Filling türkçesi Filling nedir
- Dolgu (diş).
- İlk dolum.
- Coğrafya alanında kullanılır.
- Dolma.
- Diş dolgusu.
- Doldurma.
- Dolum.
- Dolgu.
- Sığ bir göl ya da körfezin, dışgüçlerin taşıdığı özdeklerle dolup kara durumuna gelmesi.
- Doyurucu.
- İlk doldurma.
Filling ile ilgili cümleler
English: Ali is filling out a job application form.
Turkish: Ali bir iş başvuru formu dolduruyor.
English: Ali is filling out the forms now.
Turkish: Ali şimdi forrmları dolduruyor.
English: Ali is filling out an application form.
Turkish: Ali bir başvuru formu dolduruyor.
English: Ali is filling a bottle with water.
Turkish: Ali bir şişeyi suyla dolduruyor.
English: Ali is filling out a ballot.
Turkish: Ali bir oy pusulası dolduruyor.
Filling ingilizcede ne demek, Filling nerede nasıl kullanılır?
Filling capacity : Dolum kapasitesi. Konserve kutusunun doldurulan hacminin kutu su kapasitesine yüzde oranı. Doldurma kapasitesi. Kutu doldurma oranı.
Filling cells : Hücreler dolduruluyor. Doldurulan hücreler.
Filling in for : - için yerine geçme. Yer değiştirme. - 'ın yerine geçme. Yenisi ile değiştirme. - için vekalet etme.
Filling material : Dolgu maddesi. Dolgu gereci.
Filling out : Büyütmek. Yazılı formu tamamlamak. Kilo almak. Büyümek. Doldurmak. Şişmek. Cevap vermek (forma, müracata). Toplamak. Şişirmek. Doldurmak (form vb).
Battery filling cap : Akımsaklarda, bölmeler üzerinde bulunan, iç ve dış basınçların eşitlenmesine yarayan havalandırma delikli kapak. Bölme kapağı. Akümülatör kapağı.
Filling up : Ağzına kadar doldurmak. Tam doldurmak. Doldurma toprak. Dolgu tamiri. Siltasyon.
Battery filling plug : Bölme kapağı. Akümülatör kapağı. Akımsaklarda, bölmeler üzerinde bulunan, iç ve dış basınçların eşitlenmesine yarayan havalandırma delikli kapak. Akümülatör şarj fişi.
Gap filling transactions : Çizgi altı işlemler. Ödemeler bilançosunda çizgi üstü işlemlerdeki açık veya fazlayı kapamaya yönelik gedik kapatan işlemler. krş. resmi rezervler hesabı, denkleştirici işlemler, çizgi üstü işlemler.
Arterio capillar filling time : Kılcal damar dolum zamanı. Arteryo-kapiller damarların yeniden dolma zamanı.
İngilizce Filling Türkçe anlamı, Filling eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Filling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Refill : Tekrardan doldurma. Tekrar doldurmak. Yeniden doldurmak. Tekrar dolmak. Kartuş. Yedek kalem içi. Yedek.
Renewal : Süresi uzatılma. Tekerrür. Yeniden yapma. Uzatma. Restorasyon. Tamir. Yenilik. Yenilenme. Yenilenen şey. Yenileme.
Refilling : İmla. Tekrar dolmak. Yeniden doldurma. Yeniden doldurmak.
Fulfilling : Tatmin edici. Memnuniyet verici. Karşılayıcı.
Gang : Ekip. Avene. Şebeke. İş postası. Grup. Sosyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Posta. Bir maden yatağında filizle birlikte bulunan, çoğunlukla değersiz taş ya da mineral maddeleri. Kol.
Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.
Agrarian geography : Tarım coğrafyası. İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü.
Block out : Görmezden gelmek. Üzerinde oynamak (fotoğraf vb). Zihinden uzaklaştırmak. Taslak yapmak. Bloke etmek. Akıldan çıkarmak. Kötü bir olayı zihinden uzaklaştırmak. Girmesini engellemek.
Infilling : Boşluk doldurma. Boşluk doldurmak. Mevcut binalar arasındaki boşluklara bina dikmek.
Backfill : Bir siperi geri doldurmak. Boşaltılmış olan çukuru yeniden doldurmak için kullanılan malzeme. Ayak dolgusu. Geri dolgu. Bir çukuru geri doldurmak. Geri doldurmak. Bir çukuru kendisinden çıkarılmış olan toprakla tekrar doldurmak.
Filling synonyms : caulking, air route, refills, fill, replacement, altimetric profile, saturater, backfills, imbuement, embankment, stuffing, pervasion, solid, aluvial terrace, alluvial deposit, aboriginal population, filler, stuff, abrasion platform, charging, stopping, backfilling, caulkings, packing, flow, choking, replenishment, agricultural co operative, material, recharging, hard core, stuffed, loadings.
Filling ingilizce tanımı, definition of Filling
Filling kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, filling for a cavity in a tooth, a depression in a roadbed, the space between exterior and interior walls of masonry, the pores of open-grained wood, the space between the outer and inner planks of a vessel, etc. That which is used to fill a cavity or any empty space, or to supply a deficiency.

Bu kısımda Filling kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Filling ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Filling anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Filling ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.