İnkar nedir, İnkar ne demek

İnkar; Hukuk alanında kullanılan bir terimdir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Yaptığını, söylediğini, tanık olduğunu saklama, gizleme, yadsıma
  • Kabul etmeme, tanımama.

Hukuk terimi olarak sözlük anlamı:

yadsıma. -etmek: yadsımak.

İnkar ile ilgili Cümleler

  • Bunu inkar mı ediyorsun?
  • Kimse onu inkar edemez.
  • Gerçek inkar edilemez.
  • Ali onu inkar edemez.
  • İnkar edilemez bir şey varsa sizden etkilendim.
  • İnkâr etmene gerek yok.
  • Ali söylentiyi inkar etti.
  • Tom, Mary'nin onu yapmakla itham ettiğini inkar edemez
  • Tom'un sevimli olduğunu inkar edemezsin.
  • Ali bunu inkar mı ediyor?
  • İnkâr etmek yararsız olacaktı.
  • Kimse bunu inkara edemedi.
  • Bunu inkar mı ediyor?
  • “Yine insanlar fenalar elinde esir olacak, çalışmanın faziletini, birçok adamlar inkâr edecek.”

İnkar ile ilgili Atasözü veya Deyim

inkar etmek : yaptığı bir işi, söylediği sözü veya tanık olduğu bir şeyi yapmadığını, bilmediğini, görmediğini söylemek, yaptığını saklamak, yadsımak.

inkardan gelmek : inkâr etmek.

İnkar tanımı, anlamı

İnka : Sıvıları boşaltmaya yarayan huni

İnkarcı : İnkâr eden.

İnkarcılık : İnkârcı olma durumu.

İnkarserasyo intestini : İnce bağırsakların Canalis inguinalis gibi doğal bir kanal veya karın duvarı, mezenteryum ve karın örtüsünün sonradan oluşan bir yırtığı içine girerek boğulması olayı.

 

İnkarserasyon : Hapsedilme, sıkışma, boğulma, bir organ veya organ parçasının belli bir bölgede hapsedilmesi veya sıkışması.

İnkarserayon fıtkı : Elle düzeltilemeyen, tıkanmanın biçimlendiği fıtık. Fıtık deliğinden geçen iç organların, fıtık deliğinin sıkması veya organların ödem ve dolaşım bozukluğu nedeniyle geriye dönememesi ve erken müdahale edilmezse dokuların ölmesiyle sonuçlanır.

Kabul etmeme : Bir ödeğin ilgisilince kabul edilmemesi.

Yadsımak : Yaptığı bir işi, söylediği sözü veya tanık olduğu bir şeyi yapmadığını, bilmediğini söylemek, yaptığını saklamak, inkâr etmek. Var olan bir şeyi yok saymak, yokumsamak. İlgili, bağlı bulunduğu bir şeye yabancı kalmak.

Saklama : Saklamak işi.

Yadsıma : Yadsımak işi, yokumsama, inkâr. Bir yargıdan onun karşıtı olan yargıya geçme, nefiy.

Gizleme : Gizlemek işi.

Etmeme : Az süt veren sağmal hayvan.

Tanıma : Tanımak işi.

Tanık : Gördüğünü ve bildiğini anlatan, bilgi veren kimse, şahit. Duruşmada bilgisine, görgüsüne başvurulan kimse, şahit.

Kabul : Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma. Akseptans. Konukları veya işi olanları yanına, katına alma. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama. Bir yere alınma. Sunulan bir şeyi, armağanı alma.

Tanım : Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif.

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Oldu : Evet. Başüstüne.

Tanı : Hastalığın ne olduğunu araştırıp ortaya koyma, tanılama, teşhis.

Etme : Etmek işi.

Diğer dillerde İnka taşı anlamı nedir?

İngilizce'de İnka taşı ne demek ? : inca stone