Evet nedir, Evet ne demek

  • "Öyledir" anlamında kullanılan bir doğrulama veya onaylama sözü, olur, oldu, peki, tamam, ya, beli, ha, he
  • Sözü açan veya bağlayan bir söz.
  • Olumlu cümlelerde anlamı pekiştiren bir söz.

"Evet" ile ilgili cümleler

  • "Evet, işverenlik görevini hiç de başarıyla yerine getiremiyordum. İlk tekdiri almıştım." - A. Ağaoğlu
  • "Evet, bu bahsin en canlı noktası buradadır." - Y. K. Beyatlı

Yerel Türkçe anlamı:

Acele, çabuk

Diğer sözlük anlamları:

Ancak, Fakat, lâkin, amma.

Bilimsel terim anlamı:

Karşılaşmaya hazır olan yarışmacıların, dürtüş ya da vuruşu gören yan yargıcının yönelttiği soruya verdikleri olumlu yanıt.

İngilizce'de Evet ne demek? Evet ingilizcesi nedir?:

"yes", "ready"

Evet anlamı, tanımı:

Evet efendimci : Kendine özgü bir düşüncesi olmadığından veya hoş görünmek için karşısındakinin her sözüne "evet efendim" diyen kimse.

Evetleme : Evetlemek işi.

Evetlemek : Evet demek, onaylamak.

Doğrulama : Doğrulamak işi, teyit, tasdik, konfirmasyon. Bir varsayımın doğruluğunu denetlemek için deney ve mantıksal tanıtlama yoluyla yapılmış olan işlemlerin bütünü.

Onaylama : Onaylamak işi, tasdik, tasdikleme, konfirmasyon, sertifikasyon.

Tamam : Tamamlanmış, bitmiş. Evet. Bütün, tüm. Yanlış ve yalan olmayan, doğru. Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz. Eksiksiz.

 

Olumlu : Yapıcı. Onaylayan, kabul eden, lehte olan. Olgulara, deneylere dayalı olarak bazı nitelikleri belli olan, müspet, pozitif. Olumsuzluk anlatmayan (kelime, cümle). Davranışları beğenilen, yapıcı düşünceleri olan, yararlı. Gözetilen amaca veya beklenilene uygun, yararlı, müspet, pozitif.

Cümle : Herkes. Bütün, hep. Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce. Dizge, sistem.

Açan : Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.

Evet efendim söyleşmesi : Hacivat ile Karagöz arasında söz cambazlığına dayanan atışmalı söyleşme. Hacivat bu atışmada Karagöz'e «evet efendim» dedirterek ona kibarlık öğretmek ister.

Evet efendimcilik : Evet efendimci olma durumu.

Evetçe : Dış ülkelerden mal getirme ya da dış ülkelere mal çıkarma için tecimle uğraşan genel ve tüzel kişilere devletçe verilen belge. Herhangi bir işlem nedeniyle verilen izin belgesi.

Eveti : Acele, çabuk Acele < ET evmek: ivedi; acele

Eveti etmek : Acele etmek, acele ettirmek.

Evetici : Aceleci

Evetilemek : Acele etmek, acele ettirmek.

Evetiye : Acele, çabuk

Evetlenmek : Acele etmek, acele ettirmek.

Evetleyici : (Mantıkta) Olurlayan, evetleyen (yargı).

Evet ile ilgili Cümleler

  • Evet, acıyor.
  • O adamı öldürdün mü? Evet mi yoksa hayır mı?
  • "Ah. Hayatta mısın?" "Evet. Herkes nerede?" "Bilmiyorum."
  • Evet, ama o az önce gitti.
  • Evet!
  • Evet, acelem var.
  • Evet, anlıyorum!
  • Evet ama kimseye söyleme olur mu?
  • Benden hiç para aldın mı, evet mi yoksa hayır mı?
  • Evet.
  • Ah, evet! Yarın yapılacak bir şeyim olacak.
  • "Bugün Salı, değil mi?" "Evet." "Neden bu kadar kalabalık?"
  • "O harika kokuyor değil mi?" - "Evet!"
  • "Tekrar geleceğim" "Evet, sabırsızlıkla bekliyorum''
 

Diğer dillerde Evet anlamı nedir?

İngilizce'de Evet ne demek? : adv. yes, yep

interj. yes, yea, yeah, yep, yup, aye, ay

Fransızca'da Evet : oui, si

Almanca'da Evet : n. Ja

Rusça'da Evet : PART. да