On guard türkçesi On guard nedir
- Hazır.
- Çalışma, vuruşma ya da yarışma için, iki kılıçoyuncusunun karşılıklı olarak aldıkları özel bir duruş biçimi.
- Eskrim alanında kullanılır.
- Nöbette.
- Vuruşma duruşu.
- Tetikte.
On guard ile ilgili cümleler
English: Ali is a prison guard.
Turkish: Ali bir hapishane gardiyanı.
English: Ali fell asleep on guard duty.
Turkish: Ali nöbette uyuyakaldı.
English: Ali was accused of falling asleep on guard duty.
Turkish: Ali nöbette uykuya dalmakla suçlandı.
English: Ali has been a prison guard for ten years.
Turkish: Ali on yıldır bir hapishane gardiyanıdır.
English: I'm on guard here.
Turkish: Burada nöbet tutuyorum.
On guard ingilizcede ne demek, On guard nerede nasıl kullanılır?
On : Devrede. Olmakta olan. Giyilmiş. İle. Üzerinde. Hazır. E doğru. Çakırkeyif. Üstünde.
Guard : Nöbet. Gözetim. Korunmak. Savunma pozisyonu. Denetim altına almak. Muhafız. Bekçi kalmak. Koruma memuru. Bir lamba ya da ışıklığı vurmalara karşı koruyan ya da kırılma sonucu cam kırıklarının düşmesini engelleyen ızgara. Koruma.
On guard line : Başlama çizgisi. "orta çizgi"nin ikişer metre sağında ve solunda, yarışmacıların vuruşmaya başlamadan önce yer aldıkları çizgi.
Be on guard : Dikkatli olmak. Gözetlemek. Nöbet tutmak. Gardını almak. Tetikte olmak.
Be on guard duty : Nöbet tutmak.
On a daily basis : Her gün. Günlük olarak. Günlük bazda. Günlük.
On a charge of murder : Cinayet suçlaması ile.
İngilizce On guard Türkçe anlamı, On guard eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak On guard ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Guarded : Tedbirli. İhtiyatlı. Tarafsız kimse. (söz) dikkatli. Uyanık. Muhafazalı. Korunan.
Championship : Şampiyonluk. Üstünlük. Şampiyona. Birincilik. Birincilik yarışmaları. Bir topluluğun, bir bölgenin, belirli bir süre için en iyi yarışmacısını ya da takımını seçmek amacıyla düzenlelenen yarışmaların tümü.
Handier : Hünerli. İşe yarayan. Yakın. Eli işe yatkın. Kullanışlı. Elinden her iş gelen. Mahir. El altında. Yararlı.
Wakeful : Uyanık. Uyuyamayan. Tetikte olan. Uykusuz.
Center line : Eksen çizgisi. Merkez hattı. Yarışlığın ya da yarışlık yaygısının ortasından geçen çizgi. Eksen. Orta çizgi. Aks. Michigan eyaletinde şehir.
Attacks on the blade : Savuta saldırılar. "ezme", "bastırma", "çırpma" gibi doğrudan doğruya önce savutu etkileyen saldırılar.
Argus : Açıkgöz. Yüz gözlü bir şahıs. Yüz gözlü canavar. Tedbirli. Dikkatli veya tedbirli nöbetçi. Yüz gözlü prens. Uyanık. Argus (mitoloji terimi).
Combatant : Vuruşmacı. Savaşan. Mücadeleci. Alperen. Dövüşçü. Ateşli bir tartışmaya katılan kimse. Muharip. Kavgacı tip. Savaşçı.
Circular parry : Döner çelgi. Sıyırma ya da kesme ile karşı doğrultuya geçmek isteyen savut namlusunu yakalayıp ilk doğrultusunda tutmak için, yarım çember eylemiyle yapılan çelgi.
Handiest : Eli işe yatkın. İşe yarayan. Mahir. Yararlı. Kullanışlı. Hünerli. Elinden her iş gelen. Kolay kullanımlı. Yakın.
On guard synonyms : immediate, compound riposte, clearheaded, at hand, forthcoming, available, close combat, on the look out, compound attacks, bout, game, argus eyed, on the alert, wakefully, agreeable, change of engagement, sleep mode, attachment plug, at full cock, handy, corps a corps, disposed, gamest, acock, blade, aware, in hand, amateur, cut and dried, bad, finished, at point, vigilant.

Bu kısımda On guard kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede On guard ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce On guard anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz On guard ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.