İnkarserasyo intestini nedir, İnkarserasyo intestini ne demek

İnkarserasyo intestini; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

İnce bağırsakların Canalis inguinalis gibi doğal bir kanal veya karın duvarı, mezenteryum ve karın örtüsünün sonradan oluşan bir yırtığı içine girerek boğulması olayı.

İnkarserasyo intestini anlamı, tanımı

İnka : Sıvıları boşaltmaya yarayan huni

İnkar : Yaptığını, söylediğini, tanık olduğunu saklama, gizleme, yadsıma. Kabul etmeme, tanımama. yadsıma. -etmek: yadsımak.

İntestin : Bağırsak.

İnce bağırsak : Sindirim borusunun mideden kalın bağırsağa kadar olan yiyeceklerin sindirilmesi görevini yapan bölümü.

Mezenteryum : [Bakınız: bağırsak askısı]. Çeşitli karın organlarını karın duvarına asan çift tabakadan oluşmuş periton kıvrım, özellikle bağırsakları karın arka duvarına bağlayan bağırsak askısı. Bağırsak asıcı bağ. (Eş anlamlısı: mezenter)1, Omurgalı hayvanlarda bağırsak askısı. Omurgasız hayvanlarda aynı segmentde (bölüt) bulunan bir çift sölom kesesinin arasına rastlayan sölom epiteli bölgesine verilen özel bir ad.

İnguinalis : Kasığa ait, kasık bölgesiyle ilgili olan.

Sonradan : Konuşulan zamanın ardından gelen zamanda, muahharan.

Bağırsak : Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.

 

Boğulma : Boğulmak işi.

Bağır : Göğüs. Ciğer, bağırsak vb. vücut boşluklarında bulunan organların ortak adı, ahşa. Ok yayı ve dağda orta bölüm.

Kanal : Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu. Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat. Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol.

İçine : İçin edatı.

Canal : “Gönül al, kendini sevdir, sevilen biri ol” anlamında kullanılan bir isim”.

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Karın : İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. Mide. Döl yatağı. Bazı şeylerde şiş ve içi boş bölüm. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda en büyük genlikte titreşen noktalar. Ahlaki açıdan kabul edilemeyen şeyleri kabullenme. İç, gönül, akıl, kafa.

Doğal : Doğada olan, doğada bulunan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Katıksız, saf. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.

Duvar : Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.

 

İnce : Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Hafif, gücü az. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Ayrıntılı. Zayıf. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Tiz (ses), pes karşıtı.

Boğu : Deste, demet, tutam. Sofrabezi. Nişanlı kız tarafından erkeğe gönderilen hediye bohçası. Buhar, buğu.

Bağı : Büyü. Hayvanların ayağının altında, zorlamadan ileri gelen şiş, ur.

Diğer dillerde İnka taşı anlamı nedir?

İngilizce'de İnka taşı ne demek ? : inca stone