Coals türkçesi Coals nedir

Coals ingilizcede ne demek, Coals nerede nasıl kullanılır?

Coals to newcastle : Bir bölgeye dışardan getirilen ancak zaten o bölgede bolca bulunan şey (örneğin antartika'ya buz götürmek).

Bring coals to newcastle : Belirli bir malzemenin zaten yeterince bol miktarda bulunduğu bir bölgeye gereksiz şekilde aynı malzemeden götürmek (aantartika'ya buz götürmek gibi). Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Newcastle'a kömür getirmek.

Carry coals to newcastle : Birisini ikna etmeye çalışmak. Havanda su dövmek. Zaten bir maddenin bolca bulunduğu bir yere o maddeden götürmek (antartika'ya buz götürmek gibi). Denize su taşımak. Tereciye tere satmak. Newcastle'a kömür taşımak. Körler mahallesinde ayna satmak.

Sell coals to newcastle : Newcastle'a kömür satmak. Bir malzemeyi zaten bol olarak bulunduğu gerek duyulmayan bir yere satmak (antartika'ya buz satmak gibi).

Take coals to newcastle : Havanda su dökmek. Gereksiz yere eşya götürmek. Denize su taşımak. Körler mahallesinde ayna satmak. Tereciye tere satmak.

Coal black : Kapkara. Kömür karası. Kömür siyahı. Zift karası. Simsiyah. Çok koyu siyah.

Charcoals : (kömür vb ile) karalamak veya çizmek. Karakalem resim. Odun kömürü. Kara kalem. Ağaç kömürü. Karakalem. Mangal kömürü. Kömür.

 

Coal bin : Kömürlük. Kömür silosu. Kömür teknesi.

Coal ash content meter : Kömürün geriye saçtığı ışınımı ölçerek, kömürdeki kül düzeyini belirlemeye yarayan içerikölçer. Kül içerikölçeri.

Rake over the coals : Geçmişten söz etmek. Kimsenin hatırlamak istemediği konulardan bahsetmek. Eskiyi deşmek. Geçmişi deşmek. Eski defterleri açmak. Eskileri deşmek.

İngilizce Coals Türkçe anlamı, Coals eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pitchy : Kasvetli. Katranlı. Ziftle sıvanmış. Karanlık. Zift gibi. Ziftli.

Hard coal : Taş kömürü. Parlak kömür. Antrasit. Taşkömürü. Madenkömürü. Antrasit kömürü.

Cor : Vay be. Vay anasını. Kalp. öz yapı. hlk. yoğurt mayası. Ko. Tüm kan dolaşımını ritmik kasılmalarıyla sağlayan, konik biçimli kassel organ, yürek, kor. Vietnam'da yaşayan etnik bir grup. Üf be. Kalp.

Carbons : Kopya. Kopya kağıdı. Karbon. Karbon kömür. Karbon kağıdı. Karbon karbona benzeyen.

Neutral : Kıvıl yükü olmayan. ekşit ya da baz olmayan. Yayma özellikleri gelen ışığın dalga boyuna bağlı olmayan yayıcı. Ph'sı 7.0 olan; ne asit ne de baz olan madde. Herhangi bir konuda anlaşamayan iki karşıt düşünürler arasında hiç bir yana katılmayarak yönsüz kalma. Ilın uç. Üçlü, dörtlü elektrik kablolarındaki toprak teli. Nötr. Belirli bir niteliği olmayan. Arı durumda ya da çözeltisinde asit ya da baz özelliği göstermeyen ve ph değeri 7 olan (özdek). üzerindeki artı ya da eksi elektrik yükleri denkleşmiş olan (özdek). Artı ve eksi yükü olmayan, yansız.

 

Cindering : Dışık. Köz. Marsık. Letiye. Kül. Yanmış kömür artığı. Curuf. Cüruf.

Soft coal : Taşkömürü. Linyit kömürü. Kolayca yok olan hidrokarbonlar ve katranlı maddeler içeren ve dumansı sarı bir alevle yanan mineral kömür. Katranlı kömür. Yumuşak maden kömürü.

C : İngiliz alfabesinin üçüncü harfi. Klirens. Kulombun simgesi. Do (müzik terimi). Yüz (romen rakamı). Romen rakamları dizisinde 100 sayısı. Do nota. C programlama dili. Temizleme, temizlenme. ilaçların karaciğer ve böbreklerden atılmalarının ne derece verimli olduğunu gösteren ve birim zamanda anılan organlarda ilaçlardan temizlenen plazma hacmini ifade eden kantitatif değer. bir dakikada böbrekler tarafından herhangi bir maddeden temizlenen plazma miktarı veya kan plazmasında bulunan herhangi bir maddenin arınma değeri, arınma. böbrekte glomeruler süzme hızı ve böbreğin iş görme kapasitesi için bir ölçüdür.

Achromatic : Perdesi değişmeyen. Renksiz. Renksemez. Akromatik. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı.

Wood coal : Ağaç kömürü. Odun kömürü. Odunkömürü.

Coals synonyms : atomic number 6, vegetable matter, brown coal, sooty, anthracite, charcoaled, coal, lignite, col, carbon, ember, emberings, cinder, co, jet black, steam coal, charcoals, jet, bituminous coal, anthracite coal, pit coal, charcoal, fossil fuel.

Coals zıt anlamlı kelimeler, Coals kelime anlamı

Chromatic : Renkser. Renközü olan. renksemezin karşıtı. Renkli. Yarım seslerden oluşan ses dizisi. Yarım tonlardan oluşan (müzik terimi). Renklerle ilgili. Kromatik. Renklere ait. Renge ilişkin olayları ya da nesneleri belirleyen (özdek). içinden geçen güneş ışığını tek renkli bileşenlerine ayıran (özdek). Biyoloji, gitar, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Coals antonyms : unfueled.