Karakol nedir, Karakol ne demek

"Karakol" ile ilgili cümle örnekleri

  • "O işleri bu saatte karakolda bulunan küçük memurlar bilmez." - R. H. Karay

Yerel Türkçe anlamı:

Yüklenen arabanın gitmesine engel olmak için iki küçük, bir büyük direkle yapılmış olan engel.

Asmanın dibindeki eski dallar.

Tarih'teki anlamı:

Hükümetçe silâhlı olarak dolaştırılan türlü güvenlik kuvvetleri.

Güvenlik kuvvetlerinin yerleşmiş bulundukları konut.

İngilizce'de Karakol ne demek? Karakol ingilizcesi nedir?:

patrol, sentry, guard

Karakol anlamı, kısaca tanımı:

Karakol gezmek : Huzur ve güvenliği sağlamak amacıyla dolaşmak, devriye gezmek.

Karakol kurmak : Güvenlik görevlisi yasa dışı faaliyetler yürütüldüğü belirlenen bir yerde gerekli diğer birimler gelinceye kadar beklemek. herhangi bir yerde güvenliği sağlamak amacıyla karakol oluşturmak.

Karakola düşmek : Herhangi bir suç dolayısıyla karakolluk olmak.

Karakol gemisi : Kara sularında güvenliği sağlamak ve gözcülük yapmak için dolaşan küçük gemi.

Karakol hattı : Sınırda bulunan karakolların oluşturduğu hat.

İleri karakol : Keşif ve gözetleme amacıyla sınıra yakın, en uç noktada bulunan birlik.

 

Jandarma karakolu : Güvenliği sağlamakla görevli jandarmanın görev yaptığı bina.

Nizamiye karakolu : Nizamiye kapısındaki karakol.

Polis karakolu : Güvenliği sağlamakla görevli polislerin görev yaptığı bina.

Sınır karakolu : Sınır bölgesinde görev yapan kolluk gücü.

Karakolluk : Karakolla ilgili.

Karakolluk olmak : Kavga sonucu karakola gitmek zorunda kalmak.

Güvenli : Güven verici, emniyetli, emin.

Sağlamak : Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Elde etmek, sahip olmak. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek.

Görevli : Resmî görevi olan kimse, memur. Görevi olan, vazifeli.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Polis : Bu kuruluşta yer alan görevli, kollukçu. Şehirde kamu düzenini, huzur ve güvenliği sağlayan kuruluş, kolluk, zabıta.

Jandarma : Bu kuvvette görevli olan kimse. Yurt içinde genel güvenliği ve kamu düzenini korumakla görevli, yasa ve nizamların koyduğu hükümlerin yürütülmesini ve bunlara dayanan hükûmet emirlerinin yerine getirilmesini sağlayan silahlı askerî kuvvet. Açıkgöz.

Asker : Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan. Er. Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Askerlik görevi veya ödevi.

 

Karakolan : Diyarbakır şehri, Çermik belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Karakolköy : Balıkesir ili, Şamlı bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Bitlis şehri, Adilcevaz ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Karakollar : Aydın şehri, Çine ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Karakol ile ilgili Cümleler

  • Karakola gidiyorum.
  • Burak karakoldan kaçmaya çalıştı.
  • Ali Mary'yi polis karakoluna geri getirdi.
  • Dedektif Dan Anderson daha fazla sorgulama için Tuğba'yı karakola götürdü.
  • Polis karakolunun dışında 300 tane protestocu vardı.
  • Benim resmim, ülkedeki her karakolda bulunuyor.
  • En yakın jandarma karakolu nerede?
  • Karakol kim tarafından arandı?
  • Itfaiye istasyonu karakolun yanındadır.

Diğer dillerde Karakol anlamı nedir?

İngilizce'de Karakol ne demek? : [Karakol] n. police station, police office, station, station house, headquarters, nick, post, watchhouse

Fransızca'da Karakol : patrouille [la], corps de garde, poste (de police), commissariat [le]

Almanca'da Karakol : Wache; Revier

Rusça'da Karakol : n. полиция (F), караул (M), охранение (N), каталажка (F)