Information booth türkçesi Information booth nedir

  • Müracaat.
  • Danışma yeri.
  • Danışma.
  • Bilgi edinme yeri.
  • Seyahat edenlere turistlere ve ziyaretçilere kullanışlı bilgiler sağlayan ve açık bir kamusal alandan bulunan stant.

Information booth ingilizcede ne demek, Information booth nerede nasıl kullanılır?

Information : Bir dizgenin, kendi durumunu bir im aracılığıyla başka bir dizgeye bildirmesinin nitel etkeni. renkli televizyonda, parlaklık ve renkliliği belirleyen radyoelektrik imlerin nitel etkeni. Bilgi edinme. Enformasyon. Bildirme. Bilgisayar, bilişim, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bilgi işlemde, kullanılan uzlaşımsal kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. bk. veri. İstihbarat. İddia. Şikayet. Bilgi.

Booth : Gişe. Gecekondu. Baraka. Çardak. Kabin. Salaş. Odacık. Stand (fuarda veya sergide). Kulübe. Satış pavyonu.

Information about : Hakkında bilgi.

Information age : Bilgi çağı.

Information and communication technology : Bilgi ve iletişim teknolojisi. 1980’lerde küreselleşmeyle birlikte gelişen, bilgi teknolojileri ve iletişim teknolojilerinin birlikte uygulanmasıyla ortaya çıkan yeni bir alan ve uygulamalar bütünü. Bilgi ve iletişim teknolojileri.

Information and entropy econometrics : Bilgi ve entropi ekonometrisi. Iee.

İngilizce Information booth Türkçe anlamı, Information booth eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Information booth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deliberations : İhtiyat. Tedbirli olma. Üzerinde düşünme. Kafa yorma (argo terim). Müzakereler.

Cuonceling : Bir öğrenciye, gücü oranında en iyi uyumu gerçekleştirebilmesi için, danışmanın okul ve çevre kaynaklarından yararlanarak yaptığı bireysel ve kişisel yardım. bir öğrencinin karşılaştığı güçlüklerin nedenlerini tanımlama yolunu seçerek ya da seçmeden ona yapılan iyileştirici yardımın kişisel yönü.

Consulting : Oturum kümeleri yordamında, bireylerin özçözümlemelerine dayanan bir gözlem koşulunda görüşmeciye bir danışman işlevi yükleyen görüşme. Danışmanlık. Danışman olan. Danışman. Danışmanlık yapan. Müşavirlik.

Conferring : Kurul. Görüşme. Bağış. Konsültasyon.

Advice : Akıl. Nasihat. Yatırımı ya da saycaları bulunanları, yapılan tüm ödemeler ve bunlar sayışımına alınan paralar için bankalarca kendilerine gönderilen ödeme ve alma bildirgesi. Tavsiye. Pend. Uyarı. Salık. Fikir. Geneş.

Counselling : Danışmanlık. Rehberlik. Tavsiye etme.

Counseling : Öğüt verici. Rehberlik. Tavsiye edici. Danışmanlık.

Concultation : Konsültasyon.

Consultation : Baş vurma. Danışık. Başvurma. Konsültasyon (tıp). Görüşme yöntemi. Müzakere. İstişare. Müşavere. Hukuk, veterinerlik alanlarında kullanılır. Geneş.

Recourses : Merci. Başvurma. Başvurulacak kimse. Rücu hakkı. Başvurulacak yer. Rücu. Yardım dileme. Yardım kaynağı. Başvuru.

Information booth synonyms : recourse, advisement, consultations, advices, consultative, deliberation, application, advisory, help desk.