Kömü nedir, Kömü ne demek

Kömü; Tarih alanında kullanılan bir terimdir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Keklik ve benzerleri kuşları avlamak için çalı çırpıdan yapılan, avcının gizlenmesine yarayan yer, barınak.

Yeraltında saklanan mal, para, gömü.

[Bakınız: körne].

Kuytu, çukur yer.

Tarih terimi olarak anlamı:

Yelkencilik, vardiyacılık gibi görevler yapan deniz azabı.

Kömü ile ilgili Cümleler

  • Petrol, yakıt olarak kömürün yerini alıyordu.
  • Çin dünyanın en büyük kömür üretici ve tüketicisidir.
  • Ali kömür ve karbon arasındaki farkı bilmiyor.
  • Ali kömür madenlerinde çalışmak istemiyordu, bu nedenle kente taşındı.
  • Kömür, mangal kömürü, kok kömürü ve petrol koku yakıt olarak kullanılmaktadır.
  • Gözleri kömür gibi karadır.
  • Kömür her zaman siyah değildir.
  • Kömür sobasıyla uyumamalısınız. Çünkü karbonmonoksit olarak adlandırılan çok zehirli bir gaz içerir. Kömür sobasıyla uyumak ölümle sonuçlanabilir.
  • Artık kömürlüğümüzü kullanmıyoruz.
  • Kömür çoğunlukla karbondan oluşur.
  • Hidroelektrik yenilenebilir bir kaynaktır ama petrol, kömür ve doğal gaz değil.
  • Kömürümüz bitti.
  • Elektrik enerjisi şirketleri kömür kullanımlarını azaltmaya çalışıyor.

Kömü ile ilgili Atasözü veya Deyim

arpa samanıyla, kömür dumanıyla : “yararlanılan nesneleri eksiklikleriyle birlikte kabullenmek gerekir” anlamında kullanılan bir söz.

 

kömür başa vurmak : kömürün iyi yanmamasından çıkan karbon oksidiyle zehirlenmekten baş ağrımak.

kömür gibi : kapkara.

kömürcü çırağına dönmek : yüzü, üstü başı siyah lekeler içinde kalmak, eli yüzü kapkara olmak.

Kömü kısaca anlamı, tanımı

Alevli gaz kömürü : Yaklaşık olarak % 35-40.6 uçucu madde çıkaran kömür

Alevli kömür : Yaklaşık olarak % 40'tan çok uçucu madde çıkaran kömür.

Avrupa kömür ve çelik topluluğu : Belçika, Fransa, Almanya, İtalya, Lüksemburg ve Hollanda tarafından üye devletler arasında kömür çelik alanında ortak pazarın kurulması amacıyla 1951’de imzalanan antlaşmayla oluşturulup, 2002 yılında sona eren ve Avrupa Birliği’ne giden yolu açan üç topluluktan biri.

Bitkisel kömür : Etkin kömür.

Çürüntü kömür : Odun kömürüne benzeyen bir çürüntü.

Dumanlı kömür : Yaklaşık olarak % 12-19 uçucu maddeyi kapsayan kömür.

Eşek kömürdeği : Eşeklerin çok yediği bir çeşit ot.

Etkin kömür : Çözeltilerden renk giderme ya da gaz karışımlarından kimi gazlan ayırma amacıyla yüze yutma özelliği geliştirilmiş kömür. Bitkisel olanı, odunun 900 C°’de yakılması ve güçlü asitlerle muamele edilmesiyle, hayvansal olanı ise kemiğin yakılması ve temizlenmesiyle elde edilen siyah renkli, kokusuz, hiçbir çözücüde çözünmeyen, son derece güçlü yüzeyde tutucu ve kurutucu etkiye sahip, güçlü asit ve alkali bileşikler hariç olmak üzere tüm zehirlenmelerin tedavisinde toksik maddenin mide ve bağırsaklardan emilimini engelleyen ve hayvanlarda 1-3mg/kg dozunda ağız yoluyla kullanılan toz hâlinde bir madde, aktif kömür.

 

Gaz kömürü : Yaklaşık olarak % 28-35 uçucu madde çıkaran kömür.

Göbekli kömür : Ekseninden delinmiş ve deliğe, ışık yayını durultmak ya da yeğinliğini artırmak amacıyla, özel bir maddeyle kömür karışımı doldurulmuş kömür.

Gösterici kömürü : Göstericide ışık kaynağı olarak kullanılan ışık yayının kömürü.

İnek kömüşü : Dişi manda.

Kemik kömürü : Kemiğin kapalı kazanlarda yakılmasıyla elde edilen, en az % 14 fosfor içermesi koşul olan bir ürün.

Kömük : Bataklık. Yedikardeşler (burç). Yassı burun. Köpük. Kuytu, çukur yer.

