Etmeme nedir, Etmeme ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Az süt veren sağmal hayvan.
Etmeme ile ilgili Cümleler
- Biz şikayet etmemeliyiz.
- Saygıda kusur etmemek için âdeta birbirleriyle yarış ediyorlardı.
- Maliye müfettişi sizin beyin mektep arkadaşıymış. Sözünden çıkmaz, bir dediğini iki etmezmiş. O isterse arkasından söyler, kocamı kurtarır.
- Enerji stoklarımızı israf etmemeliyiz.
- Tastamam geriye dönmedik ama dönsek de para etmez.
- Ali bana Mary'ye yardım edip etmemesi gerektiğini sordu.
- Karda yürüyüp izini belli etmemek, cümlesiyle tarif edilen bu sinsilik, hedefine asla varamayan adi bir hiledir.
- Hiç pazarlığa sorguya kalkışmadan, hiç ileri geri etmeden dayağa başladılar, vurduklarını da attan aşağı yıktılar.
- Bu adamın bir dediğini iki etmediği genç bir sevgilisi varmış.
- Hürmette kusur ettin mi işte o zaman kendini yok bil.
- Bizi dava etmemeleri gerekirdi.
- Sağ gözünden, güneş vurdukça sağa sola yansıyan tek gözlüğünü eksik etmezdi.
- Nasihat, tehdit hiçbiri kâr etmedi.
- Cüzdanımı kontrol etmeme izin ver.
- Topunuzu satsam bir papel etmezsiniz. Hele bunu şehirde yapaydınız dumanınızı savururlardı, dedi.
- Kendi alanına dokunmayan bir şeye aldırış etmez.
- Güzelliğin on para etmez / Bu bendeki aşk olmasa
- Şikayet etmemelisin.
- El âlem huzurunda fütur etmeden akıllarına estiği zaman gelir, iki tek atarlar.
- Hekimler epeyce çalıştılar, ilaç verdiler, kan aldılar ise de fayda etmedi.
- Bana yardım edip etmemen umurumda değil.
- Ali Mary'nin istifa etmemesini söyledi.
- Ben kimseye eyvallah etmeyeceğim, dedi. Bir gece amcasının konağından kaçtı.
- Bu kadar küçük bir şey hakkında endişe etmemelisin.
- İnsanlar bizim bahçeye çağırdığımız arkadaşlarımıza bile ses çıkarmıyorlardı.
- Ben doğrusu beğeniyorum, dedi, kadın yağ satıyor, yumurta satıyor, ekini belli etmiyor ya!
- Size yardım etmeme yardım edin.
Etmeme ile ilgili Atasözü veya Deyim
ağzından söz (veya laf veya lakırtı) eksik etmemek : o sözü sürekli söylemek.
aldırış etmemek : ilgi göstermemek, ilgilenmemek, ilgisiz kalmak önem vermemek, aldırmamak, umursamamak.
bir papel (veya pul) etmemek : değeri olmamak.
bir sözünü (veya dediğini) iki etmemek : birinin her istediğini hemen yerine getirmek.
(bir şeyi) içi kabul etmemek : bir şeyden midesi bulanmak Mecaz anlamı benimsememek, kabullenememek.
(birinin) bir dediğini iki etmemek : her istediğini hemen yapmak.
ekini belli etmemek : eksik, bozuk, yanlış, kusurlu bir işi sağlam, doğru ve doğal imiş gibi gösterme becerisini kanıtlamak.
eksik etmemek : her zaman bulundurmak.
eyvallah etmemek : birinden yardım istememek, gönül borcu olmamak, boyun eğmemek.
fayda etmemek : etkisi olmamak, işe yaramamak, yararlı olmamak.
fütur etmemek : umursamamak, önemsememek.
hürmette kusur etmemek : karşısındaki kişiyi iyi ağırlamak, isteklerini yerine getirmek, saygısızlık etmemek.
ileri geri etmemek : uzun boylu tartışmamak, sorgu sual etmemek.
kar etmemek : yararı olmamak, etki yapmamak.
karda yürüyüp (veya gezip) izini belli etmemek : kimsenin sezemeyeceği biçimde gizli iş çevirmek.
kusur etmemek : hoş karşılanmayacak bir davranışta bulunmamak.
midesi almamak (veya kaldırmamak veya kabul etmemek veya götürmemek) : hastalık, tiksinme ve benzerleri sebeplerle bir şeyi yiyememek Mecaz anlamı çirkin bir şey karşısında huzursuz olmak, rahatı kaçmak.
minnet etmemek : boyun eğmemek.
müdana etmemek : kendini borçlu hissedecek duruma düşürmemek, kendi ayakları üstünde durmak, kimseye açıklama yapma gereği hissetmemek yaranmaya, iyi görünmeye çalışmamak.
nispet kabul etmemek : eşit tutmamak, oranlamamak.
on para etmemek : hiçbir değeri olmamak.
ömrü vefa etmemek : bir sonuca ulaşmadan ölmek.
para etmemek : değeri pahasına satılamamak etkisi olmamak, işe yaramamak.
ses çıkarmamak (veya etmemek) : bir şeyi hoş görerek karşı çıkmamak, itiraz etmemek.
Etmeme anlamı, tanımı
Endur etmemek : Tenezzül etmemek.
Kabul etmeme : Bir ödeğin ilgisilince kabul edilmemesi.
Kabul etmeme uyarısı : İlgilisince kabul edilmeyen bir ödek için bu olayı belgelendirmek amacıyla noter eliyle yapılan uyarı.
Ödemeyi kabul etmeme : Bir paranın ödenmesi gerekli iken karşıtının buna yanaşmaması.
Yureği etmemek : Dayanamamak, tahammül edememek.
Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
Sağmal : Süt veren, sağılan, sağımlı. Sömürülen, kendisinden çıkar sağlanılan (kimse, ülke vb.). Bol süt veren inek.
Sağma : Sağmak işi.
Veren : Yokuş. Çürük, yıkılmış, çökmüş yapı ve benzerleri için.
Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].
Vere : Bir kalenin veya tahkim edilmiş bir yerin teslimi.
Süt : Kadınların ve memeli dişi hayvanların yavrularını beslemek için memelerinden gelen, besin değeri yüksek beyaz sıvı. Bazı bitkilerin türlü organlarında bulunan beyaz renkte öz su. Erkek balığın tohumu. Süte benzeyen her türlü sıvı. Benzin, mazot. Erkek balığın, dişinin bavyarı üstüne akıttığı ak sıvı. İnsanın mayası, aslı. Tam, katıksız (renkler için): Sütbeyaz. Taze, sütlü. Başağın sertleşmemiş durumu. Memeli hayvanlarda yeni doğan yavrunun beslenmesi için süt bezlerinden salgılanan besin maddesi. Bazı bitkilerin süt renginde ve kıvamında özel sıvısı.
Az : Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak. Azot elementinin simgesi.
Diğer dillerde Etlik piliç besisi anlamı nedir?
İngilizce'de Etlik piliç besisi ne demek ? : broiler fattening


Bu kısımda Etmeme nedir? Etmeme ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Etmeme tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Etmeme hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.