Barracking türkçesi Barracking nedir

  • Beğenmeme sonucu bağırma.
  • Tezahürat yapmak.
  • Koğuş.
  • Kulübe.
  • Bağırarak sözünü kesmek.
  • Kışlada oturtmak.
  • Baraka.
  • Eğreti yapı.
  • Kışla.
  • Bağırarak desteklemek.
  • İtiraz narası (spor karşılaşması sırasında).

Barracking ingilizcede ne demek, Barracking nerede nasıl kullanılır?

Barrack square : Kışla avlusu.

Barrack : Koğuş. Kulübe. Eğreti yapı. Kışlada oturtmak. Tezahürat yapmak. Kışla. Bağırarak sözünü kesmek. Baraka. Bağırarak desteklemek.

Barracked : Baraka. Bağırarak desteklemek. Tezahürat yapmak. Koğuş. Kışlada oturtmak. Bağırarak sözünü kesmek. Eğreti yapı. Kulübe. Kışla.

Barracks : Kışla. Çirkin büyük bina. Kışla tesisleri.

Confinement to barracks : Bir yerin alt kısmında alıkoyma. Kışla içine izole etme. Cezaevine hapsetme.

Barracuda : İskarmoz balığı. İskarmos. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, kefalgiller (mugillidae) familyasından, 1 m kadar uzunlukta, atlantik okyanusu ve akdeniz' de yaşayan bir tür. Yırtıcı bir balık türü.

Barracouta : Yenilebilen büyük uzun bir pasifik deniz balığı. Uzun ekmek dilimi (yeni zelanda argosu).

Detention barracks : Askeri hapishane.

Barracudas : İskarmoz balığı. Yırtıcı bir balık türü.

Barracoon : Geçmişte kullanılmış olan ve kölelerin inceleme ve satış için geçici olarak tutuldukları baraka veya kapalı yer.

 

İngilizce Barracking Türkçe anlamı, Barracking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Barracking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bothy : Çiftlik işleri barakası. Barınak.

Chant : Terane tutturmak. Slogan atmak. Şarkı söyleme. İlahi söylemek. Tekrarlayıp durmak. Monoton bir melodiyle söylemek. İlahi. Monoton bir sesle söylemek. Şarkı söylemek.

Booth : Salaş. Stand (fuar vb). Stand (fuarda veya sergide). Gecekondu. Gişe. Kabin. Çardak. Odacık.

Disruption : Bozulma. Karmaşa. Bozucu. Aksama. Kesilme. Parçalanma. Yarılma. Bozma. İşleyişini durdurma. Karışıklığa itme.

Military post : Garnizon. Askeri posta. Askeri garnizon.

Forts : Yürütmek. İstihkam. Hisar. Sığınak. Takviye edilmiş yer. Ordu üssü. Kale. Müstahkem mevki.

Hut : Kümes. Gecekondu. Barakaya yerleştirmek. Gecekondu mahallesi. Barındırmak.

Billet : Konaklama yeri. Ödev. Konak yeri. Konaklatmak. Not. Konaklatmak (askeri terim). Yerleştirmek. Kütük. Vazife.

Boxes : Kutu. Tokat. Koruyucu kaplar. Şamar. Jüri bölmesi. Televizyon. At arabacısı yeri. Teyp veya radyo. Malın dış etkilerden dokunca görmesini önleyen kaplar. Kutular.

Hutch : Küçük hayvan kafesi. Derişik töz. Dolap. Buğday sandığı. Tavşan kafesi. Kömür vagonu. Kafes (tavşan vb.). Kafes.

Barracking synonyms : dorm, cheer on, cabana, cantonment, barracks, hoorahing, chants, break, encores, interruption, barrack, gap, ward, chanties, quarterage, cabanas, bower, cantonments, cabins, heckling, hutches, chanty, dormitories, barracked, hutment, cabin, caserne, bowered, cot, hoorahed, fort, bowers, root for.