Yüküm nedir, Yüküm ne demek

  • Yükümlülük

"Yüküm" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Vergi yükümü yasayla konulur."

Hukuki terim anlamı:

mükellefiyyet (bk. yükümlülük).

Yüküm anlamı, tanımı:

Yükümlendirme : Yükümlendirmek işi.

Yükümlendirmek : Yükümlülük altına almak.

Yükümlenme : Yükümlenmek işi, tekeffül.

Yükümlenmek : Bir şeyin sorumluluğunu üzerine almak, tekeffül etmek.

Yükümlü : Bir şeyi yapma zorunluluğu olan, memur, mükellef.

Yükümlülük : Yapılması zorunlu olan iş veya bir işi yapma zorunluluğu, yükümlülük, yüküm, mükellefiyet, mecburluk, mecburiyet.

Vergi yükümlüsü : Vergi vermek zorunda olan gerçek veya tüzel kişi, vergi mükellefi.

Yükümlenim hakkı : Başkasının taşınmazı üzerinde, onun değerini azaltan ve bir kimsenin yararlandığı, geçme, ışık alma, yapı desteği gibi kullanma hak ve ayrıcalığı.

Yükümler : Osmanlılarda olağanüstü zamanlarda alınan ve her eyaletin özel yasaları ile saptanmış olan töresel bir kümenin adı. (Mücerred, raiyyet, çift, bennak, ispençe, bad-ı hava, arusiye, cürüm ve cinayet, ihtisab, çiftbozan, tapu, bağ bahçe ve bostan, kovan, çift ve ağıl, yaylak, kışlak, balta, yaya ve kaçkun, çürük vergileri vb.)

Yükümlü bağışlama : mükellefiyyetli hibe.

Yükümlülük belgesi : Doğu Avrupa ülkelerinde bulgu belgesi yerine verilen ve bütün devlet kurumlarına, izinsiz yararlanma hakkı ve yetkisi sağlayan belge.

 

Yükümlülük bulgusu : Bir işletmedeki teknik çalışmalar sırasında sağlanan bulgu.

Yükümlülük mantığı : Ödev mantığı.

Yükümlülük sigortası : Üçüncü şahısların zararlarını karşılamak amacıyla yaptırılan sigorta.

Yükümsemek : Küçümsemek, soğuk davranmak.

Yüküm ile ilgili Cümleler

  • O, yükümlülüklerini yerine getirmedi.
  • Onun planının hem erdemleri hem de yükümlülükleri vardır.
  • Artık yükümlülüklerimi yerine getiremiyorum.
  • Ali yükümlülüklerini yerine getirmedi.
  • Bir kaptan, gemisinden ve ekibinden yükümlüdür.
  • Bu şirkette çalışan kadınlardan yükümlü olacaksın.
  • Vergi ödemek her işçinin yükümlülüğüdür.

Diğer dillerde Yüküm anlamı nedir?

İngilizce'de Yüküm ne demek? : [yük] n. bulk, burden, cargo, charge, encumbrance, fardel, freight, goods, haul, impedimenta, imposition, impost, incident, lading, load, loading, onus, plummet, shipment, stowage, strain, tax, weight, shipload, pile

Fransızca'da Yüküm : obligation [la], charge [la], servitude [la], sujetion [la]

Almanca'da Yüküm : n. Belastung

Rusça'da Yüküm : n. повинность (F), обязанность (F)