Slum türkçesi Slum nedir

  • Kimi büyük kentlerde görülen, fiziksel ve toplumsal bakımlardan geri ve yoksul kesim, bk. bozulma bölgesi, gecekondu.
  • Kalabalık, eski, yoğun nüfuslu, sıkışık yapılardan oluşan, halk sağlığı kurallarına uymayan düşük ölçünlü konutlardan oluşan ve anamalcı ülkelerin büyük kentlerinin özeklerinde rastlanan komşuluk birimleri.
  • Gecekondu mahallesi.
  • Varoş.
  • Fakir semt.
  • Halkı yoksul yer.
  • Gecekondu.
  • Yoksul ev.
  • Yoksul komşuluğu.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Teneke mahalle.
  • Çok dağınık yer.
  • Harabe.
  • Gecekondu mahallesinde yaşamak.
  • Kenar mahalle.
  • Fakir semtleri hayır için dolaşmak.

Slum ile ilgili cümleler

English: He fell into a slumber inadvertently.
Turkish: O istemeden uykuya daldı.

English: Ali slumped down next to Mary.
Turkish: Ali Mary'nin yanında yığılıp kaldı.

English: Ali slumped back in his chair.
Turkish: Ali sandalyesine çöktü.

English: Ali lives in a slum.
Turkish: Ali gecekonduda yaşıyor.

English: Ali slumped against the wall, exhausted and miserable.
Turkish: Ali duvarın dibine yığıldı, bitmiş ve zavallı olarak.

Slum ingilizcede ne demek, Slum nerede nasıl kullanılır?

Slum area : Yoksulluk adası. Gecekondu mahallesi. Bir kent içinde, düzentasara uygun olarak oluşmuş komşuluk birimleri arasında kalan ve bütün nitelikleriyle göze batan yoksul komşuluğu, bk. yoksul komşuluğu. Yoksul yer. Gecekondu bölgesi.

 

Slum clearance : Bir yoksul komşuluğundaki konutların, yıkılarak, biçimi değiştirilerek ya da onları yaratan koşullar düzeltilerek ortadan kaldırılması. Kentsel dönüşüm projesi kapsamında devletin şehrin fakir ve varoş semtlerindeki binaları yıkması. Yoksul komşuluklarının temizlenmesi.

Slum dweller : Gecekondu semti sakini. Kenar mahalle sakini. Varoş mahalle sakini.

Slum dwellers : Varoş mahalle sakini. Kenar mahalle sakini. Gecekondu semti sakini.

Slum reclamation plan : İyileştirme tasarı. Yaşam ölçünlerinin geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken konut topluluklarında, çevre koşullarının düzeyini yükseltmek amacıyla geçici süreleri kapsamak üzere düzenlenen tasar.

Slumberland : Çocukların uyuduklarında gittikleri hayali yer (gayrı resmi).

Slumbered : Hafif uyumak. Uyumak. Pinekleme. Uyuma. Uyuklamak. Hafif uyku. Uyku. Pineklemek. Uyuklama.

Slumberous : Uykusu gelmiş. Uyuklayan. Pinekleyen. Uyuyan. Uykulu. Uykucu.

Slumber party : Konukların gece birisinin evinde uyudukları parti (genellikle çocuklar). Yatıya kalmalı misafirlik. Pijama partisi. Yatıya kalmalı davet.

Slumber : Uyku. Pineklemek. Uyuklamak. Hafif uyumak. Pinekleme. Uyumak. Hafif uyku. Uyuklama. Uyuma.

İngilizce Slum Türkçe anlamı, Slum eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slum ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Purlieu : Hudut. Sınır. Civar. Etraf.

Barrio : Şehir varoşu (ispanyolca). Mahalle. Banliyö. Şehir.

Desolation : Viranlık. Terk edilmişlik. Kimsesizlik. Yeis. Terkedilmişlik. Perişanlık. Virane. Haraplık. Üzüntü.

 

Shanty : Gemici şarkısı. Kulübe. Denizci şarkısı. Denizcilerin çalışırken söylediği şarkı. Heyamola. Baraka. Denizcilerin iş yaparken söylediği ritmik şarkı. Bayındırlık ve yapı kurallarına aykırı olarak, gerçek ya da tüzel, kamusal ve özel kişilerin toprakları üzerine, toprak iyesinin istenç ve bilgisi dışında, onamsız olarak yapılan, barınma gereksinmeleri devletçe ve kent yönetimlerince karşılanamayan yoksul ya da dar gelirli ailelerin yaşadığı barınak türü.

Slumming : Gecekonduda yaşmak.

Agnation : Hısımlık. Akrabalık. Baba tarafından akrabalık. Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Soydaşlık. Akrabalık (baba tarafından). Akrabalık (baba taraf.).

Shanty town : Gecekondu semti.

Desolations : Üzüntü. Terk edilmişlik. Perişanlık. Haraplık. Virane. Kimsesizlik. Yeis. Yalnızlık. Viranlık.

Derelict : İhmalkar kişi. İhmalci. Sorumsuz. Sahipsiz mal. Dışlanmış kimse. Terkedilmiş. Gemi enkazı. İhmalkar. Terkedilmiş mal.

Slum synonyms : city district, mushroom house, ruins, derelicts, wreck, spend, all round development of individual, hutted, shantytown, wrack, agression, outskirt, slum area, abilities, aesthetical ideal, skid row, ruin, outskirts, suburb, squatter house, chanty, acculturation, shack, purlieus, affection, booth, chanties, hut, alienation, suburbs, tenement, adjustment in marriage, hutting.

Slum ingilizce tanımı, definition of Slum

Slum kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To visit or frequent slums, esp. out of curiosity, or for purposes of study, etc. As, Westminster slums are haunts for theives. A foul back street of a city, especially one filled with a poor, dirty, degraded, and often vicious population. Usually in the plural. Any low neighborhood or dark retreat.