Contest türkçesi Contest nedir

  • İnkar.
  • [#çekişme Çekişmek].
  • Doğruluğu hakkında tartışmak.
  • İtiraz edip yanlış olduğunu ispatlamaya çalışmak.
  • Rekabet etmek.
  • Karşı koymak.
  • Mücadele.
  • Yarışma.
  • Münakaşa.
  • İtiraz etmek.
  • Yarışmak.

Contest ile ilgili cümleler

English: Don't pose for your picture until the contest is over.
Turkish: Yarışma bitene kadar resim için poz vermeyin.

English: In the contest he fully displayed what ability he had.
Turkish: O, yarışmada hangi yeteneğe sahip olduğunu gösterdi.

English: Getter Jaani is the best singer in the Eurovision Song Contest 2011.
Turkish: 2011 Eurovision Sarkı yarışmasındaki en iyi şarkıcı Getter Jaani'dir

English: My father was a contestant in a cooking contest and won first prize.
Turkish: Babam bir aşçılık yarışmasında bir yarışmacıydı ve birincilik ödülünü kazandı.

English: She decided not to contest the charges in court.
Turkish: O, mahkemedeki suçlamalara itiraz etmemeye karar verdi.

Contest ingilizcede ne demek, Contest nerede nasıl kullanılır?

Contest a seat : Adaylığını koymak. Seçime aday olmak.

Contest an election : Adaylığını koymak.

Beauty contest : Güzellik yarışması.

Close contest : Dişe diş kapışma.

Design contest : Yarışma. Tasarım yarışması. Kentlerin ve kasabaların düzentasarlarının hazırlanmasında en iyi öneriyi elde edebilmek ve kentbilimin gelişmesini, bu alandaki uzmanların yetişmesini özendirmek amacıyla, yetkili kamu kuruluşlarınca açılan ulusal ya da uluslararası nitelikteki yarışma.

 

Contestably : Çekişmeli bir şekilde. Tartışarak. Meydan okunabilir bir şekilde. Şüpheli bir şekilde.

Field of contest : Er meydanı.

Contestability : Çekişmelilik. Rekabet edebilirlik. Rekabetçi olma.

Contestable market : Yarışmacı piyasa. Yarışılır piyasalar. Batık maliyetlere katlanmaksızın piyasaya giriş ve çıkışın serbest olduğu bir tür tekelci rekabet piyasası. Rekabete açık piyasa. Çiftçinin gelir düzeyini korumak veya yükseltmek için hazineden yapılan dolaysız veya dolaylı ödemeler.

Contestant : Karara itiraz eden kimse. Aday. Ödüle itiraz eden kimse. Yarışmacı. Karara itiraz eden. Rakip.

İngilizce Contest Türkçe anlamı, Contest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bickered : Şırıldamak. Titreşmek. Pırıldamak. Atışmak. Tartışmak. Didişmek. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Titremek. Münakaşa etmek.

Blow the whistle on : İlan etmek. Islıklamak. Kesmek. Sona erdirmek. İhbar etmek. Herkese duyurmak. Ele vermek. Durdurmak.

Denials : Ret. Reddetme. İtiraz. Geri çevirme. Tekzip. Red. Yalanlama. Yadsıma.

Bickering : Ağız kavgası. Çekişme. Atışma. Tartışma. Didişme. Önemsiz bir şey için yapılan tartışma.

Contention : Müsabaka. Çekişme. Görüş. Rekabet. Tartışma. Tartışma konusu. Bakış açısı.

Battles : Çatışma. Savaş. Savaşlar. Dalaş.

 

Contentions : Çekişme. Uyuşamama. Rekabet. Kavga. Tartışma. İddia. Görüş. İhtilaf.

Argument : Tartışma. Çıkarım. Bilgisayar, fizik, tiyatro alanlarında kullanılır. Bir işlevin bir kesimin oluşturan bağımsız değişken; özellikle üçgenölçüsel işlevlerin açı cinsinden bağımsız değişkenleri. Konu. Sav. Kanıt. Görüş. Belge.

Spelldown : Heceleme yarışması.

Contest synonyms : repugn, athletic competition, social event, spelling contest, athletic contest, agon, gainsay, agonism, dispute, contradiction, chaffered, meets, fray, bouts, contradictions, challenges, championship, challenged, tourney, competition, competed, trial, abnegation, be dead against, bicker, athletics, event, confronting, emulation, confronted, competitions, battle, emulates.

Contest zıt anlamlı kelimeler, Contest kelime anlamı

Cooperation : Elbirliği. Destek. Bireylerin ortak bir amaca ulaşmak için.az çok örgütlü biçimde ortaklaşa eylemde bulunmaları. Ortaklık etme. Yardım. Ortaklaşa çalışma. Ortaklık. Birlikte çalışma. Kooperatifçilik.

Contest ingilizce tanımı, definition of Contest

Contest kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To contend. To controvert. To make a subject of dispute, contention, litigation, or emulation. Strife in argument. To dispute. Altercation. Followed usually by with. To engage in contention, or emulation. Debate. To emulate. To vie. Controversy. To contend for. To strive. Earnest dispute. To oppose. To call in question.