Mecbur nedir, Mecbur ne demek

Mecbur; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Herhangi bir konuda yükümlü, bir şeyi yapmak zorunda olan.
  • Bağlı, düşkün, tutkun

"Mecbur" ile ilgili cümle

  • "Biz toprağımızdan düşmanı atmaya mecburuz." - R. E. Ünaydın

Mecbur anlamı, tanımı:

Mecbur etmek : Zorlamak.

Mecbur kalmak : Herhangi bir şeyi yapmak zorunda bulunmak.

Mecbur tutmak : Zorlamak, yükümlü saymak, mecbur etmek.

Mecburen : Kendi isteğinin dışında, zorla, kaçınılmaz, zorunlu olarak.

Mecburi : Zorunlu.

Mecburi hizmet : Bursu veren kuruluşun hizmetinde zorunlu olarak belli bir süre çalışma.

Mecburiyet : Yükümlülük. Zorunluluk.

Yükümlü : Bir şeyi yapma zorunluluğu olan, memur, mükellef.

Yapmak : Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Yol almak. Olmasına yol açmak. Onarmak, tamir etmek. Bir durum yaratmak. Düzenli bir duruma getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Gerçekleştirmek. Salgılamak, çıkarmak. Dışkı çıkarmak. Davranmak, hareket etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Olmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Üretmek. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Evlendirmek. Edinmek, sahip olmak. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek.

 

Düşkün : Kötü yola düşmüş, ahlaksız. Bir şeye kendini aşırı vermiş olan, çok bağlı, âşıklı, tutkun. Değer ve onurunu yitirmiş. Meraklı. Yoksulluk sebebiyle mutluluk ve refahını yitirmiş. Geçim sıkıntısına düşmüş. Yaşlılık, hastalık vb. sebeplerle çalışma gücünü yitirmiş.

Tutkun : Gönül vermiş, meftun, meclup. Bir şeye alışmış, bağlanmış, düşkün.

Bağlı : Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı. Kapatılmış olan, kapalı. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir bağ ile tutturulmuş olan.

Mecbur kalmak : herhangi bir şeyi yapmak zorunda bulunmak.

Mecburcu : Bazı iskambil oyunlarında oyuna kesin olarak katılması gereken kimse. mec. Herhangi bir şeyi yapmak zorunda bırakılan kimse.

Mecburculuk : Mecburcunun durumu.

Mecbur ile ilgili Cümleler

  • Tom, yeni dairesine taşınmak için yardım almaya mecbur.
  • Senin mesain mecburidir.
  • Bunu yapmak istemiyorsan, mecbur değilsin.
  • Mecburen onu yanımda götüreceğim.
  • O unutmaya mecbur.
  • Biz toprağımızdan düşmanı atmaya mecburuz.
  • Mecbur kalmadıkça bize yardım etmediler.
  • Kurala uymaya mecbur edildik.
  • Ben yalan söylemeye mecbur kaldım.

Diğer dillerde Mecbur anlamı nedir?

İngilizce'de Mecbur ne demek? : adj. compelled, forced, bound, doomed

Fransızca'da Mecbur : forcé/e, contraint/e, engagé

Almanca'da Mecbur : gezwungen, genötigt

Rusça'da Mecbur : adj. обязанный