Take away türkçesi Take away nedir

Take away ile ilgili cümleler

English: You can't take away these books.
Turkish: Bu kitapları götüremezsiniz.

English: Take away this box.
Turkish: Bu kutuyu götür.

Take away ingilizcede ne demek, Take away nerede nasıl kullanılır?

Take : (fotoğraf) çekmek. Alıntı. Etkili olmak. Kavramak. Çevirmek. Yakalamak. Tutulan balık miktarı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Almak. Tutma.

Away : Durmadan. Deplasman maçı. Yok. Deplasmanda. Deplasmanda oynanan. Buradan. Uzağa. Bir yana. Uzakta. Devamlı.

Take away weapons : Silah bırakmak.

Take a back : Kendini göstermemek. Arka planda kalmak.

Take a back seat : Köşesine çekilmek. Arka planda yer almak. Kenara çekilmek. Arka planda kalmak. Geri plana çekilmek. Ön plana çıkmamak. Bir kenara çekilmek. Geri planda yer almak. Önemini yitirmek.

Take a bad turn : Kötü yönde değişmek.

İngilizce Take away Türkçe anlamı, Take away eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take away ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bestirring : Yerinden oynatmak. Aceleye getirtmek. Koşturtmak. Harekete geçirmek. Coşturmak.

 

Annul : Çevirmek. İptal etmek. Feshetmek. Silme. Yürürlükten kaldırmak. Herhangi bir nesneyi ya da değeri yazılımdan çıkarma, silme. Bozmak. Fesh etmek.

Estrange : Aralarını açmak. Yabancılaştırmak. Aralarını bozmak. Soğutmak (argo terim). Soğutmak.

Bestir : Koşturtmak. Yerinden oynatmak. Coşturmak. Harekete geçirmek. Aceleye getirtmek.

Drive apart : Yabancılaştırmak.

Abscised : Kesip almak.

Arrest : El koymak. Durdurmak. Varış. Yakalama. Gelen kimse. Çekmek (dikkat). Arrest. Durma, sürekli olan hareketin veya faaliyetin durması. Dikkatini çekmek. Tutuklama.

Bear : Getirmek. Dayanmak. Aklında olmak. Vurguncu. Yakışık almak. Uymak. Üstlenmek. Hazmetmek. Taşımak. Çekmek.

Bonk : Sevişmek. Çarpmak. (kaba britanya argosu) cinsel ilişkiye girmek. Mercimeği fırına vermek. Cinsel ilişkiye girmek. Birisini yatağa atmak. Sikişmek. Aşk yaşamak. Tokatlamak.

Distract : Rahatsız etmek. İşinden alıkoymak. Dikkat dağıtmak. İlgi dağıtmak. Delirtmek (argo terim). Zihni dağılmak. (dikkatini) dağıtmak. Dikkati dağıtmak. Şaşırtmak. Aklını karıştırmak.

Take away synonyms : carries, cast out, cabbage, arouse, call forth, accroach, border on, remove, blanked, borrow, abrogate, admits, betake, alienate, clear away, attach to, abscises, abolish, cast offs, banish, taking away, bare, deporting, accepts, blanker, abscise, entrain, blew, acquires, annihilate, annihilates, make away with, abolishes.