Duty türkçesi Duty nedir

  • İş.
  • Ödev.
  • Hizmet.
  • Eşya ve kişilerin ülke sınırlarından giriş ve çıkışlarında denetimlerinin yapıldığı ve vergilerin tahakkuk ettirildiği kamu kuruluşu. bk. gümrük vergisi.
  • Güç.
  • Vazife.
  • Gümrük vergisi.
  • Görev.
  • Borç.
  • Resim.
  • Sorumluluk.
  • Gümrük.
  • Vergi.
  • Harç.
  • Vecibe.
  • Belirli bir işin veya hizmetin yapılması için yetkili makamlar tarafından verilen izin karşılığında elde edilen vergi benzeri bir gelir.
  • Saygı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Yükümlülük.
  • Kapasite.

Duty ile ilgili cümleler

English: Ali is on duty tonight.
Turkish: Ali bu gece görevli.

English: A right without a duty is a privilege.
Turkish: Ödevsiz hak, imtiyazdır.

English: Above all do not forget your duty to love yourself.
Turkish: Her şeyden önce, kendini sevme görevini unutma.

English: Ali is off duty today.
Turkish: Ali bugün çalışmıyor.

English: Ali is on duty now.
Turkish: Ali şu anda görevde.

Duty ingilizcede ne demek, Duty nerede nasıl kullanılır?

Duty based ethics : Ödev duygusu dışında ahlaki değer taşıyan hiçbir motif olmadığını, bir eylemin sadece ödev ve yükümlülük duygusuyla yapıldığı zaman gerçek bir ahlaki değer taşıyabileceğini savunan etik görüş. Ödev etiği.

Duty bound : Zorunluluk gereği. Mecburiyetten dolayı gereken. Bir zorunluluktan dolayı gereken.

 

Duty call : Mecburi ziyaret.

Duty cycle : Doluluk boşluk yüzdesi. Doluluk boşluk oranı. İş zamanı. Hizmet çevrimi. Görev döngüsü. Görev çevrimi.

Duty factor : Görev unsuru.

Duty ratio : Çalışma doluluk oranı. Çalışma doluluğu oranı. Çalışma oranı.

Duty paid : Gümrüğü ödenmiş. Rıhtımda teslim. Denizyolu taşımacılığında malın dışsatımcı tarafından dışalımcıya adı belirtilen varış limanında gümrük vergileri ödenmiş olarak yapılan teslim biçimi. Vergisi ödenmiş. Gümrük vergisi verilmiş.

Duty free exempt from customs : Gümrüksüz. Gümrük vergisi ile bağımlı olmayan mal. gümrük vergisi ödenmemiş kaçak mal.

Duty on exports : İhracat vergisi.

Duty officer : Nöbetçi subayı. Görevi başında olan subay. Nöbetçi subay.

İngilizce Duty Türkçe anlamı, Duty eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Duty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ascendancy : Hüküm sürme. Nüfuz. Üstünlük. Egemenlik. Hüküm. İtibar.

Mission : Misyonerler kurulu. İdeal. Kurul. Alan çalışması. Özel görev. Heyet. Misyon.

Accountability : Hesap verme. Hesap verme mecburiyeti. Hesap verme zorunluluğu. İzlenebilirlik. Mesuliyet. Hesap verebilirlik. Saymanlık. Sayışım sorumluluğu.

Biz : Saçmalık. Zaman kaybı.

Missions : Heyet. Elçilik. Misyon. Amaç. İdeal.

Care : Önem vermek. İlgili olmak. Özen. Sevmek. Aldırmak. Kendini üzmek. Umursamak. Endişelenmek. İlgilenmek.

Feeing : Fiyat. Tımar. Vizite. Ücretini vermek. Ücret. Ücretli olarak tutmak. Duhuliye. Bahşiş vermek. Ödemek.

Engagement : Katılım. Söz. Vuruşma duruşunda, savutların uçlarını karşılıklı olarak uygun görülen çelgi doğrultusunda çaprazlama. Birbirine geçme. Sözleşme. Çarpışma. Çatma. Taahhüt.

 

Capacitance : Sığınç. Direnç. Kapasitans. Bir iletkenin yük sığdırım olanağı; iletkenler ve yalıtkanlar dizgesinin erkil birimi başına sığdırabildiği yük tutarı; birimi farad'dır. Sığa. Elektriksel kapasite. Sığallık. Güçlülük.

Charge : Şarj etmek. Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2— bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı. Vazifelendirmek. Taarruz. Bir yoğunlaç ya da akımsaklar üzerinde toplanmış erke. Hukuk, fizik, kimya, iktisat, nükleer enerji, tarih alanlarında kullanılır. Yük. Görevlendirmek. Şarj.

Duty synonyms : white man's burden, line of duty, civic responsibility, duty assignment, compost, part, liabilities, capacity, tariff, homages, encumber, assessment, affair, ascendance, impositions, avocation, customs authorities, daubs, diagramed, comities, considerations, deb, ardous, capabilities, customs, austere, due, encumbrances, commitment, effigies, arm, custodies, moral obligation.

Duty zıt anlamlı kelimeler, Duty kelime anlamı

Heavy duty : Ağır vergi. Dayanıklı. Ağır yük. Uzun ömürlü. Ağır vergili. Ağır hizmet. Ağır hizmet tipi. Ağır iş. Ağır hizmete uygun.

Duty antonyms : light duty.

Duty ingilizce tanımı, definition of Duty

Duty kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Payment. That which is due.