Tereddüt nedir, Tereddüt ne demek

Tereddüt; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Kararsızlık, duraksama, ikircik, ikirciklik

"Tereddüt" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bir iki saniye tereddütle gözlerinin içine baktım, dudaklarımı büktüm." - E. İ. Benice

Tereddüt tanımı, anlamı:

Tereddüt etmek : Kararsız davranmak, duraksamak.

Tereddütlü : Tereddüdü olan, duraksamalı. Tereddüde yol açan.

Tereddütsüz : Tereddüde yol açmayan. Tereddüdü olmayan, duraksamasız. Kararlı olarak, duraksamadan.

Kararsızlık : Kararsız olma durumu, tereddüt. Düzensizlik, istikrarsızlık.

Duraksama : Duraksamak işi, tereddüt.

İkircik : Kararsızlık, tereddüt. İşkil, şüphe, kuruntu.

İkircikli : Kararsız, mütereddit bir biçimde. Kararsız, mütereddit. İşkilli.

Tereddütle : Duraksayarak, tereddüt ederek.

Tereddüt ile ilgili Cümleler

  • O, tereddüt etmeden yalan söyledi.
  • Tereddütten uzak, isteyerek bana yardım etmeyi önerdi.
  • Ali tereddütle gülümsedi.
  • Cesur şövalye saldırganın üzerine gitmek için o anda tereddüt etmedi.
  • Ben orada tereddüt ederek ayakta dururken, bir grup asker restorana girdi, belki sekiz ya da dokuz genç adam.
  • Tereddüt etmeden karısına gerçeği söyledi.
  • Tereddüt etmeden gerçekten emin olmalısın.
  • Ali ve Mary neden tereddütlüler?
  • Tereddüt etmedim.
  • Tereddüt etmek bizim kitabımızda yazmaz.
  • O tereddüt etmeden kabul etti.
  • Tereddütü beni şüpheye düşürdü.
  • Tereddütsüz arabasını sattı.
  • Bir an bile tereddüt etmeden , komploya karşı şiddetle harekete geçtiler.
 

Diğer dillerde Tereddüt anlamı nedir?

İngilizce'de Tereddüt ne demek? : hesitation, indecision

Fransızca'da Tereddüt : hésitation [la], perplexité [la], réticence [la]

Almanca'da Tereddüt : n. Bedenken, Bedenklichkeit

adj. Zaudern

Rusça'da Tereddüt : n. колебание (N), сомнение (N)