Pepper türkçesi Pepper nedir

Pepper ile ilgili cümleler

English: Jale carries pepper spray in her purse.
Turkish: Jale çantasında biber gazı taşıyor.

English: Do you want fresh ground pepper on your salad?
Turkish: Salatanda taze çekilmiş karabiber istiyor musun?

English: Don't put so much pepper in the soup.
Turkish: Çorbaya o kadar çok biber koyma.

English: Do you want pepper on it?
Turkish: Üzerine biber istiyor musun?

English: This is the first time I've ever put pepper on my eggs.
Turkish: İlk kez yumurtalarıma biber serptim.

Pepper ingilizcede ne demek, Pepper nerede nasıl kullanılır?

Pepper and salt : Karyağdılı. Karyağdı (kumaş). Siyak beyaz kırçıllı.

Pepper box : Biberlik.

Pepper mill : Biber değirmeni. Karabiber değirmeni.

Pepper plant : Karabibergiller (piperaceae) familyasından, tırmanıcı, çiçekleri genellikle er dişi, tohumları olgunlaşmadan önce toplanıp ezilerek karabiber, olgunlaştıktan sonra toplanıp soyularak beyaz biber elde edilen, baharat olarak kullanılan, güney doğu asya'da yayılış gösteren uzun, tırmanıcı bitkiler. Karabiber.

Salt and pepper shakers : Tuz ve karabiber için karıştırıcılar seti (genellikle seramik veya plastikten yapılan). Tuz ve karabiber karıştırıcı. Tuzluk-biberlik.

 

Hot pepper : Çuşka. Çok acı biber. Yenildiğinde yanma hissi veren biber. Acıbiber. Acı biber. Sivribiber.

Green pepper : Yeşil biber. Dolmalık biber. Yeşil biber (olgunlaşmamış biber). Sivri biber. Taze biber.

Black pepper : Karabibergiller (piperaceae) familyasından, tırmanıcı, çiçekleri genellikle er dişi, tohumları olgunlaşmadan önce toplanıp ezilerek karabiber, olgunlaştıktan sonra toplanıp soyularak beyaz biber elde edilen, baharat olarak kullanılan, güney doğu asya'da yayılış gösteren uzun, tırmanıcı bitkiler. Karabiber.

Chili pepper : Çuşka. Pul biber. Kırmızıbiber. Acı kırmızı biber. Kırmızı biber.

Guinea pepper : Afrika biberi. Bir çeşit kırmızı acı biber. Acı afrika biberi. Acı biber.

İngilizce Pepper Türkçe anlamı, Pepper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pepper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

[#paprika Paprikas] : Kırmızıacı. Paprika. Kırmızı pulbiber. Tatlı bir tür kırmızı biberin tozuyla yapılan baharat. Tatlı kırmızı biber. Kırmızı biber.

Cayennes : İskambil oyunu. Arnavut biberi. Kırmızı biber. Çok acı biber. Çok acı kırmızı biber. Arnavutbiberi.

Cayenne : İskambil oyunu. Çok acı kırmızı biber. Çok acı biber. Arnavut biberi. Arnavutbiberi. Kırmızı biber. Fransız guyanası'nın başkenti.

Attack : Eleştirmek. Atılım. Hücum. Vurmak. Tenis, futbol, eskrim, masa tenisi, voleybol alanlarında kullanılır. Tecavüz etmek. Çatmak. Tutulmak. Doğrudan doğruya sayı kazanmak amacıyla yapılan hamle. Saldırmak.

Capsicums : Kapsikum. Kırmızı biber.

 

Chile : Bkz.chilli. Güney amerika'nın güneyinde yer alan bir ülke. Şili. Şili cumhuriyeti.

Assail : İşe girişmek. Kınamak. Hücum etmek. Dil uzatmak. Sözlerle ya da yumruklarla saldırmak. Saldırmak.

Pimientos : Paprika. Kırmızı biber.

Pepper plant : Karabibergiller (piperaceae) familyasından, tırmanıcı, çiçekleri genellikle er dişi, tohumları olgunlaşmadan önce toplanıp ezilerek karabiber, olgunlaştıktan sonra toplanıp soyularak beyaz biber elde edilen, baharat olarak kullanılan, güney doğu asya'da yayılış gösteren uzun, tırmanıcı bitkiler.

Pepper synonyms : spice up, peppering, capsicum, bell pepper, pimentos, zest, peppers, pelt, sweet pepper, black pepper, pimento, chilli, pimiento, spice, throw, red pepper, chili pepper, chiles, chili, paprika.

Pepper zıt anlamlı kelimeler, Pepper kelime anlamı

Defend : Arkasında olmak. Himaye etmek. Kanat açmak. Reddetmek. Saklamak. Müdafaa etmek. Savunmak. Korumak.

Pepper ingilizce tanımı, definition of Pepper

Pepper kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To sprinkle or season with pepper. A well-known, pungently aromatic condiment, the dried berry, either whole or powdered, of the Piper nigrum. To fire numerous shots (at).