çiçekli bitkilerden Piperaceae familyasına ait bitkilerin meyvelerinin kurutulup, baharat şeklinde kullanılmasıyla elde edilen toz şeklidir. Beyazbiber, yeşilbiber gibi çeşitleri de vardır. Kökeni Hindistan olmasına karşılık, tüm sıcak iklimlerde yetiştirilebilir.

Küre biçimli, eriksi tipte meyveleri vardır, kabuğunun dış kısmı etli, iç kısmı serttir. Olgunlaşmadan önce toplanıp kurutulursa karabiber, olgunlaştıktan sonra kabukları soyularak kurutulursa beyazbiber elde edilir. Her iki biber de baharat olarak kullanılır.

 

Karabiber ile ilgili Cümleler

  • Salatanda taze çekilmiş karabiber istiyor musun?
  • Lütfen bana tuzu ve karabiberi verir misin?
  • Tuzluk ve karabiberlik ters ayarlanmış.

Karabiber anlamı, kısaca tanımı:

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Meyve : Ürün, sonuç, kâr. Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş.

Biçim : Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Biçme işi. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Tarz. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.

Baharat : Yiyecek ve içeceklere hoş koku ve tat vermek için kullanılan tarçın, karanfil, zencefil, karabiber vb. maddeler, bahar.

Kurut : Kurutulmuş süt ürünü.

Karabibergiller : Taçsız iki çeneklilerden, karabiberle türlerini içine alan bir bitki familyası.

Örnek : İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune. Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma. En iyi biçimde olan. Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılmış olan davranış, misal. Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil. Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model.

 

Zeytin : Bu ağacın tazeyken yeşil, sonradan kararan, yüksek besin değeri taşıyan yağlı meyvesi. Zeytingillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen, 10-20 metre yüksekliğinde, dalları dikensiz, yaprakları karşılıklı, küçük ve gümüş renginde, uzun ömürlü bir ağaç (Olea europaea). Bu ağaçtan yapılmış, bu ağaçla kaplanmış.

Tane : Çekirdekli küçük meyve. Bazı bitkilerin tohumu. Herhangi bir sayıda olan şey, adet.

Yuvarlak : Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.). Top veya küre biçiminde toparlak şey. Homoseksüel erkek. Top veya küre biçiminde olan, müdevver.

Yaprak : Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Börek, baklava vb. şeylerde yufka.

Kalp : Bir ülkenin, bir kuruluşun işleyiş, yönetim ve varlığını sürdürme bakımından en önde gelen yeri. Bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme. Sevgi, gönül. Yalancı, kendine güvenilmeyen. İşe yaramaz, tembel. Göğüs orta boşluğunda, iki akciğer arasında, vücudun her yanından gelen kirli kanı akciğerlere ve oradan gelen temiz kanı da vücuda dağıtan organ, yürek. Duygu, his. Düzme, sahte, geçmez (para). Kalp hastalığı.

Tırmanıcı : Tırmanma özelliği olan.

Çiçekli : Çiçeği veya çiçek resimleri olan.

Karabiberli : İçinde karabiber olan. İlgili cümle: "“Karabiberli, domates suyuyla karışık votka içiyorduk.”" N. Cumalı.

Karabibersiz : İçinde karabiber olmayan.

Diğer dillerde Karabiber anlamı nedir?

İngilizce'de Karabiber ne demek? : n. black pepper

Fransızca'da Karabiber : poivre [le]

Almanca'da Karabiber : schwarzer Pfeffer