On duty türkçesi On duty nedir

  • Görevli.
  • Vazifeli.
  • Görev başında.
  • Nöbette.
  • Vazife başında.
  • İş başında.
  • Görevde.
  • Nöbetçi.

On duty ile ilgili cümleler

English: I wasn't on duty then.
Turkish: O zaman görevde değildim.

English: Ali is on duty now.
Turkish: Ali şu anda görevde.

English: Ali is on duty tonight.
Turkish: Ali bu gece görevli.

English: I'll be on duty this Sunday.
Turkish: Bu pazar görevde olacağım.

English: I told you Tom had been on duty too long.
Turkish: Sana Tom'un uzun süredir görevde olduğunu söyledim.

On duty ingilizcede ne demek, On duty nerede nasıl kullanılır?

On : Açık. Yanmak. Üstünde. Giyilmiş. Çakırkeyif. De. İle. Devrede. Üzerinde. E doğru.

Duty : Güç. Ödev. Harç. Görev. Belirli bir işin veya hizmetin yapılması için yetkili makamlar tarafından verilen izin karşılığında elde edilen vergi benzeri bir gelir. Yükümlülük. Sorumluluk. Hizmet. Gümrük vergisi.

On duty court : Nöbetçi mahkeme.

Be on duty : Görevde olmak. Görevde bulunmak. Nöbetçi olmak. Nöbet tutmak.

Officer on duty : Nöbetçi subay.

On a charge of murder : Cinayet suçlaması ile.

On a daily basis : Günlük bazda. Günlük. Her gün. Günlük olarak.

İngilizce On duty Türkçe anlamı, On duty eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak On duty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

In harness : İş üstünde. Çalışmakta.

Officering : Polis memuru. Yetkili. Makam sahibi. Komuta etmek. Subayları atamak. İdare etmek. Sağlık memuru. Subay. Memur.

Sleep mode : Uyku kipi. Uyku modu. Beklemede.

Functionaries : İşlevleri olan kimse.

Incumbent : Zorunlu. Düşen. Üzerine vazife olan. Görevli kimse. Boynunun borcu. Üzerine düşen. Görev olarak yükletilmiş. Memur. Yükümlü.

Officer : Polis memuru. Makam sahibi. Komuta etmek. Subayları atamak. Yetkili. Memur. Sağlık memuru. İdare etmek. Subay.

On guard : Tetikte. Çalışma, vuruşma ya da yarışma için, iki kılıçoyuncusunun karşılıklı olarak aldıkları özel bir duruş biçimi. Hazır. Vuruşma duruşu.

Gatemen : Kapıcı. Bekçi. Bir kapıdan gerçekleşen trafik akışını gözetleyen kişi. Muhafız.

Gateman : Kapıcı. Muhafız. Bir kapıdan gerçekleşen trafik akışını gözetleyen kişi. Bekçi.

Guardsmen : Asker.

On duty synonyms : official, guardsman, sentries, commissioned, in the line of duty, scout, office bearer, employee, employees, on the fly, attendant, officered, at work, pickets, in charge, lookouts, lookout, sentinels, guard, guards, on the go, on the job, sentinel, picket, functionary, sentry, incumbents, personnel.