Adjoin türkçesi Adjoin nedir

Adjoin ile ilgili cümleler

English: The two villages adjoin each other.
Turkish: İki köy birbirine bitişiktir.

English: The hotel adjoins a lake on the east.
Turkish: Otel, doğuda bir otele bitişiktir.

English: Ali went into the adjoining room.
Turkish: Ali bitişik odaya girdi.

English: Germany adjoins Holland.
Turkish: Almanya, Hollanda'yla yan yana.

English: Our house adjoins his.
Turkish: Evimiz onunkine bitişik.

Adjoin ingilizcede ne demek, Adjoin nerede nasıl kullanılır?

Adjoined : Ekli. Katılmış. Bitişik.

Adjoining : Bitiştiren. Birleştirme. Bitişik. Yandaki. Bitişik olma. Yan. Bitişikteki. Yan yana.

Adjoins : Bitişik olmak. Yan yana koymak. Bitiştirmek. Yan yana olmak. Eklemek. Katmak.

Adjoint : Eklenmiş. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Her öğenin eş çarpanı ile değiştirildiği matrisin yeniden düzenlenmesi. Eklenik. Bir işlerin ya da yöneyin tersyüz eşleniğinin alınmasıyla edinilen işler, dizey, yöney. Mücavir. Sınırdaş. Yardımcı. Bitişik. Ek.

Adjoint curve : Ek eğri.

Adjourn the meeting : Oturumu ertelemek. Toplantıyı kesmek.

Adjourn a meeting : Toplantıyı kapatmak.

Adjourned : Sonraya bırakmak. Geciktirmek. Dağılmak. Ertelenmiş. Geçmek (bir yere). Ertelemek. Son vermek (oturum vs).

 

Adjoint of a matrix : Katımlı matris.

Adjoint matrix : Ekli matris. Eklenik anayapı. Ek dizey. Adjoint matris. Bitişik anayapı. Matrisin eşleniği.

İngilizce Adjoin Türkçe anlamı, Adjoin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Adjoin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Apposed : Yakına koyulmuş. Yakına koymak. Yakınlarda duran.

Affiliates : Katılmak. İştirakler. Kabul etmek. Üyeliğe kabul etmek. Birleşmek. Tanımak. Bağlamak. Yakınlaşmak. Evlat edinmek.

Ally : Birleştirmek. Arkadaş. Müttefik ülke. Ticaret serbestliği. Dost. Katılmak. Birleşmek. Müttefik.

Communicated : İçini dökmek. Anlatmak. Temasa geçmek. Nakletmek. Bağlantılı olmak. İblağ etmek. Haberleşmek. Bildirmek. Geçirmek.

Abuts : Yaslanmak. Dayanmak. Dokunmak. Uç uca gelmek.

Collocated : Sıralamak. Yan yana yerleştirilen. Yan yana yerleştirilmiş. Düzenlemek. Eş konumlu.

Collocates : Yan yana yerleştirmek. Sıralamak. Yanyana koymak. Düzenlemek. Sıraya koymak. Dizimlemek. Birlikte bulunmak.

Adhered : Bağlı kalmak. Yapışmak. Bağlı. Yapışık. Bağlanmak. Katılmak. Sadık.

Communicate : Bulaştırmak. Haberleşmek. Anlatmak. Birbirine açılmak. İçini dökmek. İletişim kurmak. Temasa geçmek. İletmek. Birbirine açılmak (odalar). Dertleşmek.

Border : Atletizm, bilgisayar alanlarında kullanılır. Sahne yukarısından asılan, sahnenin üst kesimini maskelemede kullanılan çoğu kez kara perde. Sınır koymak. Üst sahne boşluğu. Sahnenin üstündeki ,ızgaraların ve palangaların bulunduğu mekanik kesim. Koşu yolu kıyısı. Tavan perdesi. Kenar. Sınırdaş olmak.

 

Adjoin synonyms : butt on, butt against, accretes, concatenates, append, affixing, edge, neighbour, affiliating, adhere, adhering, agglutinates, admixed, abut on, bordering, communicates, juxtaposing, abutted, affix, collocate, accreted, collocating, agglutinated, concatenate, admixes, conjoins, juxtapose, march, agglutinate, conjoin, admixing, affixes, attach.

Adjoin zıt anlamlı kelimeler, Adjoin kelime anlamı

Take away : Kaldırmak. Uzaklaştırmak. Çalmak. Çıkarmak. Elinden almak (bir hakkı). Dışarıya çıkarmak. Götürmek. Almak. Çekmek (desteği). Ortadan kaldırmak.

Diverge : Birbirinden ayrılmak. Açılmak. Farklı olmak. Ayrılmak. Dallanmak. Uyuşmamak. Sapmak. Uzaklaşmak. Birbirinden uzaklaşmak. Ayırmak.

Adjoin ingilizce tanımı, definition of Adjoin

Adjoin kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the houses adjoin. To be in contact with. To lie or be next, or in contact. To attach. To append. To join or unite to. To be contiguous. To lie contiguous to.