Kabin nedir, Kabin ne demek
Kabin; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Küçük, özel bölme.
- Plajda soyunma yeri.
- Uçakta yolcuların oturduğu bölüm.
- Gemilerde, uçaklarda, uzay gemilerinde küçük bölme

"Kabin" ile ilgili cümle
- "Az sonra asansör kabininin çıkardığı sesi yeniden duydu." - O. Aysu
- "Sonra kabinini gösterdi Özer'e. Hadi giyin, kabinimin kapısından gel al beni." - N. Cumalı
Yerel Türkçe anlamı:
Kürk, gocuk, yağmurluk.
Gitar terimi olarak anlamı:
Ses dalgaları üzerinde mekanik olarak yükseltme ve filtreleme görevlerini yerine getiren ayrıca hoparlörü taşıyan ve koruyan bölüm.
İngilizce'de Kabin ne demek? Kabin ingilizcesi nedir?:
cabinet
Kabin tanımı, anlamı:
Kabin amiri : Uçuş sırasında kabinin uçuş güvenliği ve yönetiminden kaptana karşı sorumlu olan hostes.
Banyo kabini : Duş kabini.
Duş kabini : Duş veya banyo küvetinin etrafına takılan, suyun dışarıya sıçramasını önleyen, buharın içeride kalmasını sağlayan, alüminyum veya plastikten yapılmış çerçevelerine cam, mika vb. plastik malzeme yerleştirilmiş, ön panelleri bir ray üzerinde hareket edebilen bir kabin türü, banyo kabini.
Pilot kabini : Uçakların ön tarafında pilot ile uçuş teknisyeninin bulunduğu, uçağın yönetildiği özel bölüm, pilot köşkü, kokpit.
Telefon kabini : Telefon kulübesi.
Kabine : Kabin. Hela. Hekim muayenehanesi. Bakanlar Kurulu, hükûmet.
Kabine çekilmek : Bakanlar Kurulu görevini bırakmak.
Kabine düşmek : Bakanlar Kurulu herhangi bir sebeple görevini bırakmak zorunda kalmak.
Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Yaşı daha az olan. Küçük abdest. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Kısık, parlak olmayan (ses). Niteliği aşağı olan, bayağı.
Bölme : Dört işlemden biri, taksim. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim.
Gemi : Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.
Uçak : Kanatlarının altındaki havanın yaptığı basınç yardımıyla yükselip ilerleyebilen motorlu hava taşıtı, tayyare.
Uzay : Bütün gök cisimlerinin içinde bulunduğu sınırsız boşluk. Bütün varlıkların içinde bulunduğu sonsuz boşluk, feza, mekân.
Yolcu : Yolculuğa çıkmaya hazırlanan kimse. Yolculuğa çıkmış kimse. Doğması beklenen çocuk. İşten çıkarılması beklenen kimse. İyileşmesi umutsuz hasta.
Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Çağ, devir. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman.
Özel : Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı. Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan, spesiyal. Ayırt edici bir niteliği olan. Her zaman görülenden, olağandan farklı. Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî. Dikkate değer. Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.
Soyunma : Soyunmak işi.
Kabinnik : Haksızlık.
Kabin ile ilgili Cümleler
- Başbakan kabineyi kuramadı.
- Kabin fırtına tarafından parçalara ayrıldı.
- Onu denemek istiyorum. Deneme kabini nerede?
- Mevcut kabine hakkında ne düşünüyorsun?
- Deneme kabini şimdi kullanılıyor.
- Onlar tren kabininden navlun çıkarıyorlar.
- Deneme kabini dolu.
- Kabinin su ya da elektriği yoktu.
- Kabine krizi görüşmek üzere bugün buluşuyor.
- Kabinenin her üyesi mevcuttu.
- Kaldığımız kabinde elektrik yoktu.
- Kabin kesinlikle sessizdi.
Diğer dillerde Kabin anlamı nedir?
İngilizce'de Kabin ne demek? : n. cabin, booth, car
n. container, cover, case, holder, vessel, pot, utensil, binder, cape, hollowware, jacket, receptacle
Fransızca'da Kabin : cabine [la]
Almanca'da Kabin : die Kabine
Rusça'da Kabin : n. кабина (F), каюта (F), примерочная (F)

Bu kısımda Kabin nedir? Kabin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kabin tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kabin hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.