Sentries türkçesi Sentries nedir

Sentries ingilizcede ne demek, Sentries nerede nasıl kullanılır?

Sentry : Hükümetçe silahlı olarak dolaştırılan türlü güvenlik kuvvetleri. güvenlik kuvvetlerinin yerleşmiş bulundukları konut. Nöbetçi asker. Nöbetçi. Bekçi. Nöbetçi er. Karakol. Muhafız. Nöbet.

Sentry box : Kulübe. Nöbetçi kulübesi.

Sentry go : Kolluk nöbeti. Nöbet.

Sentry post : Nöbet yeri.

Sentrying : Nöbet. Muhafız. Nöbetçi. Nöbetçi er. Nöbetçi asker. Karakol. Bekçi.

Sent for : Getirtmek. Çağırtmak. Aratmak.

Sent after : Sonra gönderilmiş.

Sent him away : Onu olduğu yerden sürgün etmiş. Onu kovmuş.

Misentry : Yanlış madde. Yanlış kayıt. Hatalı kayıt.

Isentropic : İzantropik. Sabit bir entropide. İzentropa ait veya ilgili. Eş entropili. Eşentropili. İzentropik. Sabit entropide. Aralıksız entropiye sahip olan.

İngilizce Sentries Türkçe anlamı, Sentries eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sentries ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bouts : Zaman. Devre. Yarışma. Müddet. Maç. Boks. Kriz. Eskrim maç. Müsabaka.

Ictus : Darbe tıp. Vurgulu hece. Darbe (medikal tıp terimi). Vurgu. Ritim veya vezin vurgusu. Kriz. İktus.

Chaperon : Genç kıza eşlik eden yaşlı kadın. Gardiyan. Isı şok proteini. Şaperon. Genç kıza eşlik etmek. Korumak veya bekçilik etmek.

 

Nightman : Gece adamı.

Actinide series : Aktinik dizisi. Aktinit serisi. Aktinitler.

Line : Oyun alanını bölen, sınırlayan, belirleyen boyadan şerit. Sıra. Astar kaplamak. Bir sokaktaki yapıların, birbirine bakarak içerde ve dışarda yerleşmelerini önlemek, sokağa koşut ve sokaktan eşit uzaklıkta yer almalarını sağlamak üzere, önyüz çizgilerinin çakışması ya da koşut gitmesi istenen varsayımsal çizgi. Sıralamak. Askı halatı. Satır. Çizmek. Hat. Kırıştırmak.

On duty : Görevli. Görevde. İş başında. Vazifeli. Vazife başında. Görev başında. Nöbette.

Headquarters : İdari merkez. Genel merkez. Kumanda merkezi. Şirket merkezi. Merkez. Garnizon. Merkezde çalışanlar. Karargah. Merkez büro.

Rash : Atılgan. Aceleci. Döküntü. İsilik. Sabırsız. Düşüncesiz. Kurdeşen. İhtiyatsız. Silsile. Gözükara.

Serial : Dizi. Bir yapıtın bir dergi ya da gazetede parça parça olarak yayımlanması, bu biçimde yayımlanan yapıt. Devamı olan. Tefrika. Seri halinde olan. Seri. Tefrika halinde yayımlanan. Birbirini izleyen. Bölüntü.

Sentries synonyms : stations of the cross, patterned advance, lanthanide series, helium group, electromotive series, electrochemical series, gatekeepers, bailiff, guards, bodyguard, electromotive force series, custodian, guardsman, keeper, patrollers, invasion, caretaker, bout, inning, patrol, police, course, gatekeeper, ordination, ictuses, lookout, police station, watchhouse, episode, ordering, progression, sentinel, wave train.

Sentries zıt anlamlı kelimeler, Sentries kelime anlamı

 

Divergency : Iraksama. I.protein ya da nükleotit dizilişindeki sapmalar. aynı kökenli organizmaların çeşitli etkiler sonucu farklı görünüşte olmaları. 3.aynı türden ilgili gen ya da proteinlerin ayrılması. Sapma. Fark. Sapma ayrılma. Birbirlerinden ayrılmış ve uzaklaşmış. Fikir ayrılığı. Divergens. Ayrılma.

Convergence : Çakışma. Kümelenme. Yakınsaklık. Yakınlaşım. Bir dizinin ilk n teriminin toplamının, n sonsuza giderken sonlu bir ereye yaklaşması. bir ışıksal dizgenin odak uzaklığının tersi. Bir noktada birleşme. Tavan oturması. Kavuşma. Bir çekitte birleşme. İki ayrı halk kültürü, olay ya da ürününün zamanla birbirine benzemesi, bk. koşut gelişim.

Convergency : Yakınsama. Kavuşma. Yakınlaşma. Eğrilme.

Sentries antonyms : unconnectedness, divergence.