Contradictions türkçesi Contradictions nedir

Contradictions ingilizcede ne demek, Contradictions nerede nasıl kullanılır?

Settlement of contradictions : Tezatları düzenleme. Paradokslar olmamasını sağlama. Zıtlıkları giderme.

Contradiction in terms : Sözel çelişki. Çelişkili veya tutarsız ifade. Kavram kargaşası. Sözlerin birbirleriyle çelişmesi. Çelişkili ifade.

Contradiction principle : Çelişki ilkesi.

A contradiction in terms : Sözlerde çelişme.

Be in contradiction with : -ile tezat oluşturmak. Çelişmek.

Non contradiction : Bilginin sunulmasında tutarsızlık ve çelişme bulunmaması gerektiği yolundaki temel bir mantık kuralı. Çelimezlik. Çelişmezlik.

Flat contradiction : Kesin uyumsuzluk. Kesin yadsıma. Kesin inkar. Mutlak inkar. Tamamen ret.

Be in contradiction : Karşıtlaşma. Tezat oluşturmak. Çelişme, tutmazlık, karşıtlık durumunda olma.

Self contradiction : Kendisiyle çatışma.

Contradictious : Tutarsız. Çelişkili. Aykırı.

İngilizce Contradictions Türkçe anlamı, Contradictions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contradictions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Falsehood : Yalan. Temele dayanmayış. Gerçek dışılık. Sahtelik. Yalan söyleme. Yalancılık.

 

Paradox : Bir önermenin, hem kendisinin hem de çelişiğinin aynı zamanda doğru olması. Yanıltmaç. Mantıkla çelişen ama doğru olan söz. Çelmece. Tutarsızlık. Paradoks. Çatışkı. Aykırıkanı.

Buts : Karşı çıkma.

Inconsistencies : Bağdaşmama. Uyumsuzluk. Uyuşmama. Kararsızlık. Tutarsızlık. Uyumsuzluklar. Tutarsızlıklar.

Interferences : Engelleme. Karışma. Müdahale etme. Girişim. Parazit. Burnunu sokma. Engel. Kurcalama.

Confutation : Bk. değille(n)me. Tekzip. Hayırla(n)ma. Çürütme.

Variable : Sebatsız. Çeşitli değerler alabilen bir nicelik ya da çeşitli altbölüm ve seçenekleri olan bir nitelik. Değişen şey. Değişken. Değişkenlik. Değişen. Uyuşmazlık. Ayrı ayrı bireysel durumlarda tutarı değişebilen herhangi bir özellik, nitelik ya da öğe. Bir fonksiyonel ilişkide değişik değerler alabilen nicelikler. krş. açıklayıcı değişken, bağımlı değişken. Bir evreni temsil eden deneklerin değişebilen özelliği. nicelik ve ölçülebilir nitelik bakımından değişiklik gösteren gözlem. değişik değerler alabilen (nicelik). ağırlık, boy, zihin yeteneği gibi bireyden bireye değişen öğe ve etmenler ile olgulara verilen genel ad.

Antinomies : Karşıtlık. Kanun hükümleri arasında çelişki. Antinomi. Çatışkı. İki kanun arasındaki çelişki. İki kanun arasındaki zıtlık. Zıtlık.

Disallowance : Reddolunma. Engel olma. Red. Men olunma. İzin vermeme. Ret. Geçersiz sayma. Müsaade olunmama.

Disclaimer : Vazgeçme. Feragatname. Kabul etmeme. Red. Feragat. Sorumluluk reddi. Reddetme. Tekzip. Feragat eden.

Contradictions synonyms : contradictoriness, denials, discrepancies, contestation, inconsistency, cavil, denegation, interference, anomaly, incompatibilities, cleavages, cleavage, refutation, cavils, contrast, antithesis, oxymoron, antinomy, contradiction, contradiction in terms, disaffirmance, falsity, impugnation, demurring, contradistinction, contrarieties, denay, dereliction, but, demurs, dialectic, disclaimers, demurral.

 

Contradictions zıt anlamlı kelimeler, Contradictions kelime anlamı

Truth : Filvaki. Doğruluk. Sıhhat. Temel hakikat. Gerçeklik. Gerçek. Doğru. Şeniyyet. Sadakat.