Sentry box türkçesi Sentry box nedir

Sentry box ingilizcede ne demek, Sentry box nerede nasıl kullanılır?

Sentry : Hükümetçe silahlı olarak dolaştırılan türlü güvenlik kuvvetleri. güvenlik kuvvetlerinin yerleşmiş bulundukları konut. Karakol. Nöbetçi asker. Bekçi. Nöbet. Nöbetçi er. Muhafız. Nöbetçi.

Box : Orta çağda oyun yeri (bk. simultane) tiyatroda özel seyir yeri. barok çağda italya'da ilk kez olarak kullanıldı. Tiyatrolarda dört beş kişilik özel bölmeli seyir yeri. Sırıkla atlamada, yarışçıların sıçrayıp havalanmak için sırıklarını sapladıkları maden ya da tahtadan yapılmış yamuk kutu. Kutu. Atletizm, bilgisayar, jimnastik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Kasa. Saplama kutusu. Özel bölme. Loca. 1.50 m. uzunluk, 1.10 m. yükseklik ve 0.50 m. genişliğinde, alttan başlayarak 30, 25, 20,15, 10 cm. yükseklikteki beş parçasıyla yüksekliği ayarlanabilen bir atlama aracı.

Sentry go : Kolluk nöbeti. Nöbet.

Sentry post : Nöbet yeri.

Sentrying : Karakol. Nöbetçi er. Nöbetçi asker. Bekçi. Nöbet. Muhafız. Nöbetçi.

Accessory box : Malzeme kutusu.

İngilizce Sentry box Türkçe anlamı, Sentry box eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sentry box ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cabanas : Kızılderili çadırı. Abd ve güney amerika'da sahil kulübesine verilen isim. Kümes. Kabin. Kabine. Baraka. Havuz kenarında veya plajda üst değiştirmek için kullanılan küçük kabin.

Cabin : Baraka. Pilot kabini. Hücre. Küçük bir yere kapamak. Kabin. Kamara. Tahdit etmek. Kabin veya kamarada yaşamak. Tahta kulübe.

Cabana : Abd ve güney amerika'da sahil kulübesine verilen isim. Kızılderili çadırı. Kabin. Baraka. Kümes. Havuz kenarında veya plajda üst değiştirmek için kullanılan küçük kabin. Kabine.

Bowered : Gölgelik. Bahçe kulübesi. Özel oda (kadınlar için). Demiri. Çardak. Göz demiri. Kameriye. Kuşatmak. Özel oda kadın.

Bowering : Göz demiri. Kameriye. Gölgelik. Demiri. Özel oda (kadınlar için). Çardak. Bahçe kulübesi. Kuşatmak. Özel oda kadın.

Cabining : Kamara. Küçük bir yere kapamak. Kabin veya kamarada yaşamak. Kümültü. Tahdit etmek. Tahta kulübe. Hücre. Kabin. Baraka.

Barracking : Beğenmeme sonucu bağırma. Tezahürat yapmak. Kışla. Bağırarak sözünü kesmek. Bağırarak desteklemek. Kışlada oturtmak. İtiraz narası (spor karşılaşması sırasında). Koğuş. Baraka.

Booth : Kabin. Odacık. Gişe. Gecekondu. Çardak. Salaş. Satış pavyonu. Stand (fuar vb). Baraka.

Bothy : Çiftlik işleri barakası. Barınak. Baraka.

Chanties : Denizcilerin iş yaparken söylediği ritmik şarkı. Külübe. Baraka. Denizci şarkısı. Gecekondu. Denizcilerin çalışırken söylediği şarkı. Gecekondu mahallesi. Heyamola.

Sentry box synonyms : boxes, bowers, watch box, barracked, cabins, bower, guardroom, barrack.