Championship türkçesi Championship nedir
- Birincilik.
- Birincilik yarışmaları.
- Şampiyonluk.
- Üstünlük.
- Eskrim alanında kullanılır.
- Şampiyona.
- Bir topluluğun, bir bölgenin, belirli bir süre için en iyi yarışmacısını ya da takımını seçmek amacıyla düzenlelenen yarışmaların tümü.
Championship ile ilgili cümleler
English: For sure, she'll win the championship in the tournament.
Turkish: O kesinlikle turnuvada şampiyonluk kazanacak.
English: They will be fighting for the championship this time tomorrow.
Turkish: Yarın bu saatte, onlar şampiyonluk için dövüşüyor olacaklar.
English: The German athletes won four gold medals at the luge world championship in Canada.
Turkish: Alman sporcular Kanada'daki kızak dünya şampiyonluğunda dört altın madalya kazandılar.
English: The player won the championship three times in a row.
Turkish: Oyuncu üst üste üç kez şampiyonluk kazandı.
English: We already have the championship in our hands.
Turkish: Zaten elimizde şampiyonluk var.
Championship ingilizcede ne demek, Championship nerede nasıl kullanılır?
Championship in gymnastics : Belli cimnastik alıştırmalarında, en üstün başarı göstereni ayırmak amacıyla yapılan yarışmalar. Cimnastik birincilikleri.
National championship : Ülkenin en iyisi olma unvanı için yapılan yarışma. Ulusal şampiyonluk. Turnuva finalleri.
Won the championship : Şampiyon oldu. Yarışta birinci oldu. Şampiyonluğu kazandı.
World championship : Final yarışı. Dünya şampiyonluğu. Dünya şampiyonası. Dünya birinciliği. Dünya şampiyonluğu için girilen yarış. Her dört yılda bir, bütün dünya ulusal takımlarının katılmalarıyla düzenlenen, ayaktopu dünyasının en büyük kupa karşılaşmaları.
Championships : Şampiyonluk. Üstünlük. Şampiyona. Birincilik.
Championing : Desteklemek. Destek olmak. Müdafaa etmek. En iyi. Şampiyon. Üstün niteliklere sahip kimse. Tarafını tutmak. Çok yetenekli kimse. Savunmak. Uğrunda mücadele vermek.
National champion : Ülke birincisi. Belli bir alanda ulusal şampiyonluğu kazanmış olan kimse veya takım. Ulusal şampiyon.
Championed : Uğrunda mücadele vermek. Destek olmak. Savunmak. En iyi. Çok yetenekli kimse. Müdafaa etmek. Üstün niteliklere sahip kimse. Desteklemek. Şampiyon. Tarafını tutmak.
Champions : Savunucu. Üstün niteliklere sahip kimse. Şampiyonlar. Şampiyon. Destekleyici.
European champion : Bir yarışmada tüm diğer avrupa yarışmacılarını yenen avrupalı kişi (spor). Avrupa şampiyonu.
İngilizce Championship Türkçe anlamı, Championship eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Championship ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Amateur : Deneyimsiz kimse. Meraklı. Tiyatroya özenen, tiyatroyu sevdiği için yönelen, tiyatro eğitiminden geçmemiş ve meslekten olmayan kişi. Amatör. Hiç bir çıkar ve kazanç gözetmeksizin kılıçoyunu ile uğraşan, bunu beğeni için yapan kimse. Beceriksiz. Özenci. Hevesli.
Combatant : Alperen. Mücadeleci. Ateşli bir tartışmaya katılan kimse. Vuruşma yapan kılıçoyuncusu. Mücahit. Savaşçı. Kavgacı tip. Muharip. Vuruşmacı.
Distinctions : Ayrım. Ayırt etme. Rütbe. Yükselme. Fark gözetme. Fark. Açıklık. Ün. Ayırma.
Triple crown : Üçlü taç. Aynı sene içinde hem ülkesinin liginde şampiyon olan hem ulusal basketbol kupasını kazanan hem de avrupa'da euroleague'i kazanıp üçleme yapan basketbol takımı.
Contest : Yarışma. İtiraz etmek. İtiraz edip yanlış olduğunu ispatlamaya çalışmak. Yarışmak. Münakaşa. Rekabet etmek. Karşı koymak. Mücadele. Çekişmek. Doğruluğu hakkında tartışmak.
Attachment plug : Bağlama fişi. Bağlantı fişi. Ekleme fişi. Elektrikli makara kordonunun ucundaki gövde kordonunu bağlamaya yarayan dişi fiş.
Combat : Çarpışma. Mücadele. Cenk. Savaşım. Çarpışmak. Savaş açmak. İki kılıçoyuncusunun yenişme gözetmeden çalışma amacıyla dostça yaptıkları karşılaşma. Dövüşmek. Savaş. Harp etmek.
Eminences : Vücuttaki kabarıklık (özellikle de bir kemik üzerinde). Şöhret. Yükseklik. (anatomi terimi) vücut çıkıntısı. Ün. Mükemmeliyet. Tümsek. Yüksek makam. Yüksek bir mevki.
Center line : Eksen çizgisi. Orta çizgi. Merkez hattı. Aks. Michigan eyaletinde şehir. Yarışlığın ya da yarışlık yaygısının ortasından geçen çizgi. Eksen.
Circular parry : Sıyırma ya da kesme ile karşı doğrultuya geçmek isteyen savut namlusunu yakalayıp ilk doğrultusunda tutmak için, yarım çember eylemiyle yapılan çelgi. Döner çelgi.
Championship synonyms : high status, attacks on the blade, pennant, compound attacks, corps a corps, firsts, bad, first place, distinction, bout, dominance, change of engagement, advantage, ascendency, competition, ascendence, anteriority, compound riposte, pennants, eligibility, altitude, close combat, advantages, first, primeness, blade, championships, title, excellence, ascendance, ascendancy.
Championship zıt anlamlı kelimeler, Championship kelime anlamı
Disapproval : Uygun görmeme onaylamama. Kınama. Doğru bulmama. Ayıplama. İtiraz. Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması. Kabul etmeme. Reddetme. Onaylamama.
Championship antonyms : low status.
Championship ingilizce tanımı, definition of Championship
Championship kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Leadership. State of being champion. Supremacy.

Bu kısımda Championship kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Championship ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Championship anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Championship ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.