Yükümlülük nedir, Yükümlülük ne demek

  • Yapılması zorunlu olan iş veya bir işi yapma zorunluluğu, yükümlülük, yüküm, mükellefiyet, mecburluk, mecburiyet

"Yükümlülük" ile ilgili cümle

  • "... milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla ... temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir." - Anayasa

Hukuki terim anlamı:

mükellefiyyet (bk. yüküm).

Yükümlülük kısaca anlamı, tanımı:

Yükümlü : Bir şeyi yapma zorunluluğu olan, memur, mükellef.

Yüküm : Yükümlülük.

Yapılma : Yapılmış. Yapılmak işi.

Zorunlu : Doğal olarak kaçınılması imkânsız olan, olumsal karşıtı. Kesin olarak gereksinim duyulan, zaruri, mecburi, ıztırari.

Yapma : Yapay. Yapmak işi. Yapmacık, sahici karşıtı.

Mükellefiyet : Yükümlülük.

Mecbur : Herhangi bir konuda yükümlü, bir şeyi yapmak zorunda olan. Bağlı, düşkün, tutkun.

Mecburiyet : Yükümlülük. Zorunluluk.

Yükümlülük belgesi : Doğu Avrupa ülkelerinde bulgu belgesi yerine verilen ve bütün devlet kurumlarına, izinsiz yararlanma hakkı ve yetkisi sağlayan belge.

Yükümlülük bulgusu : Bir işletmedeki teknik çalışmalar sırasında sağlanan bulgu.

Yükümlülük mantığı : Ödev mantığı.

Yükümlülük sigortası : Üçüncü şahısların zararlarını karşılamak amacıyla yaptırılan sigorta.

 

Yükümlülük ile ilgili Cümleler

  • Ali yükümlülüklerini yerine getirmedi.
  • Onun planının hem erdemleri hem de yükümlülükleri vardır.
  • Artık yükümlülüklerimi yerine getiremiyorum.
  • O, yükümlülüklerini yerine getirmedi.

Diğer dillerde Yükümlülük anlamı nedir?

İngilizce'de Yükümlülük ne demek? : n. charge, compulsion, duty, encumbrance, engagement, function, impost, incumbency, liability, obligation, onus, ought, responsibility

Fransızca'da Yükümlülük : charge [la], impôt [le]

Almanca'da Yükümlülük : n. Obliegenheit, Verpflichtung