Col türkçesi Col nedir

Col ile ilgili cümleler

English: "Soon it will get colder," said Mother Bat. "We will fly south where it is warmer and stay there all winter. This is what it means to migrate. We will travel to a cave where we will meet other bats. This is a wonderful time for us."
Turkish: "Yakında soğuk olacak." dedi anne yarasa. "Daha ılık bir yere uçacağız ve bütün kış orada kalacağız. Göçün anlamı budur. Diğer yarasalarla buluşacağımız mağaraya yolculuk edeceğiz. Bu bizim için harika bir zaman."

English: "It's cold! I hate it!" Yoshiki complains with teary face.
Turkish: "Hava soğuk! Bundan nefret ediyorum!" Yoshiki yaşlı yüzüyle şikayet ediyor.

English: "I've a touch of a cold." "That's too bad."
Turkish: "Benim soğuk bir dokunuşum var." "Bu çok kötü."

English: "And what color do you want, white or black?" "Black, of course."
Turkish: "Peki hangi rengi istiyorsun, beyaz mı yoksa siyah mı?" "Elbette siyah."

English: "How is the weather?" — "It's cold outside." — "Yes, and it's starting to rain."
Turkish: "Hava nasıl?" "Dışarısı soğuk." "Evet, yağmur da yağmaya başlıyor."

Col ingilizcede ne demek, Col nerede nasıl kullanılır?

Initial col width : Başlangıç sütun genişliği.

 

Exclude col : Sütunu dışla. Sütun dışla.

Include col : Sütun içer.

New row or col : Yeni satır veya sütun.

Cola : Kolalı içecekler. Hayat pahalılığı ödemesi. Kola.

Colbertism : Fransız merkantilizmi. Devlet eliyle sanayileşmenin desteklenmesine, koruyucu dış ticaret politikasıyla dışalımın kısılarak dışsatımın artırılmasına, dışalıma yüksek vergiler uygulanmasına yönelik bir dizi politika düzenlemesini içeren ve jean baptiste colbert tarafından önerilip 1 yüzyılda fransa’da uygulanan merkantilist politikalar. krş. merkantilizm, alman merkantilizmi, ingiliz merkantilizmi. Kolbertizm.

Colchicum : Safran. Çiğdem tohumu. Çiğdem.

Colas : Kola. Hayat pahalılığı ödemesi.

Colander : Kevgir. Süzgeç.

Colanders : Kevgir. Süzgeç.

İngilizce Col Türkçe anlamı, Col eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Col ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Barranco : Dik bayırları olan kuru vadi. Baranka. Kayalık (genellikle güneybatı birleşik devletler'de kullanılır). Dik bayır. Kaya. Dik. Koyak. Derin çukur.

Cinder : Curuf. Kül. Letiye. Köz. Marsık. Yanmış kömür artığı. Cüruf. Dışık.

Neckings : Sarmaş dolaş öpüşme. Belverme. Sarmaş dolaş olma. Kolon pervazı.

 

Bab : Giriş (daha çok yer adlarının bir parçası olarak kullanılır, örneğin bab el mandeb). (arapça) kapı.

Areaways : Bir binanın bodrum katına giden çukur alan. Kuranglez.

Mountain pass : Boğaz. Aşıt. Kapuz. Derbent. Argıt. Bel.

Crankshafts : Dirsekli mil. Kaldıraç. Krank mili. Krankmili. Ana mili. Ana mil. Şaft ile sürülen veya şaft kullanan mil.

Aisle : Koridor. Geçenek. İki sıra koltuk arasında uzanan yol. Bina kolu. Ara yol. Yapı uzantısı. Reyon (market). Sıralar arası yol.

Collum : Kollum.

Column : Dikeç. Sütun. Köşe yazısı. Direk. Basamak (matematik terimi). Kuyruk. Makale. Omurgalılarda kalın bağırsağın rektumdan önce gelen, dışkıdan fazla suyu emen bölgesi. böceklerde bağırsağın ikinci bölgesi. elektron mikroskobunda elektromanyetik merceklerin yerleştirildiği, içinden elektronların geçtiği havası boşaltılmış metal boru. Destek.

Col synonyms : necking, alley, ember, gap, combes, combe, batter, coombe, department, coombes, cervix, jugulars, galacto, coomb, cindering, detent, ravine, scrags, gala, cervixes, dells, brachion, causeway, scape, dale, battered, dales, brachial, cor, cavalcade, alleyway, ghat, notch.

Col ingilizce tanımı, definition of Col

Col kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The pass over such a ridge. A short ridge connecting two higher elevations or mountains.