Falsehood türkçesi Falsehood nedir

Falsehood ile ilgili cümleler

English: Time reveals truth as well as falsehood.
Turkish: Zaman yalanın yanı sıra gerçeği de ortaya koyar.

English: I contended against falsehood.
Turkish: Sahteciliğe karşı savaştım.

English: Animals cannot distinguish between truth and falsehood.
Turkish: Hayvanlar gerçek ve gerçek dışı arasında ayrım yapamaz.

Falsehood ingilizcede ne demek, Falsehood nerede nasıl kullanılır?

Knights of the holy falsehood : Yanlış fikirlere sıkıca tutunan insanlar. Yanlış olan belirli bir inancı sürdürmek için mücadele eden insanlar.

Falsehoods : Gerçek dışılık. Yalancılık. Yalan. Sahtelik. Yalan söyleme. Temele dayanmayış.

False acacia : Yalancı akasya. Salkım ağacı. Baklagiller (legüminosae) familyasından, 25 m kadar boylanabilen, yol kenarlarında süs bitkisi olarak kullanılan, beyaz çiçekli, çiçekleri kabızlığa karşı yatıştırıcı ve safra artıncı olarak kullanılan bir ağaç türü. beyaz salkım.

False accusation : Suç tasnii. İftira yazısı. Karalama. Yanlış suçlama. Hatalı suç iddaası.

False action : Hiçbir dayanağı olmayan dava. Haksız dava.

False alarm error : Birinci tür hata. Yanlış alarm hatası.

 

False attack : Hatalı hücum. Aldatma taarruzu. Aldatıcı veya oyalayıcı bir taktik olarak kullanılan taarruz.

False bottom : Yalancı taban. Gizli dip. Sahte dip. Yalancı takoz. Çifte taban. Gizli bölme. Sahte taban.

False allegation : Gerçekte hiçbir temeli olmayan suçlama. Gerçek dışı iddaa. Gerçek olmayan iddaa.

False arrest : Bir insanı yasadışı tutuklama veya kanuna aykırı biçimde gözaltına alma. Hatalı tutuklama.

İngilizce Falsehood Türkçe anlamı, Falsehood eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Falsehood ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Baloney : Zırva. Saçmalık. Saçma sapan. Bir cins salam. Saçma. Şişman salam. Hikaye. Palavra. İpe sapa gelmez şey.

Dishonesty : Sahtekarlık. Namussuzluk. Dürüst olmama. Şerefsizlik. İrtikap.

Insubstantiality : Katı olmama durumu. Hayalilik. Hayali olma durumu. Maddesiz olma durumu. Çürüklük. Asılsızlık. Maddesizlik. Dayanıksızlık.

Mendaciousness : Asılsızlık.

Baloneys : Bir cins salam. Saçmalık. Saçma sapan. Zırva. İpe sapa gelmez şey. Saçma. Palavra. Hikaye.

Scheme : Düzen. Şema. Entrika düzenlemek. Dolap çevirmek. Joba. Dalavere. Plan kurmak. Entrika. Düzenlemek. Tasarlamak.

Forked tongue : İki yüzlülük. Çatal dil. Gerçek dışı durum. Hile. (yılan) çatal dil. Ucunda çatal gibi ikiye ayrılan dil (çoğu sürüngende yaygın olan). Aldatma.

Unsubstantiality : Nitelik dışı olma durumu. Hakikat dışı olma durumu. Gerçek dışı olma durumu. Maddesizlik.

Having something to hide : İkiyüzlülük. Riyakarlık. İki yüzlü olma.

Sham : Sahte. Rol yapmak. Taklidi yapmak. Yapmacık. Hile. Ayak yapmak. Yapma. Taklit. Yalandan yapmak.

 

Falsehood synonyms : false, artificial, forgery, balefulness, untruth, fabulosity, deceitfulness, fabrications, fiction, lyings, mendacity, fable, hollowness, counterfeitness, falsities, false pretense, falseness, falsehoods, sophistication, dishonesties, apocryphalness, artificialness, fabling, prevarication, phoniness, artificials, artificiality, contradiction, dodging, dodge, knavery, statement, setup.

Falsehood zıt anlamlı kelimeler, Falsehood kelime anlamı

Truth : Şeniyyet. Gerçek. Gerçekliğin, düşüncede gerçeğe uygun biçimde yansıması. Gerçek durum. Realite. Herkesin bildiği gerçek. İçtenlik. Temel hakikat. Sıhhat.

Falsehood ingilizce tanımı, definition of Falsehood

Falsehood kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Want of truth or accuracy. Falsity. Misrepresentation. Error. An untrue assertion or representation.