Hava gazı nedir, Hava gazı ne demek

  • Maden kömüründen çıkarılan, yakılarak ışık veya ısı sağlanan gaz
  • Önemsiz şey.
  • Boş laf.

"Hava gazı" ile ilgili cümle

  • "Her tarafa borular döşetti. Hava gazı, su, elektrik getirtti." - H. Taner

Kimya'daki anlamı:

Yanma ısısı 18MJ/m3'dür.

Kömürün damıtılmasıyla elde edilen gaz olup, yaklaşık bileşimi şöyledir. Hidrojen %43-55; Metan %25-45; Karbonmonoksit %4-11; olefinler, asetilenler ve benzen %2-5; Azot %2-12; Karbondioksit %0-3; Oksijen %0-1,

İngilizce'de Hava gazı ne demek? Hava gazı ingilizcesi nedir?:

coal gas

Hava gazı anlamı, tanımı:

Hava gazı beki : Hava gazı ile çalışan lambanın ucu.

Hava gazı fırını : Hava gazı ile çalışan fırın.

Hava gazı sayacı : Gaz sayacı.

Hava : Tarz, üslup. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Esinti. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Keyif, âlem. Gökyüzü. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Çevreyi kuşatan boşluk. Müzik parçalarında tür. Çekicilik.

 

Maden : Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak. Uyuşturucu, esrar, eroin. Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri. Metal. Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş veya parası elinden kolaylıkla alınan kimse. Maden ocağı veya maden işletmesi. Bu mineralden yapılmış. Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral.

Kömür : Karbonlu maddelerin kapalı ve havasız yerlerde için için yanmasından veya çok uzun süre derin toprak katmanları altında kalıp birtakım kimyasal değişmelere uğramasından oluşan, siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt. Siyah renkli.

Işık : Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb. Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı.

Önemsiz : Önemi olmayan, ehemmiyetsiz.

Boş laf : Gereksiz, yararsız bir biçimde konuşma.

Boş : Habersiz, hazırlıksız bir biçimde. Bir işe yaramayan, yararsız. Anlamsız. Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal. İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı. Kullanıldıktan sonra içinde bir şey bulunmayan, kirli (bardak, çanak vb.). Yapılacak işi olmayan, işsiz. Bilgisiz.

Laf : Konu, mevzu, bahis. Dedikodu. Sonuçsuz, yararı olmayan söz. Söz, lakırtı. Konuşma. "Öyle şey olamaz, bu sözün hiçbir değeri yok" anlamlarında hafifseme yollu kullanılan bir söz.

Şey : Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz. Nesne, madde.

Diğer dillerde Hava gazı anlamı nedir?

Almanca'da Hava gazı : n. Stadtgas