Köz nedir, Köz ne demek

Köz; İsim olarak kullanılan bir kelimedir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Küçük kor parçası

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İyice yanıp ateş durumuna gelmiş odun ya da kömür parçası, kor.

İçinde küçük küçük kor parçalan bulunan kül.

Ateş.

Köz isminin anlamı, Köz ne demek:

Kor, ateş koru, kızıl ateş parçası. İçinde küçük küçük kor parçalan bulunan kül. Köz ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Teknik terim anlamı:

Kor, ateş koru, kızıl ateş parçası.

Köz tanımı, anlamı

Köz kesimi : Göz kararı

Köz komak : Ateşlemek, korla yakmak.

Köz köpmek : Kömür ya da odun ateşi korlaşmak.

Köz küreği : Ateş küreği.

Köz örsü : Ateş küreği.

Köz tandırı : İri saman, kesmik yakılan bir çeşit tandır.

Köz tava : Ateş küreği.

Köz tavası : Ateş küreği.

Ateş parçası : Çok canlı, hareketli, becerikli, çalışkan. Canlı. Çok yaramaz (çocuk).

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

Kömür : Karbonlu maddelerin kapalı ve havasız yerlerde için için yanmasından veya çok uzun süre derin toprak katmanları altında kalıp birtakım kimyasal değişmelere uğramasından oluşan, siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt. Siyah renkli.

 

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Kızıl : Parlak kırmızı renk. Genellikle küçük yaşlarda görülen, bulaşıcı, yüksek ateşli, kırmızı renkte geniş lekeler döktüren, kuluçka dönemi üç dört gün süren tehlikeli hastalık. Altın. Bu renkte olan. Komünist. Aşırı derecede olan.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

İyice : İyiye yakın. (iyi'ce) Tamamen. Çok, adamakıllı. (iyi'ce) Gereği gibi, derinlemesine, ayrıntılarıyla.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Koru : Bakımlı küçük orman.

Kömü : Keklik ve benzerleri kuşları avlamak için çalı çırpıdan yapılan, avcının gizlenmesine yarayan yer, barınak. Yeraltında saklanan mal, para, gömü. [Bakınız: körne]. Kuytu, çukur yer. Yelkencilik, vardiyacılık gibi görevler yapan deniz azabı.

Diğer dillerde Köysü düzen anlamı nedir?

İngilizce'de Köysü düzen ne demek ? : rustic work