Kömüklü : Malatya ilinde, Kuluncak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Kömür arabası : Isıtma kazanına kömür taşımakta kullanılan araba.

Kömür çubuklu lamba : Sahnede kullanılan, çok ışık veren bir çeşit tiyatro lambası.

Kömür damarı : İnce kömür katmanı.

Kömür fırça : Elektrik ya da motor üreteçlerinde dönen göbekle elektrik bağlantısı sağlayan kömür çubuk.

Kömür gazı : [Bakınız: hava gazı]. [Bakınız: şehir gazı].

Kömür katranı : Kömür gazı elde etme işleminde kok kömürü ve külle karışık olarak elde edilen ve pekçok temel aromatik bileşiğin kaynağı olan yoğun sıvı. Beş önemli ayrımsal damıtma ürünü vardır. 1.Hafif yağ; (k.n. < 200 °C) benzen, toluen, ksilen, tiyofen, pirol, fenol, krezol, piridin ve metil piridinler içerir. 2.Orta yağ (k.n. 200-250°C); naftalin, fenoller, kresiller, krilenoller, piridin ve metapiridinler. 3.Ağır yağ (k.n. 250-300°C); naftalinler krezoller, ksilenoller, kinolinler içerir. 4.Antresen yağı (k.n. 300-350°C) fenatren, antresen ve karbazol içerir.5. Zift . Kömür katranı %15 hafif yağ, %17 orta yağ, %7 ağır yağ, %9 antrasen yağı ve % 62 ziftten oluşmaktadır.

Kömür kayası : Kaya balığı cinsinden kara renkli bir balık.

Kömür macunu : Ağaç kömürünü toz haline getirip, sıcak glüten tutkalı ile karıştırarak hazırlanan onarma macunu.

Kömür sınıfı : Bitkilerin kömürleşme derecesi.

Kömür telli lamba : Işıklı elementi kömürden bir tel olan akkor lamba.

Kömür tut : Kara renkli dut.

Kömür yağı : Kerosen. Petrol. Bitümlü kömürün kuru kuruya damıtılması ile elde edilen ham yağ.

Kömür yayı lambası : Işık yayı, katkı maddeleri bulunmayan kömürden elektrotlar arasında olan alçak yeğinlikli lamba.

Kömürcin kayası : Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, kaya ballığıgiller (Gobiidae) familyasından, 10-16 cm kadar uzunlukta, kara renkli, Atlantik Okyanusu ve Akdeniz'de yaşayan bir tür. Kemikli balıklardan, kaya balığıgiller (Gobiidae) familyasından, 16 cm kadar uzunlukta olabilen, siyah renkli, Atlantik Okyanusu ve Akdeniz’de yaşayan bir tür. (Gobius niger) Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının kayabalığıgiller (Gobiidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 10-16 cm. Kömür gibi kara renklidir. Atlantik Okyanusu ve Akdenizde yaşar.

Kömürcü develeri : Karagöz ile Hacivat arasında geçen bir söyleşme. Karagöz'ün nasıl kömürcü develerinin altında kaldığını anlatan, sonunda düş olduğu anlaşılan söyleşme.

Kömürcü şıkığı : İnce saplı, ince yapraklı, ilkbaharda açan kırmızı renkli bir çeşit kır çiçeği, bir çeşit gelincik.

Kömürcükadı : Bursa şehrinde, Mustafakemalpaşa belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Kömürcüler : Antalya ilinde, Döşemealtı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Diyarbakır ilinde, Çermik ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Rize ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Kömürçukuru : Hatay ilinde, Belen ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Kömürdek : Olmamış kavun, kelek.

Kömürdenmek : Homurdanmak.

Kömüren : Çiğ olarak yemlen sarmısağa benzer bir çeşit yaban otu, yaban sarımsağı.

Kömürkalem : (Resim) Söğüt ağacının ince dallarının yakılmasından elde edilen ve kara renkli çizgisi olan resim gereci.

Kömürkaya : Sivas ilinde, Şarkışla belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Kömürköy : Erzincan şehri, Kemah ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Gümüşhane şehrinde, Kelkit belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kahramanmaraş ili, Göksun ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kayseri kenti, Tomarza ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kırklareli ili, Vize ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Kömürler : Gaziantep ilinde, Nurdağı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Kömürleştiriş : Kömürleştirme işi.

Kömürleştirme : Kömürleştirmek işi.

Kömürleştirmek : Kömür durumuna getirmek.

Kömürlü ışık yayı : Sinema işliklerinde ve göstericilerde ışık kaynağı olarak geniş ölçüde kullanılan ışık yayının ve ışık yaylı ışıtacın kömürlü çeşidi.

Kömürlü sestoplar : Gerilim uygulanan bir kömürün direnci değiştirilerek ses imi sağlayan sestoplar çeşidi.

