Cubicle türkçesi Cubicle nedir

Cubicle ingilizcede ne demek, Cubicle nerede nasıl kullanılır?

Change cubicle : Soyunma kabini.

Changing cubicle : Soyunma kabini.

Cubicles : Odacık. Kabine. Kabin. Hücre. Göz. Küçük oda. Diğer bölümlerden ayrılmış küçük bölme veya ofis. Küçük bölme.

Cubicly : Küp şeklinde.

Cubic antenna : Kübik anten.

Cubic centimetre : Santimetre küp. Santimetreküp.

Cubic decimetre : Desimetreküp.

Cubic decimeter : Hacim ölçümü birimi. Desimetre küp. Desimetreküp.

Cubic capacity : Silindir hacmi.

Cubic centimeter : Santimetre küp. Santimetreküp. Küp hacmi (uzunluğu, genişliği ve yüksekliği bir santimetre).

İngilizce Cubicle Türkçe anlamı, Cubicle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cubicle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cabs : Makinist yeri. Kiralık araba. Taksi. Kasa. Sürücü yeri. Aracı kullanan kişinin yeri. Fayton. Lokomotif veya kamyon sürücüsünün oturduğu kapalı bölüm. Taksi ile gitmek.

Cell : Kimyasal erkeyi elektriksel erkeye çeviren ve birkaç voltluk akım verebilen üreteç; kuru pil. Genellikle gözle görülemeyecek kadar küçük, yarı geçirgen bir zar ile çevrili sitoplazma kitlesinden oluşan, sitoplazma içinde çeşitli hayali olayları yürüten çekirdek, endoplazmik retikulum, mitokondri, sentriol, lizozom, ribozom, gibi organeller ile mikrofilamentler, mikrotüpçükler vb. yapılar bulunan, genetik materyali ya bir zar ile çevrili (ökaryot) ya da sitoplazma içinde zarsız olarak yer alan (prokaryot) bir organizmanın yapı ve görev bakımından en küçük birliği. Oda (manastır vb). Kimyasal erkeyi elektrik erkesine dönüştüren düzenek. Bağımsız olarak işlev görebilen en küçük canlı birimi, dokular, organlar ve kan dolaşımını oluşturan birimler. Ünite. Kıvılkesim işleminin yapıldığı kap. Cep. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Cabana : Abd ve güney amerika'da sahil kulübesine verilen isim. Baraka. Kızılderili çadırı. Havuz kenarında veya plajda üst değiştirmek için kullanılan küçük kabin. Kulübe. Kümes.

Surgery room : Ameliyathane.

Tolbooth : Bilet gişesi. Ücret gişesi.

Car : Yolcu taşıyan herhangi bir aracın bölmesi. Yolcu bölümü (balon veya zeplin). İngiltere'de tekerlekli. Patlamalı, içten yanmalı, elektrikli bir motor ya da gaz türbiniyle devinen taşıt. Oto. Araba. Otomobil. Vagonet. Binit.

Monastery : Manastır.

Cuddies : Kamara (güvertede). Küçük kamara. Gemi mutfağı. Dolap. Güverte kamarası. Gemi salonu.

Cabinet council : Bakanlar kurulu. İcra vekilleri heyeti.

Cubbies : Cep. Çocukların korunma odası olarak kullanıldığı oda veya yer.

Cubicle synonyms : shower stall, prompter's box, prompt box, phone booth, loge, the cabinet, compartment, polling booth, cubicles, tollhouse, passenger cabin, kiosk, aperture, toileting, cabanas, consulting room, telephone kiosk, cab, closet, call box, blinkering, convent, cellula, celling, booth, confessional, cells, cubby, cabinet, alcove, antechamber, cubbyhole, alcoves.

 

Cubicle ingilizce tanımı, definition of Cubicle

Cubicle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Esp., a sleeping place partitioned off from a large dormitory. A loding room.