Oldu nedir, Oldu ne demek

Oldu anlamı, tanımı:

Oldu bilmek : Sorunu çözülmüş bilmek.

Oldu olacak : Hiç olmazsa.

Oldu olacak kırıldı nacak : "her şey olup bitti, iş işten geçti" anlamında kullanılan bir söz.

Oldu olanlar : "hoş olmayan, kötü birtakım olaylar oldu" anlamında kullanılan bir söz.

Oldubitti : Başkasına karışma fırsatı vermeden bir işi aceleye ve kargaşalığa getirip sonuca bağlama, olupbitti, emrivaki.

Oldubittiye getirmek : Geri dönülmesi güç veya olanaksız bir durum yaratmak, emrivaki yapmak.

Olduğu kadar : Beklenilenin altında. kabul edilebilir düzeyde.

Oldukça : Olabildiğince.

Oldum bittim : Oldum olası.

Oldum olası : Eskiden beri, kendimi bildiğimden beri, oldum bittim, oldum olasıya.

Oldum olasıya : Oldum olası.

Oldurgan : Geçişli değilken bir ek katılarak geçişli duruma getirilen (fiil).

Oldurma : Oldurmak işi veya durumu.

Oldurmak : Olgunlaştırmak. Olmasını sağlamak.

Abdal ata binince bey oldum sanır şalgam aşa girince yağ oldum sanır : "görmemiş kimse rastlantı sonucunda layık olmadığı bir duruma kavuştuğunda, bu durum kendisinin gerçekten hakkıymış gibi aptalca böbürlenir" anlamında kullanılan bir söz.

Altın adı pul oldu kız adı dul oldu : "uygunsuz davranışları yüzünden temiz tanınan kişiliği lekelendi" anlamında kullanılan bir söz.

 

Arkadaşını söyle kim olduğunu söyleyeyim : "kişi kendisine uygun kimselerle arkadaşlık kuracağı için arkadaşını tanıdığımızda o kişinin de kimliğini öğrenmiş oluruz" anlamında kullanılan bir söz.

Ben hancı sen yolcu oldukça : "düzen bu biçimde devam ettiği sürece" anlamında kullanılan bir söz.

Bir iştir oldu : İstenmeyen, kötü bir durum karşısında söylenen bir söz.

Dünyanın kaç bucak olduğunu göstermek : Dünyada ne gibi güçlükler olduğunu bildirmek (veya anlamak), insanın başına neler gelebileceğini öğretmek veya öğrenmek.

Eski çamlar bardak oldu : "devir değişti, eski tutumların değeri kalmadı" anlamında kullanılan bir söz.

İsabet oldu : "yerinde, tam isteğe uygun" anlamında kullanılan bir söz.

Ne mal olduğunu bilmek : Birinin nasıl bir nitelikte, yetenekte ve yaradılışta olduğunu bilmek, kestirmek.

Ne olduğunu bilememek : Şaşırmak, aklı başından gitmek.

Ne oldum delisi olmak : Ummadığı bir duruma beklemediği bir anda ulaşan kimse çok şımarmak.

Olan oldu : "iş işten geçti, artık yapacak bir şey kalmadı" anlamında kullanılan bir söz.

Teptim keçe oldu sivrilttim külah oldu : Bir şeyi işine geldiği gibi gösterenler veya yorumlayanlar için söylenen bir söz.

Evet : Olumlu cümlelerde anlamı pekiştiren bir söz. "Öyledir" anlamında kullanılan bir doğrulama veya onaylama sözü, olur, oldu, peki, tamam, ya, beli, ha, he. Sözü açan veya bağlayan bir söz.

Başüstüne : Bir isteğin, buyruğun hemen yerine getirileceğini bildiren söz, oldu.

Oldu bilmek : sorunu çözülmüş bilmek.

Oldu olacak, kırıldı nacak : “her şey olup bitti, iş işten geçti” anlamında kullanılan bir söz.

 

Oldu olaldan : Öteden beri, ilkinden beri.

Olduğunca : Bâki kaldıkça, durdukça.

Olduğundan gerü : Olduktan sonra.

Oldukça kesin yakınsaklık : (olasılık kuramı) (…)

Olduktan sonra deney : Tasarım kalıbıyla kesit deneylemesi gibi olan, ancak bu tasarımdan deney ve denetim kümelerinin deneysel değişkenin işe karışmasından sonra eşitlenmesi bakımından ayrılan, sonuçtan nedene doğru deney düzeni, bkz, kesit deney düzeni.

Oldumak : Öldürmek, bk. oldurmak

Oldurtma : Oldurtmak işi.

Oldurtmak : Oldurma işini yaptırmak. İlgili cümle: "“Onun o gözü pekliği, onurla ölümü göze alışıdır ki Atatürk'e olmazları oldurtmak gücünü vermiştir.”" H. Taner.

Oldu ile ilgili Cümleler

  • Olduğu kadar, olmadığı kader.
  • Olduğu gibi, kolay İngilizce ile yazılırsa, kitap yeni başlayanlar için uygundur.
  • Burak Tuğba'ya gelecek için planlarının ne olduğunu sordu.
  • Satürn üzerindeki beyaz lekelerin, güçlü fırtınalar olduklarına inanılır.
  • Ali kendisinin evrenin merkezi olduğunu düşünür.
  • Anne babam nerede olduğumu bilmiyorlar.
  • Olduğu kadar yapamayız elimizden geleni de yapamayız.
  • Olduğu gibi daha iyi.
  • Kalp krizi geçirmenin her zaman doğanın senin öldüğünü anlatma şekli olduğunu düşündüm.
  • Europa ve Enceladus'un, yüzeylerinin altında sıvı sudan oluşan bir okyanusa sahip oldukları düşünülmektedir.
  • Olduğu yerde kalması için ısrar etti.
  • Olduğu yerde saymak.
  • Gerçekten ne olduğunu Tom'a söyle.
  • Oldu.

Diğer dillerde Oldu anlamı nedir?

İngilizce'de Oldu ne demek? : interj. o.k., O.K., okay, agreed, done, deal

v. be, happen, become, exist, occur, take place, have, mature, befall, come about, come off, come over, eventuate, fare, get, go, go on, hap, hatch, hit, turn

v. die, pass away, depart, cash in, choke, conk, croak, cut up, decease, end, exit, expire, give up the ghost, go, go hence, pass in, pass out, peg out, perish, pip, pip out, pop off, return to dust, snuff it, cross the styx, succumb, go west

Fransızca'da Oldu : c'est est fait; o.k.

Almanca'da Oldu : okey, fertig