Cinder türkçesi Cinder nedir

Cinder ile ilgili cümleler

English: My grandmother told me the story of Cinderella.
Turkish: Büyükannem bana Külkedisi hikayesini anlattı.

English: Cinderella had two evil stepsisters.
Turkish: Cinderella'nın iki aşağılık üvey kız kardeşi vardı.

Cinder ingilizcede ne demek, Cinder nerede nasıl kullanılır?

Cinder block : Cüruf briketi. Binalarda kullanılan beton blok. Cüruf betonu blok.

Cinder concrete : Cüruflu beton. Cüruf betonu.

Cinder cone : Sinder konisi. Volkan konisi. Cüruf konisi. Dışık konisi.

Cinder patch : Cüruf yaması. Curuf deliği sıvaması. Kırıntı yaması. Curuf yaması.

Cinder path : Cüruflu yol. Pist. Atletizm pisti.

Cinderella dance : Bir baloda son dans için kullanılan terim. Cinderella (külkedisi) dansı.

Alcindor : Milwaukee bucks ve los angeles lakers şampiyona takımları üyesi. Ünlü basketbol oyuncusu. Lew alcindor. Bir soyadı. Kareem abdul-jabbar'ın gerçek adı (1947 doğumlu).

Cinder track : Atletizm pisti.

Cinderous : Kül dolu. Cüruf benzeri. Kül. Cüruf dolu.

Cindering : Dışık. Marsık. Köz. Yanmış kömür artığı. Cüruf. Kor. Kül. Curuf. Letiye.

İngilizce Cinder Türkçe anlamı, Cinder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cinder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

The ashes : Küller. Ölünün külleri. Yakılmış cesedin külleri.

Skimming : Kef. Köpük. Sıyırma. Yüzeysel tarama - okuma. Kaymak. Özarama. Halmoz alma. Kaymağını alma. Yüzeyden sıyırma.

Cinderous : Kül dolu. Cüruf dolu. Cüruf benzeri.

Col : Vadi. Kol. Süt. Boyun. Geçit. Vietnam'da yaşayan etnik bir grup. Ko. Dağ geçidi.

Coon : Zenci. Kurnaz. Kara köpek. İrlanda'da yerleşim yeri. Hayb. Zenci (aşağılayıcı). Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Gündüz feneri. Karaköpek.

Dross : Posa. Maden posası. Süprüntü. Değersiz şey. Artık. Metal yüzünde oluşan cüruf. Kül curuf. Değersiz şeyler.

Cor : Vay anasına. Kalp. Kalp. öz yapı. hlk. yoğurt mayası. Vay be. Üf be. Ko. Kol. Vay anasını.

Fragment : Parçalamak. Bölüm. Parçalara ayrılmak. Kırık. Tam olmayan parça. Fragman. Parçalanmak. Kırılmış küçük kemik parçası. Kırılmış parça. Cüz.

Coals : Kömür. Bir yakımlık kömür. Maden kömürü.

Sullage : Lağım suyu. Curuf tortu. Mil. Pislik. Gri su. Kir. Pissu. Çamaşır makineleri ve lavabolar tarafından oluşturulan atık su.

Cinder synonyms : ashes, cindery, firebrands, ashlers, burning coal, sinters, sprue, scoriae, offscum, clinkers, embers, scoria, clinker, sinter, ashler, ash, co, emberings, firebrand, coal, cinders, slag, cindering, ember.

Cinder ingilizce tanımı, definition of Cinder

Cinder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Partly burned or vitrified coal, or other combustible, in which fire is extinct.