Kömürsen : Çiğ olarak yemlen sarmısağa benzer bir çeşit yaban otu, yaban sarımsağı.

Kömürsü : Kömürü andıran, kömüre benzeyen, kömür gibi, kömürümsü.

Kömürsüz : Kömürü olmayan. Kömür olmadan.

Kömürsüzlük : Kömürsüz olma durumu.

Kömürtaş : Diyarbakır ili, Ergani ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Kömürtlek : Gırtlak. Bir çeşit kara üzüm. Gırtlak, adem elması (Kaman), karşılığı kümürtlek.

Kömüryakan : Bitlis ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Kömüs : Tarlalara su dağıtımını yöneten su bekçisi.

Kömüş buyduran : Dondurucu soğuk.

Kömüş ineği : Dişi manda.

Kömüş malağı : Manda yavrusu.

Kömüş öküz : Erkek manda.

Kömüşbuynuzu : Saplarının üzerindeki dikenleri eğri olan bir çeşit yaban otu.

Kömüşciciği : Uzun taneli bir çeşit kara üzüm.

Kömüşhan : Malatya şehrinde, Yazıhan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Kömüşini : Konya ilinde, Kulu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

Kömüşören : Yozgat şehri, Yerköy ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Kömüz : Köz, yanan odunun koru.

Kullanılmış kemik kömürü : Kemik kömürünün şeker çözeltisinin ağartılmasında kullanıldıktan sonra tekrar kömürleştirilmesinden elde edilen, en az % 1. 5 fosfor içermesi koşul olan bir ürün.

Parlak kömür : % 10 dan daha az uçucu madde çıkaran kömür.

Taş kömür : Isıtıldığında katran çıkaran kömür. (Alevli yanıp gaz çıkaran, gazlı ve alevli yanan, duman çıkaran kömür bu çeşit kömürdür.).

Telli kömür : Fuzitten bileşik telli kömür tipi.

Yaprak kömürü : Vitriniti çok güzel gözlenebilen yarı parlak kömür tipi.

Yosun kömürü : Özellikle su yosunlarından oluşmuş bir çeşit taş kömürü.

Yüksek yeğinlikli kömür : Yüksek yeğinlikli ışık yayında kullanılan kömür çeşidi.

Yüksek yeğinlikli kömür yayı lambası : Yay alevinin ışık yayımına katkısı olacak biçimde özellikle yüksek akım gücüyle çalışan kömürlü yay lambası.

Beyaz kömür : Akarsulardan elde edilen elektrik gücü.

Hayvan kömürü : Kan ve kemik gibi organik maddelerden yapılıp hekimlikte kullanılan kömür.

Kalem kömürü : İyi cins mangal kömürü.

Kok kömürü : Kok.

Kömür : Karbonlu maddelerin kapalı ve havasız yerlerde için için yanmasından veya çok uzun süre derin toprak katmanları altında kalıp birtakım kimyasal değişmelere uğramasından oluşan, siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt. Siyah renkli.

Kömür kalem : Resim çizerken kullanılan, taflan çubuklarından yapılmış olan kalem, füzen.

Kömürcü : Kömür alıp satan veya odun kömürü yapan kimse. Vapurda, fabrikada, kalorifer dairesinde ocağa kömür atan işçi.

Kömürcülük : Kömürcünün yaptığı iş.

Kömürkayası : Kaya balığı cinsinden kara renkli bir balık.

Kömürleşme : Kömürleşmek işi. Bitki kalıntılarının kömüre dönüşmesine yol açan doğal olay.

Kömürleşmek : Kömür durumuna gelmek.

Kömürleştirilme : Kömürleştirilmek işi.

Kömürleştirilmek : Kömür durumuna getirilmek.

Kömürlü : Birleşiminde kömür olan. Yakıt olarak kömür kullanan.

Kömürlük : Kömür saklanan veya konulan yer.

Kömürümsü : Kömürsü.

Kömüş : Manda (I).

Maden kömürü : Taş kömürü.

Mangal kömürü : Odun kömürü.

Meşe kömürü : Meşenin yakılması ile elde edilen dayanıklı kömür.

Odun kömürü : Odunun kömürleştirilmesiyle elde edilen, kalori değeri düşük kömür, mangal kömürü.

Pırnal kömürü : Çalıdan yapılan, kaliteli, iyi kömür.

Taş kömürü : Jeolojik dönemler boyunca dönüşüme uğrayarak büyük bir kalori gücü kazanan, bitki fosillerinden oluşan doğal yakıt, maden kömürü.

Yağlı kömür : İçinde % 20-30 uçucu madde bulunan, ısı etkisiyle bu maddeler kaybolduktan sonra kok veren kömür.

Diğer dillerde Köleci üretim biçimi anlamı nedir?

İngilizce'de Köleci üretim biçimi ne demek ? : slavery mode of production