Booth türkçesi Booth nedir

Booth ile ilgili cümleler

English: Ali was sitting alone in a corner booth, eating his lunch.
Turkish: Ali bir köşe standında yalnız oturuyordu, öğle yemeğini yiyordu.

English: Tom ran and ran, until at last he saw the telephone booth.
Turkish: Sonunda telefon kulübesini görünceye kadar koşmaya devam etti.

English: John Wilkes Booth carried a notebook.
Turkish: John Wilkes Booth bir dizüstü bilgisayar taşıdı.

English: Ali sat alone at one of the booths in the diner.
Turkish: Ali lokantadaki kabinlerden birinde yalnız oturdu.

English: I have left my umbrella in the phone booth.
Turkish: Şemsiyemi telefon kulübesinde unutmuşum.

 
 

Booth ingilizcede ne demek, Booth nerede nasıl kullanılır?

Booth man : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Göstericiyi çalıştıran, gösterimlerin düzgün olarak yürüyüşünden, gösterim odasının, gösterim odacığmın yönetiminden sorumlu olan kimse. Gösterimci.

Control booth : Bir tiyatroda, işitsel etmenlerin üretildiği ve yayımlandığı selen aygıtlarıyla donatılmış yer. Selen odası.

Electric booth : Işık odası. Sahne ışıklama dizgesinin denetlendiği ve ışıklama uzmanlarının çalıştığı oda.

Hand puppet booth : El kuklası sahnesi. Çocuklara yönelik el kuklasında kullanılan arka kesimi açık, üç yanı kapalı sahne odacığı.

Information booth : Danışma. Bilgi edinme yeri. Müracaat. Seyahat edenlere turistlere ve ziyaretçilere kullanışlı bilgiler sağlayan ve açık bir kamusal alandan bulunan stant. Danışma yeri.

Boothe : Bir soyadı.

Ticket booth : Bilet gişesi.

Projection booth : Gösterim odacığı. Projeksiyon dairesi. Projeksiyon odacığı. Projeksiyon kabini. Makine dairesi.

Sound booth : Bir tiyatroda, işitsel etmenlerin üretildiği ve yayımlandığı selen aygıtlarıyla donatılmış yer. Selen odası.

Polling booth : Oy verme kabini. Oy verme hücresi.

İngilizce Booth Türkçe anlamı, Booth eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Booth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Box office : Bilet gişesi (sinema veya tiyatro). Bilet gişesi. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Gişe (sinema). Tiyatro biletinin satıldığı yer bk. gişe. Gişe rekorları kıran. Bilet satış yeri. Gişe hasılatı. Sinema gişesi.

Arbors : Küçük bahçe köşkü. Ormanda gölgelik yer. Ağaç dikme. Mil. Dingil. Gölgelik. Ağaç. Ağaçlandırma. Pergole.

Slum : Yoksul komşuluğu. Gecekondu mahallesi. Kimi büyük kentlerde görülen, fiziksel ve toplumsal bakımlardan geri ve yoksul kesim, bk. bozulma bölgesi, gecekondu. Fakir semt. Çok dağınık yer. Teneke mahalle. Kalabalık, eski, yoğun nüfuslu, sıkışık yapılardan oluşan, halk sağlığı kurallarına uymayan düşük ölçünlü konutlardan oluşan ve anamalcı ülkelerin büyük kentlerinin özeklerinde rastlanan komşuluk birimleri. Harabe. Yoksul ev.

Arbor : Ağaçlandırma. Küçük bahçe köşkü. Mil. Ağaç. Ormanda gölgelik yer. Arbor. Ağaç dikme. Pergole.

Hutches : Kafes (tavşan vb.). Tavşan kafesi. Küçük hayvan kafesi. Buğday sandığı. Kömür sandığı. Kömür vagonu. Kafes. Kümes.

Shower bath : Duş yeri. Duş teknesi. Suyu düzgün bir şekilde dağıtarak fışkırtan araç. böyle akan su ile yıkanmak (duş yapmak). Duş. Duş yapma yeri. Duş yapma.

Payoff office : Kasa.

Car : Yolcu bölümü (balon veya zeplin). Vagon. Araba. Oto. Binit. Otomobil. Vagonet. Yolcu taşıyan herhangi bir aracın bölmesi. Patlamalı, içten yanmalı, elektrikli bir motor ya da gaz türbiniyle devinen taşıt.

Loges : Tiyatro locası. Loca. Çevrelenmiş oturma alanı (tiyatro veya opera binasında).

Tollhouse : Ücretli geçiş gişesi. Paralı yol gişesi. Köprü gişesi.

Booth synonyms : shower stall, phone booth, prompt box, prompter's box, shanty, table, cuddy, chamber, ticket office, cubbies, billet, cubicles, carrell, barracked, telephone kiosk, chanties, arbours, bowered, shacks, tenement, mushroom house, chanty, closet, cabs, gazebo, booking office, barrack, polling booth, ventricle, shack, bothy, counters, dais.

Booth ingilizce tanımı, definition of Booth

Booth kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A house or shed built of boards, boughs, or other slight materials, for temporary occupation.