Buts türkçesi Buts nedir
- Karşı çıkma.
- İtiraz.
Buts ile ilgili cümleler
English: If ifs and buts were candy and nuts, we'd all have a merry Christmas.
Turkish: Eğer eğerler ve fakatlar şekerleme ve çerez olsalar, hepimiz neşeli bir Noel yaparız.
English: The farm abuts on the road.
Turkish: Çiftlik yola dayanıyor.
Buts ingilizcede ne demek, Buts nerede nasıl kullanılır?
But me no buts : Geçmişle alakalı konuşma. Fakatı filanı yok. Lamı cimi yok. Aması maması yok. İtiraz etmeyin. Bahane üretme. Bana bahane gösterme.
With no ifs and buts : Şikayet ve karşılıklar olmaksızın. Tartışmaya girmeden. Eğerler ve amalar olmaksızın. Daha fazla tartışmadan.
Abuts : Bitişik olmak. Uç uca gelmek. Dokunmak. Dayanmak. Yaslanmak.
Debuts : İlk çıkış (sahneye). Sahneye ilk kez çıkış. Toplum önüne ilk çıkış. İlk defa sahne almak. Sosyeteye ilk tanıtılış. Başlangıç. (müzisyen vb) ilk defa halkın karşısına çıkmak. İlk beliriş. Bir genç kızın sosyeteye ilk defa takdimi. Sahneye ilk çıkış.
Hagbuts : Zırh yeleği.
But also : Bundan başka.
But for : Olmasa. Olmasaydı. Sayesinde.
Rebuts : Aksini göstermek. Reddetmek. Aksini kanıtlamak. Aksini ispat etmek. Tekzip etmek. Boşa çıkarmak. Aksini ispatlamak. Çürütmek.
But still : Ama yine de. Fakat yine de.
Halibuts : Pisi balığı. Kalkana benzer yassı balık.
İngilizce Buts Türkçe anlamı, Buts eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Buts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Antagonism : Antagonizm. Zıtlık. Antagonizma. Zıddiyet. Kin. Uzlaşmazlık. Sosyal gerginlik. Düşmanlık. Karşıtlık.
Protestation : Doğrulama. Protesto etme. Temin. İddia. Protesto. Taahhüt. Teyit.
Adjoin : Eklemek. Bitişik olmak. Katmak. Yan yana olmak. Yan yana koymak. Bitiştirmek.
Antagonisms : Kin. Rekabet. Zıddiyet. Antagonizm. Uzlaşmazlık. Zıtlık. Sosyal gerginlik. Karşıtlık. Münaferet. Düşmanlık.
Neighbour : Bitişik. Yanında olmak. Yaklaşmak. Komşu. Yan. Bitişik olmak. Komşu olmak.
Cavils : Bahane aramak. Şikayetçi olmak. Kusur. Tartışmak (önemsiz şeyler üzerinde). Bahane. Kusur bulmak.
Edge : Kenarlarını belirginleştirmek. Film kuşağının iki yanı. Kenarına bordür yapmak. İlerletmek. Eşik (kıyamet veya sorun vb). Uç. Yan yan gitmek. Yan yan ilerlemek. Ağız. Kenar yapmak.
Contradictions : İnkar. Yalanlama. Çelişki. Aykırılık. Tezat.
Demurred : Etmek. Zorluk çıkarmak. Kabul etmemek. Duraksama. Tereddüt. Tereddüt etmek. İtiraz etmek. Karşı çıkmak. Karşı koymak.
Defiance : Meydan okuma. Nispet. Başkaldırma. Muhalefet. İtaatsizlik. Karşı koyma. Saygısızlık. İsyankarlık. Gözdağı.
Buts synonyms : butt on, butt against, denial, protest, caviled, contestation, moxie, backlash, abut, backlashes, contradiction, demur, touch, defiances, fortitude, contact, sand, demurs, cavil, demurral, oppositions, neighbor, gumption, backlashing, meet, grit, border, backbone, demurring, demurrals, protestations, opposing, antilogy.
Buts zıt anlamlı kelimeler, Buts kelime anlamı
Walk : Adımlamak. Gezmek. Taşımak (iterek). Yürüme. Yürüyüş. Üzerinde yürümek. Adımla ölçmek. Yürüyüş biçimi. Yürüyüş yeri. Yürütmek.

Bu kısımda Buts kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Buts ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Buts anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Buts ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.